03.06.2026 13:02

DEM Parti: Kod yasa için genel çerçeve Öcalan'la tartışıldı

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, sürece yönelik İmralı’da genel çerçevesi tartışılan 7-8 maddelik bir "kod kanun" hazırlığı olduğunu belirterek, sürecin takvimi için 5'indeki Merkez Yürütme Kurulu toplantısını işaret etti.

DEM Parti: Kod yasa için genel çerçeve Öcalan'la tartışıldı

Fotoğraf: TBMM

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan’ın “7-8 maddelik bir çerçeve yasa üzerinde durulduğu ve yasanın Meclis kapanmadan çıkması için yoğun siyasi temas trafiği yapılacağına” yönelik açıklamalarına ilişkin olarak, “Ayın 5'inde Merkez Yürütme Kurulumuz var. Merkez Yürütme Kurulumuz hem son İmralı görüşmesini değerlendirecek hem de bayram öncesi çok ciddi gelişmeler oldu, CHP'deki butlan kararı; bütün bunlara dair kapsamlı bir değerlendirme yapacak ve onun üzerinden de muhtemelen bütün bu görüşme trafiğinin takvimi de oluşacak” bilgisi verdi. Koçyiğit, süreçle ilgili çerçeve yasa konusunda, “Genel çerçevesi sürecin ihtiyaçları nedeniyle Sayın Öcalan’la da tartışılmış. Yani ne olması gerektiğine dair bir karşılıklı görüş alışverişi yapıldığını biliyoruz” ifadelerini kullandı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kürt sorununun çözümüne yönelik yasal düzenleme beklentileri, İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan’ın Kurban Bayramı dolayısıyla Van'da bir bayramlaşma programında yaptığı "7-8 maddelik bir çerçeve yasa üzerinde durulduğu ve bayramdan sonra yoğun bir siyasi temas trafiği yürütüleceği" açıklamaları, CHP’de “mutlak butlan” kararının ardından yaşanan gelişmelerin süreci etkileyip etkilemeyeceği ve Devlet Bahçeli’nin süreçle ilgili önerileri konularında ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı ortak raporda da çerçeve yasa hazırlanmasının yer aldığını hatırlatan Koçyiğit, “Komisyon raporunun içinde de böyle bir yasaya ihtiyaç olduğu işaret edilmişti. Şimdi bu yasanın aslında gecikmiş olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Çok uzun süredir bekliyoruz böyle bir yasayı. Komisyon aşamasında konuştuk, komisyondan sonra konuştuk. Ramazan Bayramı öncesi bunu çok tartıştık ve 'Ramazan sonrası' diye ifade edildi ama halihazırda bu yasanın çıkmamış olması büyük bir zaman kaybı” ifadelerini kullandı.

Koçyiğit, şöyle konuştu: “Bu yasa tabii ki öncelikle bir kod kanun olacağı için aslında esası Sayın Buldan'ın da çizdiği bir çerçevede, yani silah bırakanların, örgüt üyelerinin siyasal ve sosyal hayata katılımını sağlayabilecek, onların hukuksal olarak nasıl bir sürece tabi tutulacaklarını belirleyen bir yasadan bahsediyoruz. O anlamıyla çok uzun bir yasadan ziyade genel çerçevesi, genel ilkeleri belirlenmiş bir 'geçiş süreci yasası' olarak tasarlanması gerekiyor ki aslında geçmiş dönemlerde karşılıklı diyaloglarda böyle olması gerektiğine dair karşılıklı görüş alışverişinde de bulunduk.

"Kod kanun bir başlangıç, sonra bir dizi kanunda değişiklik yapmak gerekiyor"

Halihazırda elimizde bir taslak yok. Tabii ki geçiş süreci yasası bir başlangıç yasası, yani ‘kod kanun’ dediğimiz bir başlangıç kanunu. Ondan sonra bir dizi kanunda değişiklik yapmak gerekiyor. Bunların başında infaz hukuku geliyor, Terörle Mücadele Kanunu ve diğer bütün kanunlarda da yine  bu kod kanunu referans alarak düzenleme yapmak gerekiyor. O anlamıyla birbirine bağlı bir yasal süreçten bahsediyoruz aslında. Ama başlangıcı ne derseniz tam da işte o  ‘kod kanun’ dediğimiz, ‘barış yasası’ dediğimiz ya da ‘demokratik entegrasyon yasası’, yani öz olarak silah bırakma sürecinin hukuksal düzlemini burada, Mecliste tarif edilecek yasayı tarif ediyoruz.

