10.06.2026 23:53

Geleceğin peşinde, emeğin izinde; savaşsız ve sömürüsüz bir dünya hedefiyle buluşmak ne demek?

Memleketin ve dünyanın gevşeyen çivilerini yerlerinden çıkarmak ve yeni bir dünyayı inşa etmek, hepimiz için uzun ve zorlu bir ameliyat olacak. Ancak dünyanın hastalığının reçetesi Gençlik Yaz Kampı'nın sloganında saklı.

Geleceğin peşinde, emeğin izinde; savaşsız ve sömürüsüz bir dünya hedefiyle buluşmak ne demek?

Poyraz ERDEM

Boğaziçi Üniversitesi

 

Bir doktor bir hastalığı nasıl teşhis eder? Doğrudan hastalığı görmez, bedendeki belirtileri okur. Ateş, ağrı, kızarıklık, nabız, solunum ritmi… Bedenin içinde olup biten şeylerin dışa vurumudur bunlar. Semptomlar tek başına hastalığın kendisi değildir ama şifa bulmak için hastalığı anlamanın yoludur. Uygun reçete belirtilerde gizlidir. Bir kere belirtileri anladıktan sonra, eğer elde onu tedavi etmek için yeterli ve gerekli araç gereç, uygun yöntem ve tüm bunları kullanmanın bilgisi varsa hastalık artık reçetenin güdümündedir. Birkaç kelimeden veya cümleden ilaç, takviye, tedavi yöntemi isminden oluşan bir reçete, hastalığı çözmenin şifresidir.

Bu kamp nasıl ortaya çıktı?

Bu yıl Türkiye gençliği 23. defa Gençlik Yaz Kampı’nda; felsefenin ve bilimin çağlar önce doğduğu yerde, Akdeniz kıyılarında “Geleceğin peşinde, emeğin izinde; savaşsız ve sömürüsüz bir dünya hedefiyle” bir araya gelecek. 90’lı yıllar boyunca Bergamalı köylülerin toprakları üzerine kurulacak altın madenine karşı yükselttiği direnişi büyütmek ve onlarla dayanışmak için memleketin ve dünyanın dört bir yanından gençlerin emeği ve çabasıyla ilki gerçekleştirilmiş Gençlik Yaz Kampı; bu sene yine dünyanın gidişatı üzerine kafa yormak, çözümün ne olduğu üzerine tartışmak ve örgütlülüğümüzü kuvvetlendirmek için 21-28 Temmuz tarihlerinde yapılacak. Memleketin ve dünyanın gevşeyen çivilerini yerlerinden çıkarmak ve yeni bir dünyayı inşa etmek, hepimiz için uzun ve zorlu bir ameliyat olacak. Ancak dünyanın hastalığının reçetesi Gençlik Yaz Kampı’nın sloganında saklı. Bu yazı bir tıp dersi niteliğinde olacak. İçinden geçtiğimiz bu hastalık çağını ameliyat masasına yatıracak; dünyanın gidişatını bizden yana çevirecek reçetenin, yani 23. Gençlik Yaz Kampı sloganının içeriğini tartışacağız.

Hangi koşullarda kampa gidiyoruz?

İlk muayenemizi Türkiye’de ve dünyada yaşanan semptomları görmek üzerine yapabiliriz. Türkiye gençliği olarak geleceğin belirsizliği ve güvencesizliği gündelik hayatımızın birincil kaygıları. Bugüne kadar üniversiteler; atanan kayyum rektör yönetimlerince saray rejiminin güdümünde gerçekleştirilen akademik niteliğin ve bilimselliğin azaldığı, kampüslerin baskı ve denetimin arttığı, kulüp ve topluluklar başta olmak üzere öğrencilerin yan yana gelebildiği her alanın dağıtıldığı bir dönüşümden geçiyordu. Bilgi Üniversitesinin saray rejimince alınan kararla bir gece yarısı kapatılması; binlerce öğrencinin, akademisyenin, personelin geleceğinin iki dudaklık aralığa sıkışması yaşanan bu dönüşümün üzerine denk geldi. Benzer şiddette bir dönüşüm liselerde de gerçekleşiyor. İktidarın “kindar ve dindar bir nesil” yetiştirme misyonu doğrultusunda Millî Eğitim Bakanlığının uygulamaya koyduğu Maarif Eğitim Modeli ve ÇEDES programıyla eğitimin bilimsel nitelikten uzaklaştığı ve “milli ve manevi değerler” adı altında dincileştirildiği bir dönüşüm yaşanıyor. Proje okul seçilen liselerde liyakata göre değil; iktidara sadakata göre yapılan atamalarla birçok lise öğretmeni okullarından sürgün edilmiş, yerlerine yeni kadrolar atanmış, liselerdeki dönüşüm bu yolla sağlanmaya çalışılmıştı. MESEM programlarıyla meslek liseli öğrenciler doğrudan patronların işçisi haline getirilmiş; bu yılın ilk dört ayında en az 17, 2025’te en az 94 çocuk işçi katledilmişti.

