HABAŞ limanında yaşanan iş cinayeti davasında yine ertelendi: 'Bilinçli taksirden hüküm istiyoruz'
HABAŞ Limanı'nda 2020 yılında yaşamını yitiren işçi Raif Çatan'ın davası bilirkişi raporunun beklenmesi gerekçesiyle bir kez daha ertelendi. Aile ve avukatları, sorumlular hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını talep etti.
Fotoğraf: Metal İşçileri Birliği'nin Facebook paylaşımından alınmıştır
Emre Gökmen
[email protected]
İzmir — Aliağa'da bulunan HABAŞ'a ait limanda, 6 Kasım 2020’de dalgalı denizde gece vaktinde gemiye yükleme yapılırken denize düşerek hayatını kaybeden işçi Raif Çatan’ın davası sürüyor. Raif Çatan’ın yakınları verilen Aliağa 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen cezanın yetersiz olduğu ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek, sanık avukatları ise beraat talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuşlardı.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından duruşmalı olarak yeniden görülmeye başlanan davada, bilirkişi raporu henüz hazır olmadığı gerekçesiyle bir sonraki duruşma 23 Ekim 2026 tarihine ertelendi. 6 yıla yakın bir süredir devam eden davanın hala sonuçlanmamasına tepki gösteren Raif Çatan'ın ağabeyi Aziz Çatan ve avukatı Süphan Erkan adalet taleplerini yineledi.
“Can yeleği verilmeden çalıştırıldı”
Duruşmanın ardından açıklama yapan ağabey Aziz Çatan “2020'den bu yana kardeşimin iş cinayetinde hayatını kaybetmesine sebep olanların, sorumluların yargılanması için mahkemelerin peşinde koşuyoruz. Resmen faili meçhul cinayet gibi ölümün sebebi ve sorumluları görünmez kılınmaya çalışılıyor” dedi.
Kardeşi Raif’in gecenin bir yarısı karanlıkta ve dalgalı denize rağmen çalışmaya devam ettirildiğini vurgulayan Çatan “Gerekli önlemi almayanlar, deniz üstünde dalgalıyken çalışmasına rağmen can yeleğini bulundurmayanlar kardeşimin ölümünden bilinçli bir şekilde sorumludur. Ama bu sorumlular ısrarla Raif'in üzerine sorumluluk atmaya, orada bulunmasını ve düşüşünü kendi hatası gibi göstermeye çaba gösteriyorlar” diyerek tepki gösterdi.
İş cinayetinde eşini, babasını, annesini, çocuğunu kaybeden ailelerin adalet için yıllardır beklediğini ifade eden Çatan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ceza alması gerekenler basit cezaları belki alıyor ya da yıllar sonra cezasız kalıyorlar. İş cinayetlerinde yakınlarını kaybeden aileler işte en çokta bu sebeplerle yıllarca uğraşıp sonuç alamama kaygısıyla bazen dava açmaya bile cesaret edemiyor. İşçileri bu şekilde öldüren ve arkasında kalanlara bir darbe daha vuran bu sistem böyle devam etmemeli. Bizim talebimiz ve olması gereken bellidir. İş cinayetine sebep olan sorumluların tamamına, bilinçli taksir hükmünün uygulandığı cezalar verilmesini, adaletin yerini bulmasını talep ediyoruz."
“İşçilerin yaşamı mı yoksa patronların çıkarları mı değerli?”
Aliağa'da gemi söküm tesisleri başta olmak üzere sanayi havzalarındaki iş cinayetlerini son zamanlarda sıkça dile getiren Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ise iş cinayetlerini yaratan düzene ve ailenin taleplerinin mahkeme tarafından dikkate alınmamasına dikkat çekti.
Bayhan, "Bu davada yalnızca bir işçinin nasıl hayatını kaybettiği yargılanmıyor; işçilerin yaşamının mı yoksa patronların çıkarlarının mı daha değerli görüldüğü de yargılanıyor. Raif Çatan davasında yaşananlar ne yazık ki Türkiye'de iş cinayetleri davalarının nasıl ele alındığının tipik bir örneğidir. Bir işçi göz göre göre alınmayan önlemler nedeniyle yaşamını yitiriyor, aile yıllarca adalet arıyor, ancak sorumluların gerçek anlamda hesap vermesi sürekli erteleniyor. Diğer iş cinayetleri gibi denetimsizliğin, maliyeti düşürmek adına güvenlik önlemlerinin ihmal edilmesinin ve işçinin yaşamından daha değerli görülen kâr anlayışının sonucudur. Eğer gece vakti, olumsuz hava koşullarında, gerekli ekipmanlar ve güvenlik tedbirleri olmadan çalışma sürdürülüyorsa burada basit bir ihmalden değil, sonuçları öngörülebilir bir tehlikenin bilinmesine rağmen üretimin devam ettirilmesinden söz ediyoruz. Ancak cezasızlık ya da yetersiz cezalar yeni ihmalleri teşvik eden bir zemine dönüşüyor. İş cinayetlerini sıradanlaştıran, sorumluları koruyan ve aileleri yıllarca adliye koridorlarında bekleten düzene karşı gerçek bir hesaplaşma sürdürmemiz gerekir. İşçilerin yaşam hakkını koruyan, sömürücülerin değil işçilerin hayatını esas alan bir yaklaşımın hakim olması için bu davanın yakından takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Evrensel'i Takip Et