"Beklentimiz hızlı bir şekilde istişarelere başlamak"

Tabii ki çok uzun bir metin olmayacak. Çok geniş bir kanun olmasını beklemiyoruz. Nihayetinde bizim kendi taslağımız var, kendi taslağımızı oluşturduk. Birkaç projeksiyonla bunu çalıştık, farklı farklı şekillerde ama halihazırda hükümet kanadında buna dair bir taslak paylaşılmış değil. Şimdi beklentimiz, son görüşmede de Sayın Buldan da ifade etti, bunun bayram sonrası; işte Kurban Bayramı'nı geride bıraktık, hızlı bir şekilde bunun istişarelerine başlamak, konuşmak, tartışmak ve Meclis’e Adalet Komisyonu'na oradan da Genel Kurul’a havale edilmesini bekliyoruz."

"Kod kanunun çerçevesini birlikte oluşturmalıyız"

"Pervin Buldan’ın bahsettiği 7-8 maddelik yasa diğer partilerle görüşülerek oluşturulmuş bir taslak mı yoksa DEM Parti'nin hazırlamış olduğu bir taslak mı" sorusuna Koçyiğit şu yanıtı verdi: “İkisi de değil aslında. Sayın Buldan bir ihtiyacı tarif ediyor aslında. Burada biraz Sayın Öcalan'la da konuşulan, tartışılan, bizim de çokça ifade ettiğimiz, bütün çatışma çözümlerindeki geçiş hukuku açısından da olması gerekeni tarif eden bir yerde duruyoruz. O anlamıyla ne sadece bizim taslağımız ne de diğer partilerle istişare ettiğimiz bir taslak olarak ifadelendirirsek yanlış olur.  Ama ‘İhtiyaç nedir?’ sorusunun yanıtı tam da öyle. İşte 8-10 maddelik belki bir kod kanuna ihtiyaç var ve bu kod kanunu birlikte konuşmamız, çerçevesini birlikte oluşturmamız lazım. Tıpkı komisyon raporunu birlikte konuşup, tartışıp, istişare ederek geçirdiğimiz gibi. O anlamıyla burada halihazırda bir masa etrafında toplanmış, diğer partilerle beraber, iktidar ve Cumhur İttifakı olarak da bunu ifade edelim veya diğer muhalefet partileriyle bunu müzakere etme şansımız halihazırda olmadı. Dediğim gibi bugünden itibaren bu sürecin belki de başlaması gerekiyor, hızlı bir şekilde bu sürece girmemiz gerekiyor."

"Genel çerçevesi Öcalan ile konuşulup tartışıldı"

"Pervin Buldan bu açıklamayı İmralı’dan döndükten sonra yaptı. Abdullah Öcalan'ın bilgisi dahilinde bu şekilde oluşturulmuş bir taslak diyebilir miyiz" sorusu üzerine Koçyiğit, şöyle konuştu:
"Bir taslaktan ziyade aslında kaç maddeden oluşabileceğine dair ve neyi içereceğine dair bir belirleme var orada. O anlamıyla elle yazılmış, madde madde bir taslaktan bahsetmiyoruz aslında. Sayın Buldan da bundan bahsetmiyor. Ama tabii ki genel çerçevesi sürecin ihtiyaçları nedeniyle Sayın Öcalan’la da tartışılmış; onu ifade edelim. Yani ne olması gerektiğine dair bir karşılıklı görüş alışverişi yapıldığını biliyoruz. Ama tabii ki bunun detaylarını ayrıca konuşmak gerekiyor, parlamento zemininde konuşmak gerekiyor, siyaset zemininde konuşmak gerekiyor ve bunun asıl muhatabı olan Sayın Öcalan'la yasayı konuşmak, tartışmak ve ortak bir çerçeve, ortak bir yol haritası belirleyerek de bir an önce pratikleştirmek gerekiyor. O anlamıyla Sayın Öcalan'ın bir taslak üzerinde çalıştığı üzerinden değil, genel çerçevesi Sayın Öcalan ile de konuşulup tartışıldı diye ifadelendirmek daha doğru olur."

