Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası: Özen Academy’de yaşanan hak gasplarının peşini bırakmayacağız
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Özen Academy’de öğretmenlerin hak gasplarına uğradığı iddialarına dikkat çekerek, Milli Eğitim Müdürlüğü nezdindeki sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.
Fotoğraf: Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası
İzmir — Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Özen Academy’de yaşanan mobbing, kayıt usulsüzlüğü ve güvencesizliğe karşı basın açıklaması düzenledi. Özen Academy önünde yapılan açıklamada basın metnini Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MYK Üyesi Rabia Atbaş okudu.
Özen Akademy Kurs Merkezi’nde çalışan öğretmenlerinin SGK primlerinin eksik yatırıldığı, ücretlerinin bir kısmının elden ödendiği, kurum içerisinde baskı ve mobbinge maruz bırakıldığı, maaşlarının her ay geç ödendiği yönünde sendikaya başvurular yapıldığını söyleyen Atbaş, “Bütün bunlar yetmezmiş gibi öğretmen arkadaşlarımızın yaz aylarında maaş ödememek amacıyla istifaya zorlandıkları, bunu kabul etmeyen öğretmenlerin ise noter aracılığıyla gönderilen ihtarnamelerle işlerinden edildiği bilinmektedir” dedi.
“Yaşananlar sadece öğretmenlerin değil öğrencilerin de sorunu”
Yaşananların bununla da sınırlı olmadığını söyleyen Atbaş, “Öğretmen arkadaşlarımız haklarını aramak için sendikamıza başvurduğunda ilk olarak sözleşmelerini incelemek istedik. Fakat hiçbir öğretmenin elinde kendi sözleşmesinin bir örneği dahi bulunmuyordu. Daha sonra öğretmen arkadaşlarımız İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne giderek sözleşme örneklerini talep etti. Karşılaştığımız tablo ise hepimizi derinden sarsmıştır. Çünkü öğretmenlerin sözleşmelerinin onay için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderilmediği görülmüştür” diye konuştu.
Kurumda çalışan öğretmenlerin çalışma onayları ve atamalarına ilişkin ciddi soru işaretlerinin ortaya çıktığını vurgulayan Atbaş, “Üstelik sadece öğretmenlerin değil, öğrencilerin de hiçbirinin kayıtlarının yapılmadığı Karabağlar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bizlere bildirilmiştir. Bir eğitim kurumu nasıl olur da yıllarca faaliyet gösterirken bu kadar temel yükümlülükler konusunda ciddi eksikliklerle gündeme gelir” ifadelerini kullandı.
Bu sürecin yalnızca öğretmenlerin meselesi olmadığını söyleyen Atbaş, “Bu süreç aynı zamanda çocuklarınızın eğitim hakkını ve güvenliğini ilgilendiren bir meseledir. Bu süreç sizin eğitim alsın, sınavlarda başarılı olsun diye gönderdiğiniz evlatlarınızın üstünden, zor şartlar altında emekle kazanıp yatırdığınız ücretler üstünden devletten vergi kaçırıldığının kanıtıdır. Bu süreç sendika yetkilileri kuruma gelip öğretmenlerin haklarını istedi diye ‘çocukların güvenliğini sağlamak için kurumdan çıkardık’ diyen Sercan Ozen’in evlatlarınızın kaydını Milli Eğitime yapmayarak güvenliklerini yok saydığının ve sarf ettiği sözlerin gerçek dışı olduğunun kanıtıdır” diye konuştu.
“Velilerin bu sorunla baş başa kalmasına izin vermeyeceğiz”
Öğretmenlerin ve sendikanın öğrencilerin ve öğretmenlerin kayıt durumlarına ilişkin bilgi almak amacıyla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvuru yaptığını belirten Atbaş, “Bireysel başvuru yapan öğretmen arkadaşlarımız kendi durumlarıyla ilgili belgelere ulaşabilmiştir. Ancak öğrenci kayıtlarına ilişkin bilgilerin KVKK kapsamında olduğu ve velilerin bireysel başvurularıyla bilgi talep edebileceği tarafımıza bildirilmiştir. Bu nedenle öğrencilerin kayıt durumunu sorgulamaya ve resmi başvuru yapmaya davet ediyoruz” dedi.
Hiçbir velinin bu sorunlarla baş başa bırakılmasını, öğretmenlerin güvencesiz çalıştırılmasını, öğrencilerin kayıtlarının tartışma konusu olduğu bir eğitim düzenini kabul etmeyeceklerini söyleyen Atbaş, “Sorunların çözümü için sendikamız, öğretmen arkadaşlarımız ve meclis üyeleriyle birlikte kurumla görüşmek istemiştir. Bunun üzerine kuruma giderek yaşanan mağduriyetleri anlatmak ve çözüm üretmek istedik. Fakat karşılaştığımız tablo bir eğitim kurumuna yakışmayan bir tablo olmuştur” ifadelerini kullandı.
Öğretmenlerin haklarını konuşmak yerine öğretmenler ve sendika temsilcilerinin kurumdan çıkarılmaya çalışıldığını söyleyen Atbaş, “Haklarını arayan öğretmenlerin üzerine yüründü. Öğretmenlerin dersliklere ulaşmaları engellendi. Öğrencilerin bulunduğu bir eğitim kurumunda kapılar kapatıldı. Öğretmenlerin derse girmediği konusundaki ifadeleri de düpedüz yalandır. Öğrenciler farklı çıkışlardan tahliye edildi” diye konuştu.
“Öğretmenlerin emeğini yok sayamazsınız”
Öğretmenlerin değil, sorunları çözmek yerine üzerini örtmeyi tercih eden anlayışın sorumlu olduğunu vurgulayan Atbaş, “Öğretmenleri susturamazsınız. Öğretmenleri kapı dışarı ederek gerçekleri gizleyemezsiniz. Öğretmen emeğini yok sayarak bu süreci kapatamazsınız” dedi.
Burada yaşananların yalnızca bir kurumdaki sorun olmadığını belirten Atbaş, “Bugün burada gördüğümüz şey, yıllardır özel öğretim kurumlarında öğretmenlerin maruz bırakıldığı güvencesizliğin, düşük ücretlerin ve denetimsizliğin sonucudur” dedi.
Yalnızca kurum yönetimine değil, denetim görevini yerine getirmesi gereken kamu otoritelerine de seslenen Atbaş, “Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu süreçte yürüttüğü inceleme ve soruşturmanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Öğretmenlerin ifadeleri verilmiştir. Resmi başvurular yapılmıştır. Belgeler ve kanıtlar ilgili kurumlara sunulmuştur. Artık yapılması gereken şey bu iddiaların eksiksiz biçimde araştırılması ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin uygulanmasıdır. Bu insanların kurum açma yetkileri ellerinden alınmalı, öğretmen, öğrenci ve devleti kandırarak kârları üstüne kâr katmaları bir an önce engellenmelidir” ifadelerini kullandı.
Bu mücadele birkaç öğretmenin mücadelesi değil, emeğin mücadelesi olduğunu söyleyen Atbaş, “Bu mücadele çocuklarını güvenle okula göndermek isteyen velilerin mücadelesidir. Bu mücadele eğitimin ticari çıkarların değil, kamusal sorumluluğun konusu olması gerektiğini savunan herkesin mücadelesidir. Biz bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Bu mücadelenin takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et