Uzun süredir devam eden belediyelere kayyum atama pratiğinin bir devamı olarak 19 Mart’ta ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayının diploma iptali ve ardından gelen tutuklanma sürecinin evrildiği yer olarak CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı alınmış, Genel Merkezi’ne yapılan polis müdahalesi yapılmıştı. Tüm bunlar olurken bir yandan saray rejimi 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO zirvesi için hazırlıklara devam ediyor. ABD ve İsrail güdümünde Ortadoğu’da gerçekleşen savaştan pay kapma gayesiyle ABD emperyalizminin plan ve programına eklemlenmek için adımlarını hızlandırıyor, ekonomik ve siyasi olarak bağımlılık ilişkilerini kuvvetlendiriyor.

Semptomlar gösteriyor ki, saray rejimi artık dünden daha sert müdahalelerle kendi iktidarını güçlendirecek, önündeki muhalefet “pürüzlerini” tarumar edecek, kendisini iktidarda tutmak için halkın rızasını zorla ya da baskıyla alacak her uygulamayı hayata geçirecek. Bunu yapabilmek için adım adım faşizmi inşa edecek, hatta buna hız verecek. Türkiye gençliği liselerden üniversitelere, işçi-işsiz gençlerden çocuklara iyi bir geleceğe değil; iktidarın ihtiyaçlarını karşıladıkları bir gelecek planına dahil edilmeye çalışılıyor. Buradan çıkarmamız gereken şey, iktidarın zayıflamasının bir göstergesi olarak artık kafasını kaldıran hiçbir unsura tahammül gösteremeyeceği bir krizin içinde olduğu ve adım adım tek kutuplu kapitalist bir devlet biçimine geçiş yapmanın son adımlarını attığıdır.

Neler olduğunu anladık, peki neden oluyor?

Semptomları böyle olan hastalığın kaynağına bakma vaktimiz geldi, ilk teşhisi koyalım. İktidarın her gün artırdığı baskının, adım adım faşizme ilerlemesinin ardında işçi-emekçi halk için acımasız bir ekonomik programın hayata geçirilmesine duyulan ihtiyaç yatıyor. Türkiye kapitalizminin iktidar temsilcisi AKP’nin ekonomik ve siyasal alanda sürdürdüğü sömürü ve yağma politikaları yoğunlaşıyor, baskıyı artırıyor. Çünkü ücretlerin günden güne düştüğü, vergilerle krizin faturasının işçi-emekçilere ve yoksul halka kesildiği, kamu kaynaklarının bir avuç holdingin kasasına aktarıldığı bu sömürü çarkının dönmesi için kendisine karşı harekete geçebilecek ve itiraz edebilecek öğrencilerin, işçilerin ve emekçilerin tüm itiraz kanallarının tıkanmasına ihtiyacı var. Çünkü tek adam rejimi hem ucuz emek sömürüsü hem de kaynakların tekellere ve burjuva sınıfına akıtılmasındaki ısrarını sürdürüyor. Üniversiteler ve liseler de bu doğrultuda dönüşüm geçiriyor.

Yazının bu noktasından sonra yazının sonundaki QR’ı okutmanızı, size Şebo’nun eşlik etmesini tavsiye ederiz. (Şarkılar yalan söylemez)

Bu hastalığı nasıl iyileştireceğiz?