"İktidarın ne önerdiğini ortaya koyması gerekiyor"

"Bu konuyla ilgili temaslarınız Meclis Başkanlığıyla mı yoksa diğer partilerle mi olacak? Bundan sonraki süreç nasıl yürüyecek" sorusuna Gülistan Kılıç Koçyiğit, şu karşılığı verdi: "Meclis Başkanı’na çokça çağrı yapıldı, bizler de eş genel başkanlarımız da çokça çağrı yaptılar. İnisiyatif alması gerektiğine dair, süreçte kolaylaştırıcı bir rol oynaması gerektiğine dair, Meclis'in bu süreçte tarihsel bir rolü olduğunu, bu tarihsel role uygun olarak Meclis’teki pozisyonunu da buna elverişli; sonuçta Meclis Başkanı bütün siyasi partilerin ve bütün milletvekillerinin bu anlamıyla başkanlığını yapmış oluyor, daha doğrusu bütün milletvekillerini temsil ediyor, o anlamda böyle bir kolaylaştırıcı rol oynayabilir Meclis Başkanı. Elbette biz de dönem dönem Sayın Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'la da görüşüyoruz. Ama bundan sonraki süreci biraz daha iktidar cephesi muhalefetle beraber özellikle de komisyonda yer alan, grubu bulunan partilerle beraber İstişare etmesi gerekiyor.

Ama bunun ilk adımı öncelikle iktidarın bu taslağı bizlerle paylaşması, bu taslağı kamuoyuna açık hale getirmesi, ne düşündüğünü, ne önerdiğini ortaya koyması gerekiyor ki hepimiz ona göre taslaklarımızı ya da görüşlerimizi, önerilerimizi, itirazlarımızı, eleştirilerimizi yapabilelim; oradan bir tartışma zemini, istişare zemini, müzakere zemini doğabilsin ve yol alabilelim. Halihazırda bu henüz sağlanabilmiş değil. Bayramı da geride bıraktığımız için hem İmralı Heyetimizin kendisi hem de partimizin ilgili bütün kurulları, hem ikili görüşmeleri hem belki eğer ilerlerse ve bir olgunluğa erişirse bir masa etrafında yan yana gelmeyi de sağlayabilecek o istişareleri yürütecek. O diyalogları yürüteceğiz."

"Ayın 5'ini beklemek gerekiyor"

Bunun için temaslarda bulunup bulunmayacakları veya temasların ne zaman başlayacağı sorusu üzerine, Gülistan Kılıç Koçyiğit şöyle konuştu:
"Biz aslında sık sık görüşüyoruz yani hani dönem dönem iktidar partisiyle AKP ile de görüşüyoruz, diğer partilerle de görüşüyoruz. İmralı Heyetimiz de dönem dönem görüşmeler yapıyor. Yine bizler Meclis zemininde bu görüşmeleri gerçekleştiriyoruz. Ayın 5'inde Merkez Yürütme Kurulumuz var. Merkez Yürütme Kurulumuz hem son İmralı görüşmesini değerlendirecek hem biliyorsunuz bayram öncesi çok ciddi gelişmeler oldu, CHP'deki butlan kararı… Bütün bunlara dair kapsamlı bir değerlendirme yapacak ve onun üzerinden de muhtemelen bütün bu görüşme trafiğinin takvimi de oluşacak. Ondan sonra da bu görüşmeler hem başlar hem de aynı zamanda kamuoyuna da duyurusu yapılır. Yani ayın 5’inde bunların her birinin şekillenmesini bekliyoruz diyebiliriz, ayın 5’indeki Merkez Yürütme Kurulumuzu beklemek gerekiyor."

"CHP’de yaşananlar süreci etkiler"

CHP’deki son yaşananların bu süreci etkileyip etkilemeyeceği konusunda Koçyiğit, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Elbetteki etkiler, etkilememesini beklemek açıkçası çok mantıklı değil. Nihayetinde Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin anamuhalefet partisi. Son seçimde yerel yönetim seçimlerinde birinci çıkmış bir parti. Bugün böyle hukuksuz bir kararla karşı karşıya kalması; demokrasiye aykırı, demokrasiye darbe yapan bir kararla karşı karşıya kalmasının çok her şeye etkileri olduğunu ifade edelim. Hukuk tartışması yapılmaya çalışılıyor, bu butlan kararı üzerine ama meselenin hukuk olmadığını hepimiz biliyoruz. Burada siyasi bir mesele var, yargı eliyle siyasetin dizayn edilme meselesi var. Tabii ki bu en başta sürece olan güveni zedeleyen bir yerde duruyor.

