07.06.2026 00:25 / Güncelleme: 00:26

Ekonomi rakamlar yığını değil, sınıf mücadelesidir

Sınıf bilincini manipülasyonlar ve komplo teorileriyle zehirleyen, işçi hareketini ve hak arayışını şeytanlaştıran burjuva basın geleneğine karşı; gerçeğin sarsılmaz ve dönüştürücü gücüne yaslanıyoruz.

Ekonomi rakamlar yığını değil, sınıf mücadelesidir

Fotoğraf: Evrensel

Uğur Cevher Zengin


Basın tarihine yönelik açıklayıcı yaklaşımlardaki hakim anlayış, medyanın gelişimini genellikle "büyük şahsiyetler" üzerinden okuma eğilimindedir. Bu anlatıya göre gazeteciliğe şekil veren, formatı ve içeriği belirleyen şey bu "basın baronlarının" kişisel felsefeleridir. Ancak basının tarihi, “vizyoner” fikirlerin değil, keskin bir sınıf mücadelesinin de tarihi.

Habere olan ihtiyacın her geçen gün arttığı günümüz toplumunda, asıl soru şu: Haber kimin için üretilir ve kimin gerçekliği yansıtılır?

Bu sorunun cevabını, sermayenin basını nasıl bir ideolojik silah olarak kullandığını gösteren en çarpıcı örneklerden birinde, Ford Motor’un kurucusu, dünyanın ilk milyoneri Henry Ford’un The Dearborn Independent gazetesinde bulunabilir. Ford, kendini kamuoyuna "işçinin dostu" olarak pazarlarken, gazetesi aracılığıyla işçi sınıfının bağımsız örgütlenmelerine, sendikalara ve grevlere karşı manipülatif bir savaş yürütüyordu.

Sermayenin bu tarihsel taktikleri şimdi profesyonel gazetecilik ile daha yetenekli hale geldi.  Bu, günümüzde emekten yana bir gazetecilik çizgisi yürüten gazetemiz Evrensel’in ekonomi haberciliğinin önemini daha da belirgin kılıyor. Sermaye medyası, gazetelerin "olgulara bağlılık" kisvesi altında ekonomiyi patronların penceresinden anlatır. Bu pencereden şu yalan haykırılır: “Ekonomi tıpkı fizik gibi bir bilimdir, bilimde doğru tektir politikayla ilgisi yoktur!” Evrensel’in ekonomi haberciliği 31 yıldır bu “nesnellik” illüzyonuna karşı radikal bir kopuşu temsil ediyor.

Emeğin gözünden ekonomi politik

Ford'un medyası, grevleri “Bolşevik bir komplo” olarak şeytanlaştırmış, işçi önderlerini "yabancı ajanlar" ilan ederek hak arayışını gayrimeşru kılmıştı. Günümüz sermaye basını da benzer bir reflekse sahip; grevler genellikle "üretime darbe" veya "ihracatta kayıp" başlıklarıyla verilir.

Evrensel, grevleri ve direnişleri ekonomiyi baltalayan kaotik eylemler olarak görmek yerine, bunları sermayenin sömürüsüne karşı meşru ve yaşamsal birer hak arayışı olarak sayfalarına taşır. Sömürüyü bizzat işçinin hayalet kılındığı şirket bilançolarından gösterir. Enflasyon, hayat pahalılığı ve asgari ücret tartışmaları sadece soyut makroekonomik verilerle değil; doğrudan işçinin pazar filesindeki yangın ve barınma krizi üzerinden, yani gerçek ile somutlaştırılır. Bir yerde kelebeğin çırptığı kanadın, başka yerde bir fırtına yaratabileceğini işaret eder.

'İyi kalplilerin' denetimi

Ford, The Dearborn Independent üzerinden işçilere itaatkâr olmaları gerektiğini, hakların sendikalarla değil ancak “iyi kalpli patronların” himayesinde, paternalist (babacı) bir ahlaki denetimle elde edilebileceğini aşılamıştı.

Evrensel'in ekonomi haberciliği, sermayenin bu “iyi işçi / kötü işçi” ayrımını kökünden reddeder. Habercilik dilinde işçi, patronun lütfuna muhtaç bir tebaa değil, üretimden gelen gücünü kullanan bağımsız bir sınıftır. Ücret de, fiyat da kâr da, faiz ya da Merkez Bankasının ‘bağımsızlığı’ da (ya da aklınıza ne gelirse) sınıfın örgütlü mücadelesinin bir kazanımı ya da kaybı olarak görülür.

Böl-parçala-yönet taktiğine karşı...

Ford'un gazetesi, tarım ve sanayi işçileri arasındaki çelişkileri kaşıyarak sınıfı bölmeyi hedeflemiş; greve giden demiryolu işçilerini, "ürününü satamayan çiftçinin düşmanı" gibi resmetmişti.

