Bursagaz işçilerinin eylemi devam ediyor: 'İşçinin iradesini tanıyın'
Bursagaz işçileri patronun sendikal hakları tanımaması ve işten atmalara karşı Bursagaz binası önündeki eylemlerine dördüncü gününde devam etti. İşçiler talepleri karşılanana kadar bekleyişlerini sürdüreceklerini belirtti.
Fotoğraf: Evrensel
İhsan Çelepkolu
Uğur Ökdemir
[email protected]
Bursa - Kazancı Holding bünyesindeki Aksa Doğal Gaz Dağıtım A.Ş.’ye bağlı Bursagaz’da DİSK/Enerji-Sen bünyesinde örgütlenerek toplu iş sözleşmesi (TİS) yapma yetkisi kazanan enerji işçileri, patronun sendikal hakları tanımaması ve işten atmalara karşı Bursagaz binası önündeki eylemlerine dördüncü gününde devam etti.
İşçilerin şirket önünde yaptığı eyleme destek ziyaretleri de artarak devam ediyor. TMMOB Bursa, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Emek Partisi üyeleri destek ziyaretinde bulundu.
TMMOB’nin tarafının belli olduğunu vurgulayan Makina Mühendisleri Odası Bursa Şube başkanı Murat Korkut, “TMMOB kurulduğu günden bu yana emekten, demokrasiden özgürlükten, bağımsızlıktan ve kamu yararından yanadır. Dolayısıyla biz tarlalarda, bahçelerde, şehirlerde, fabrikalarda, inşaatlarda birlikte çalıştığımız, birlikte ürettiğimiz, çalışma hayatına birlikte devam ettiğimiz arkadaşlarımızın haklarını, mücadelelerini TMMOB'un ve bağlı odalarının üyelerinden ayrı tutmuyoruz. Biz mühendisler, mimarlar, şehir plancıları bu emek ve demokrasi mücadelesinde çalışanların her zaman yanındayız” dedi.
“Bugün 25'e 2'den attılar dün kod 29'dan atıyorlardı” diyen Fikret Gizir, “Bunların hepsi bahane. Çünkü sendikal örgütlenmenin önüne geçmek için atıyorlar işçileri. İşçi sendikalaşmasın, işçi örgütlenmesin, işçi hakkını aramasın, işçi yoksulluğa mahkum olsun istiyorlar. Onlar nasıl ki bu örgütlenmenin önüne geçmeye çalışıyorlarsa biz de bu örgütlenmelerin yanında olacağız” dedi.
“İçeride ikna odaları kurdular”
Kendilerine “Tes İş’in imzaladığı sözleşmeyi evet diyecekseniz, gelin buyrun oturalım görüşelim” dediklerini aktaran DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin, “İşçilerin özgür bir toplu sözleşme iradesini hayata geçirmek için, onlarla beraber, onların talepleriyle bir sözleşme düzenini hayata geçireceğiz diye söz verdik. Biz burada yetkiyi almayalım diye en başından beridir öylesi düzenekler kurdular ki iki yüz küsur tane işçi çalışırken çalışan işçi sayısını dört yüze ulaştırdılar. İşçi arkadaşlarımız içeride çalıştılar, örgütlendiler ve bu sayıları tamamladılar. Bakanlıktan da yetkimiz geldiği esnada döndüler. Sarı Sendika Tes-İş, Aksa Holding beraber yetkimize itiraz eden bir tabloyu ortaya koydular. İşçi arkadaşlarımıza içeride ikna odaları kurdular. Sendikadan istifa edeceksiniz, tesis sendikasına geçeceksiniz diye. 15'e yakın arkadaşımızı işten attılar. Biz eylemliklerimizi yürütürken, konfederasyonumuzun eski genel başkanı arandı Kazancı Holding tarafından ‘sendikayla görüşmek istiyoruz’ diye tam bu esnada hukuksuz bir şekilde işten atılmaya başlandı arkadaşlarımız. Bu hukuksuzluktan bir an önce vazgeçin. İşten atılan arkadaşlarımızı derhal işbaşı yaptırılsın itirazlar geri çekin. İşçinin iradesine, sendika seçme hakkına saygı duyun ve toplu sözleşme görüşmelerine başlayın” çağrısında bulundu.