Eş Genel Başkanımız grup toplantısında kürsüde de ifade etti; sonuçta toplum, halkımız, tabanımız bize şu soruyor: Bu koşullarda nasıl barış olacak? Ya da bu koşullarda bu kadar kendi içerisine dönmüş, bu kadar kendi sorununu aşmaya çalışan, kurultay ve diğer gündemlerle meşgul olan bir Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçekten Kürt sorununun demokratik çözümü başta olmak üzere Türkiye'nin diğer sorunlarına ne kadar eğilebilecek, bunları ne kadar gündem yapacak sorusu hepimiz açısından bir soru işareti olarak duruyor. Umuyor ve diliyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi çok hızlı bir şekilde bu süreçten toparlanarak, birleşik olarak bir yol alır; buradan çıkar ve hem Kürt sorunu demokratik çözümü hem de Türkiye'nin diğer sorunlarına ve özellikle de aslında demokrasi açığını kapatmak için de birlikte yol alabileceğimiz bir zemini de hep beraber yeniden inşa edebiliriz. Şu anda doğal olarak kendi gündemleri çok yoğun ve kendi gündemleri üzerinden konuşuyorlar, tartışıyorlar, kamuoyuna bu yansıyor. Kendi almaları gereken yollar var.
Ama en nihayetinde ‘barış süreci’ dediğimiz şey de 100 yıllık bir mesele. Bizim her birimizi, bu ülkede yaşayan her bir yurttaşı bağlayan hepimiz için yaşamsal önemde bir mesele ve aynı zamanda bu sürecin demokrasi ile de çok yakın bir ilişkisi var. Bunu da ifade etmek gerekiyor. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına gelen birçok şeyin demokrasi açığından olduğunu çok iyi biliyoruz."

"Ana muhalefet partisinin olmadığı bir denklemde sorun yaşanacağını herkes görüyor"

CHP’de yaşananların gündemi değiştirdiğine işaret eden Gülistan Kılıç Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bayram öncesi, mutlak butlan kararından önce bambaşka bir şey konuşuyorduk, yasaları konuşuyorduk, koordinasyonu konuşuyorduk. Meclis’teki ‘izleme kurulu’nu konuşuyorduk, silah bırakma sürecinin nasıl olacağını konuşuyorduk, nasıl bir yasa olacağını konuşuyorduk ama bugün bambaşka bir şey konuşuyoruz. O anlamıyla her şeyin tabii ki bu sürece etkisi var. Ama biz yine de şunu söyleyelim: Bu süreç, Kürt sorunun demokratik çözümü ve barış süreci gerçek anlamda hepimizin bazen bir adım diğer o gündemlerden geri çıkarak, daha dışarıdan bakıp ne olursa olsun o gündemi devam ettirmemiz gereken bir yerde duruyor. Yoksa evet her birimiz, hepimiz hukuksuzluk yaşıyoruz. Ama bir de sürekli fikri takip olarak takip etmemiz gereken ve nihayete erdirmemiz gereken bir gündem olarak ele almak gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu süreçteki kritik rolünün altını çizmemiz gerekiyor. Ana muhalefet partisinin olmadığı, ana muhalefet partisinin denklem dışı kaldığı bir sürecin başarı şansının olmayacağını, çok az olacağını, bunu gerçekten ilerletme konusunda çok sorun yaşanacağını takdir edersiniz; herkes görüyor, biliyor. O anlamıyla evet zor bir dönemde ve zor bir denklemin içerisindeyiz."

"Mecliste izleme kurulu oluşturulması çok önemli"

Gülistan Kılıç Koçyiğit, MHP Genel Baykanı Devlet Bahçeli’nin Meclis’te bir komisyon oluşturulması ve diğer önerilerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Bazı önerilerini değerlendirmeye tabi tutmak ve içini nasıl dolduracağımızı birlikte konuşmamız gerekiyor. Ama bazı önerilerine ve değerlendirmelerine katılmadığımızı ilk günden de söyledik. Öncelikle Sayın Öcalan'ın rolünün sadece silahsızlanma tartışmasına indirgenmesini doğru bulmuyoruz. Yani Sayın Öcalan sadece PKK'nin silah bırakma tartışmasının muhatabı değildir, Kürt sorununun demokratik çözümünün muhatabıdır. Meselenin, Kürt sorununun güvenlik endeksine, Sayın Öcalan'ın rolünün de PKK'nin silah bırakmasına indirgenmesinin çok yanlış ve yanılgılı olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Bunu doğru bulmuyoruz. Buraya daha geniş perspektiften bakmak gerekiyor.