Habere olan ihtiyacın arttığı kriz dönemlerinde Evrensel, emekçilerin farklı kesimlerini birbirine düşman eden bu söylemleri boşa düşürür. Çiftçinin mazot ve gübre maliyetleri altındaki ezilmişliği ile metal işçisinin düşük ücret dayatması, birbirine rakip durumlar olarak değil, aynı sömürü çarkının parçaları olarak sunulur. İşçiler, çiftçiler ve kamu emekçileri arasındaki suni ayrımlar, sömürü ilişkilerinin ifşa edildiği bütüncül bir ekonomi politiği ile aşılır.

Evrensel’in ekonomi sayfaları; bugüne dek ter döken editörlerin, muhabirlerin, yazarların ve bizzat işçilerin ortak emeğiyle ilmek ilmek dokunmuş kolektif bir birikim. Bu paha biçilmez katkılar üst üste konarak haberciliğimizi her geçen gün daha ileriye, daha derine taşıyor. Öyle ki, bugün Evrensel’in ekonomi sayfalarından bir "iktisat fakültesi" kuracak olsak, şüphesiz Türkiye’nin en yetkin, en nitelikli ve toplumcu akademilerinden biri vücut bulurdu.

Ekonomik olgular, işçi sınıfının perspektifiyle yorumlanmadığı müddetçe, sermayenin sömürüsünü aklayan ve yalnızca onun çıkarlarına hizmet eden ruhsuz bir istatistik yığınından ibaret kalmaya mahkumdur.

İşte Evrensel, tam da bu bilinçle hareket eder. Sınıf bilincini manipülasyonlar ve komplo teorileriyle zehirleyen, işçi hareketini ve hak arayışını şeytanlaştıran burjuva basın geleneğine karşı; gerçeğin sarsılmaz ve dönüştürücü gücüne yaslanıyoruz.

Bizim için ekonomi haberciliği; borsa endekslerinin, sermaye büyüme masallarının veya soyut rakamların dizildiği bir vitrin değildir. Aksine; emeğin, yaşam hakkının ve sınıflar arası o büyük kavganın günbegün kaleme alındığı tarihsel bir mücadele cephesidir.

06.06.2026 22:04

Antik Mısır’dan Kinderfest’e pastanın ve mumun 5 bin yıllık tarihi: Doğum günü kutlama geleneği nereden geliyor?

Bir pastanın üzerine mumlar dikiliyor, dilekler tutuluyor ve o mumlar bir nefeste üfleniyor. Peki, her yıl büyük bir coşkuyla tekrarladığımız bu geleneğin ardındaki sırrı hiç merak ettiniz mi?

Antik Mısır’dan Kinderfest’e pastanın ve mumun 5 bin yıllık tarihi: Doğum günü kutlama geleneği nereden geliyor?
07.06.2026 00:05

Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe anlattı: ‘Çocuklar hâlâ Metin’in gazetesini satıyor’

“Metin’e bir gün ‘Oğlum, gazeteden ayrılsan. Başına bir iş gelecek’ dedim. ‘Yok anne’ dedi. ‘Ben bu gazeteyi çok seviyorum. Evrensel’i çok seviyorum.’ Ben de bir daha bir şey demedim…"

Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe anlattı: ‘Çocuklar hâlâ Metin’in gazetesini satıyor’

Fotoğraf: Barış Salık/Evrensel

06.06.2026 21:26

Müslim Sarı'dan grup toplantısı açıklaması: 'Kılıçdaroğlu konuşacak, hiçbir şey gizli kalmayacak'

Kılıçdaroğlu’nun MYK’sinin parti sözcüsü Müslim Sarı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun 9 Haziran Salı günü TBMM'de yapacağı grup toplantısında konuşacağını belirterek, “Hiçbir şey gizli kalmayacak” dedi.

Müslim Sarı'dan grup toplantısı açıklaması: “Kılıçdaroğlu konuşacak, hiçbir şey gizli kalmayacak”

Fotoğraf: DHA

06.06.2026 15:16 / Güncelleme: 15:30

Beşiktaş, Vincenzo Italiano ile 2 yıllık sözleşme imzaladı: Beşiktaş'ın 64. teknik direktörü oldu

Beşiktaş, teknik direktör Vincenzo Italiano ile 2 yıllık sözleşme imzaladı. Italiano, siyah-beyazlı futbol takımının 64. teknik direktörü oldu. Italiano 5'inci İtalyan teknik adamı olarak tarihe geçecek.

Beşiktaş, Vincenzo Italiano ile 2 yıllık sözleşme imzaladı: Beşiktaş'ın 64. teknik direktörü oldu

Fotoğraf: @Besiktas X hesabından alınmıştır

06.06.2026 19:29

Fransa’nın aradığı uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı

Fransa adli makamları tarafından uluslararası seviyede aranan uyuşturucu baronu ve kara para aklama şüphelisi S.K. (35), MİT ve polisin ortak operasyonuyla Kağıthane'de yakalanarak gözaltına alındı.

Fransa’nın aradığı uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı
06.06.2026 17:34

Bursa'da dolu ve sağanak, tarım arazilerini vurdu

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde etkili olan sağanak ve dolu, tarım arazilerinde hasara yol açtı; tohumluk mısır, bezelye, biber, fasulye, ayçiçeği ve çeşitli tarım ürünleri su altında kaldı.

Bursa'da dolu ve sağanak, tarım arazilerini vurdu

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!