“Twitter'dan paylaşım yaptığım için çıkarıldım”
2023'te Bursagaz’da işe başlayan ve işten atılan Metin Şen, “Sendika geldikten sonra, mobbing ve baskı arttı. Bizlere de bazı vaatler de tutulmadı. Çalışma koşullarımızın iyi olacağını söylediler iyi diye bahsettikleri şeyler aslında daha da kötü gitmeye başladı. Sürekli işten çıkarmalarla alakalı tehditvari konuşmalar ya da bazı yaptırımlar yapılmaya başlandı. Benim de işten çıkarılmamın sebebi ‘tıpkı madenciler gibi bizlerde mağduriyet yaşıyoruz’ diye Twitter'dan paylaşım yaptığım için bu sebepten dolayı 25'e 2’den işten çıkarıldım. 22 Nisan'da yapmış olduğumuz ilk eylemde burada ben izinli olmama rağmen izinli değilmişim gibi muamele görerek hakkımda tutanak tutulmaya kadar gidildi. Bu mobbing değil de nedir? 4 ay boyunca zam alamadık. Kişisel bazda herkese ayrı ayrı zam yaptılar. Bunu neye göre yaptınız? Neden yaptınız? İşten çıkarılmama rağmen sosyal medya hesabımda profilimi takip ettiler. Linked'den de aynı şekilde Alper Konyalı benim profilimi görüntüledi. Her alanda bir baskı var, her alanda bizleri rahatsız ediyorlar. İşten çıkarıldık yine rahatsız ediyorlar. Haklarımızın sadece verilmesini talep ediyoruz. Hiç kimseyle bireysel anlamda şahsi olarak bir meselemiz yok. Kimseye hakaret ettiğimiz yok. Sadece mağdur olduğumuzu dile getirdik. Bizim tek kavgamız ekmek kavgası. Haklarımızı versinler, işe iademizi tekrar geri sağlasınlar. İnsan gibi, herkes gibi bizler de yaşamak istiyoruz” dedi.
“Tes- İş bize siz yüksek alıyorsunuz bir şey yapamayız dedi”
2006 yılından beri çalışan ve işten çıkarılan Nihat Şimşek, “Gecemizi günümüzü 24 saat, 32 saat arabaların başlarında yatarak Bursa'nın altyapısının tümünü biz karşıladık. Bu süreçte şirketlerimizin patronları değişti ama biz çalışanlar değişmedik. Bu şirketin gerçek sahibi işçi kardeşlerimizdir, hepimizdir. Bursa'nın yaşam standartlarının altında asla maaş almadık. Bugün burada otomobil sektöründe çalışan arkadaşlarımızın altına hiçbir zaman düşmedik. Ama bugün baktığımda benim maaşım elli bin liraya düşmüş. Yaklaşık maaşımda yüzde elli bir kaybım var. Bu şirket geldiğinde hiçbir şekilde bizi insan yerine koymadı. İlk başta Tes-İş sendikasına gittik ‘bizim hakkımızı arayacak mısınız’ diye ama sendika başkanı bize ‘Siz bu holdingde çalışan diğer işçilerden fazla alıyorsunuz, ben sana bir şey veremem’ oldu. Çünkü bu şirkette benim sınıfımdaki diğer işçiler daha az ücret alıyor sen daha fazla alıyorsun bu sefer başka sorunlar olur dediler. Böyle cevap alınca o sendikaya gitmenin bir anlamı olmadığına karar verdik arkadaşlarla ve Enerji Sen’de örgütlendik “ dedi.
“Tes-İş Sendikası işveren gibi davranıyor”
Enerji Sen ile birlikte yetkiyi aldıklarını ama itiraz edildiğini ifade eden Şimşek, “Normalde sendikacılık nedir? İşçinin hakkını savunan bir örgütlenmedir. Ama bugüne baktığımızda Tes-İş Sendikası buradaki işçi arkadaşlarının yanında olması gerekirken bizim karşımıza geçerek işveren gibi davranıp bizim aleyhimize mahkemeye verdi. Amacınız işçinin hakkını aramaksa itirazınızı geri çekmeniz gerekiyor. Halen hiçbir gerekçe sunmadan işten çıkarmalara devam ediyorlar. Beni de basın açıklamasına katıldığım için tazminatsız işten çıkardılar. Bir önce sendikamız tanınsın bize yetkiyi bakanlık vermiş. Bunu biz elimizde masanın üstünde kendimiz doldurmadık bakanlığın verdi, devletin verdiği bir yetki. İşten atılan arkadaşlarla birlikte işimize geri dönmek istiyoruz ve sendikamızın tanınmasını özgürce toplu sözleşme yapmak istiyoruz” dedi.
Evrensel'i Takip Et