Fakat Mecliste bir komisyon oluşturulması önemli. Biz de ‘izleme kurulu oluşturulmalı’ diye daha önce açıkladık parti olarak. Bu kurulun önemli olduğunu düşünüyoruz. İşi kolaylaştırabilecek, Meclis sürecini, yasama faaliyetini koordine edebilecek, partiler arası istişareyi güçlendirebilecek ve bu meseleyi güncel siyasal konjonktürün dışında bir esastan gündem, bir esaslı başlık olarak yürütecek bir koordinasyona, bir kurula ihtiyaç var. Bu hem silahsızlanma aşaması açısından bir öncelik ki biz aynı zamanda bu kurulun bunu da takip etmesi gerektiğini düşünüyoruz, hem yasa yapma sürecinin muhatabı olacak bir kurul oluşturulabilir hem de bu istişare çareyi güçlendirecek ve bunu belki de topluma da anlatacak; ne yapıldığını, nasıl yapıldığını, neden yapılmak istendiğini topluma da anlatacak bir kurula, bir koordinasyona ihtiyaç var. Halihazırda mesele sadece güvenlik bürokrasisi üzerinden yürüyor gibi görünüyor farkındaysanız. Ve doğal olarak bunun getirdiği zorluklar var. O anlamıyla siyasetin daha fazla rol alması gerekiyor, siyasetin daha fazla sorumluluk alması gerekiyor. siyasi partilerin daha fazla sorumluluk alması gerekiyor ve en önemlisi Meclis’in devreye girmesi gerekiyor.
Herkes 'infaz kanunu ne zaman çıkacak, bu barış yasası, kod kanun ne zaman çıkacak' diye soruyor. Siyasetin artık buna yanıt oluşturması gerekiyor. Kafasını kuma gömen değil; zamanı erteleyen, öteleyen değil, gerçekten bugünden sorumluluk alıp bugünden gereğini yapan bir anlayışa akla ihtiyaç var."

(ANKA)
03.06.2026 10:11 / Güncelleme: 10:23

Kıymada at ve eşek eti, köftede kanatlı eti: İşte yeni ifşa listesi

Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit ve tağşiş yapılan gıdalara ilişkin listesini güncelledi. Çok sayıda kıyma, köfte, sucuk, lahmacun ve pide harcında kanatlı eti, sakatat, soya ve tek tırnaklı eti tespit edildi.

Kıymada at ve eşek eti, köftede kanatlı eti: İşte yeni ifşa listesi

Fotoğraf: MA

03.06.2026 09:00 / Güncelleme: 12:05

Körfez'de yeni çatışma dalgası: ABD Hürmüz'de saldırı düzenledi, İran füzelerle karşılık verdi

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerini vurmasıyla başlayan çatışma, üslere ve adalara yayıldı. İran, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD hedeflerini vururken, ABD'den İranlı kripto borsasına yaptırım, Trump'tan ise "Anlaşma zamanı geldi" açıklaması geldi.

Körfez'de yeni çatışma dalgası: ABD Hürmüz'de saldırı düzenledi, İran füzelerle karşılık verdi

Filistin Meydanı'na asılan İsrail karşıtı afiş | Fotoğraf: Fatemeh Bahrami/AA

03.06.2026 02:20

Tunus'ta Gannuşi ve Nahda Hareketi'nin diğer bazı liderlerine müebbet hapis cezası verildi

Tunus'ta Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi ve diğer bazı yöneticilerin "gizli örgüt" davası kapsamında müebbet hapis cezasına çarptırıldıkları bildirildi.

Tunus'ta Gannuşi ve Nahda Hareketi'nin diğer bazı liderlerine müebbet hapis cezası verildi

Fotoğraf: Chatham House/Wikimedia Commons CC BY 2.0

03.06.2026 10:31

İzmir Körfezi alarm veriyor: Son 7 ayda 14 kez kirlilik tespit edildi

İzmir Büyükşehir Belediyesinin dron destekli denetimlerinde Bayraklı açıklarında bir kez daha dış kaynaklı kirlilik tespit edildi. Son vakayla birlikte kasım ayından bu yana kayda geçen olay sayısı 14'e yükseldi.

İzmir Körfezi alarm veriyor: Son 7 ayda 14 kez kirlilik tespit edildi

Fotoğraf: İzmir Büyükşehir Belediyesi

03.06.2026 12:03

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası: Özen Academy’de yaşanan hak gasplarının peşini bırakmayacağız

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Özen Academy’de öğretmenlerin hak gasplarına uğradığı iddialarına dikkat çekerek, Milli Eğitim Müdürlüğü nezdindeki sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası: Özen Academy’de yaşanan hak gasplarının peşini bırakmayacağız

Fotoğraf: Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası

03.06.2026 09:20 / Güncelleme: 12:13

CHP Lideri Özgür Özel Kılıçdaroğlu ile görüşme şartını açıkladı

CHP Lideri Özgür Özel, mahkemenin "butlan" kararı sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya gelme şartını açıkladı.

CHP Lideri Özgür Özel Kılıçdaroğlu ile görüşme şartını açıkladı

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!