Kadınlar Söke’den seslendi: 'Nafaka bir lütuf değildir'
Söke Kadın Dayanışma Derneğinin çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, yoksulluk nafakasına getirilmek istenen kısıtlamaları, 12. Yargı Paketi’ni, ırkçılığı ve cinsiyetçiliği protesto etti.
Kadınlar, Söke Kadın Dayanışma Derneğinin çağrısıyla Hükümet Meydanı’nda bir araya geldi. Açıklamayı Söke Kadın Dayanışma Derneği Basın Sözcüsü Huri Abrinç ve Dernek Yöneticisi Şeyda Öztaş okudu.
Açıklamada, kadınların yüzyıllardır süren eşitlik mücadelesinin en somut kazanımı olan Medeni Kanun’un, evlenme, boşanma, miras, velayet ve nafaka gibi temel hakları güvence altına aldığı belirtildi. Ancak kabulünden yüz yıl sonra bugün, kadınların kazanılmış haklarının her yargı paketinde yeniden tartışmaya açıldığı ve geriye götürülmek istendiği vurgulandı.
TBMM gündemine alınması beklenen 12. Yargı Paketi kapsamında yoksulluk nafakasına yönelik kapsamlı ve kısıtlayıcı değişiklikler hazırlandığına dikkat çekilen açıklamada, “Kadınların nafaka hakkının ortadan kaldırılması ya da işlevsiz hale getirilmesi, aile arabuluculuğunun getirilmesi ve boşanma süreçlerinde kadınların güvencelerini zayıflatacak düzenlemeler, doğrudan Medeni Yasa’yı hedef alacaktır. EŞİK Platformu’nun Yoksulluk Nafakası Araştırma Raporu’na göre; Türkiye’de nafaka alan kadınların önemli bir bölümü, zaten çok düşük miktarlardaki nafakaları dahi tahsil edememektedir. Yoksulluk nafakası, yaratılmaya çalışılan algının aksine kadınlara refah sağlayan değil, çoğu zaman açlık sınırının çok altında kalan sembolik bir ekonomik destektir” denildi.
Anayasa Mahkemesi’nin nafakanın “süresiz” olabileceğine dair ibareyi iptal etmesi eleştirilerek, bu kararın hangi verilere dayandırıldığı soruldu. “Yaklaşık on yıl önce aynı hükmü Anayasa’ya aykırı bulmayan yüksek mahkeme, bugün neden aykırı bulmuştur?” denilen açıklamada, süreçte toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmadığı, kadın yoksulluğunun son ermediği belirtildi.
“Nafaka bir haktır”
Açıklamada toplumsal cinsiyet eşitsizliği derinleşirken, kreşlerin yaygınlaştırılmadığını ve eşit işe eşit ücret sağlanmadığı ifade edilerek şunlar söylendi: “Nafaka bir lütuf değil; evlilik süresince karşılıksız bırakılan bakım emeğinin, çalışma yaşamındaki yapısal eşitsizliklerin ve boşanmanın kadınlar üzerinde yarattığı ekonomik sonuçların kısmen telafi edilmesini sağlayan bir haktır. Kadınların ekonomik güvencesini zayıflatacak hiçbir düzenleme toplumsal adalet üretmez.”
Son dönemde artan ırkçı ve kadın düşmanı söylemlere de tepki gösteren kadınlar, Kürt kadınlarını aşağılayan ifadelerin yalnızca bireysel durumlar olmadığını, tarihsel ayrımcılığın bir yansıması olduğunu söyledi. “İnsan onuru pazarlık konusu değildir” diyen kadınlar, Medeni Kanun’un siyasal iktidarların ideolojik müdahale alanı olmadığını vurguladı.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et