Semptomlara dayanan bir teşhisimiz elimizde var. Kalemleri çıkarın, reçete yazmaya başlıyoruz. 23. Gençlik Yaz Kampı’nın “geleceğin peşinde, emeğin izinde” sözü, semptomları böyle olan hastalığın ameliyatında ihtiyaç duyduğumuz neşter. Gördüğümüz ve yaşadığımız gibi, iktidarın saldırıları tek bir noktaya değil; pek çok alana aynı anda ve çoğunlukla benzer sebeplerle bugünümüzü ve geleceğimizi hedef alarak gerçekleşiyor. İktidarın sınıfsal pozisyonu çerçevesinde gerçekleşen bu saldırılara, faşizme ve sömürüye karşı direnen her bir toplumsal muhalefet kesiminin, okulunu savunan öğrencilerin, doğasına sahip çıkan köylülerin, sendikal hakkı ve insanca ücret için direnen işçinin ortak bir sınıfsal öfke etrafında birleşmesi; hedefine tek adamın bu dünyada kendi sınıfı için yaratmaya çabaladığı cenneti, bizler için cehennem anlamına gelen düzeni koyması gerekmekte. 7-8 Temmuz’da gerçekleşecek NATO zirvesi halkların üzerine düşen bombaların bizzat kendisiyken ona karşı verilecek antiemperyalist mücadele ise dünya halklarının barış içinde yaşamasının yegâne koşuludur. İşte hastalık, işte tedavi, işte reçete.

Bu bir haftayı beraber örelim!

23. Gençlik Yaz Kampı bu sene, işte bu şiar ve hedefle gerçekleşecek. Tüm Türkiye gençliği; deneyimlerini ve mücadelesini ortaklaştıracağı, elinden alınanı tekrar nasıl kazanacağını, geleceği nasıl kuracağını, savaşsız ve sömürüsüz bir dünyayı nasıl inşa edeceğini birbirinden öğreneceği ve birbirine öğreteceği bir hafta geçirecek. Semptomları beraber inceleyecek, hastalığı beraber teşhis edecek, reçeteyi beraber yazacak; dünyayı yerinden oynatacak ve ameliyata beraber hazırlanacak.

(Genç Hayat)
10.06.2026 14:56

5. Sinematek Günleri başlıyor: Sinema sektörü İstanbul’da bir araya geliyor

Sinematek/Sinema Evi’nde 13-14 Haziran tarihlerinde düzenlenecek 5. Sinematek Günleri: Sektör Buluşmaları, sinema profesyonelleri ile sektöre adım atmak isteyenleri paneller, atölyeler ve özel gösterimlerde buluşturacak.

5. Sinematek Günleri başlıyor: Sinema sektörü İstanbul’da bir araya geliyor

Fotoğraf: Pixabay

10.06.2026 16:19

CHP’den Kılıçdaroğlu'nun 'pavyon' açıklamalarına yanıt, Erdoğan'a sandık çağrısı

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Kılıçdaroğlu'nun pavyon iddialarına "Şerefli bir siyasetçi pavyonda bir para alma görüntüsü varsa çıkarır ortaya koyar" sözleriyle yanıt verdi.

CHP’den Kılıçdaroğlu'nun "pavyon" açıklamalarına yanıt, Erdoğan'a sandık çağrısı

Fotoğraf: ANKA

10.06.2026 20:01

Öğretmen Ayşe Koparan'ın ölümüyle ilgili soruşturma: Okul müdürü görevden alındı

Öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümüne ilişkin Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında okul müdürü M. İ. görevinden alındı.

Öğretmen Ayşe Koparan'ın ölümüyle ilgili soruşturma: Okul müdürü görevden alındı
10.06.2026 16:27 / Güncelleme: 16:53

Kitle örgütlerinden Fatoş Pınar Türker'e destek: 'Derhal soruşturma açılsın'

Kitle örgütleri, gözaltı sürecinde çıplak arama uygulamasına maruz kaldığını belirten İBB Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'e destek oldu. Açıklamalarda Adalet Bakanlığı'na soruşturma çağrısı yapıldı.

Kitle örgütlerinden Fatoş Pınar Türker'e destek: "Derhal soruşturma açılsın"

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!