OECD, Türkiye büyüme beklentisini yüzde 3,1’e düşürdü
OECD, Türkiye ekonomisinin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 3,3'ten yüzde 3,1'e düşürdü, 2027 yılı için yüzde 3,8'lik beklentisini korudu.
Görsel: Pixabay
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Haziran 2026 Ekonomik Görünüm Raporu'nda küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Raporda, Ortadoğu'da süren çatışmaların enerji piyasaları üzerindeki etkilerine dikkat çekilirken, Türkiye'nin 2026 yılı büyüme tahmini de aşağı yönlü güncellendi. OECD ayrıca, enflasyondaki düşüşün beklenen düzeyde gerçekleşmemesi halinde Merkez Bankasının faiz artırımı yapması gerekebileceğini belirtti.
OECD'nin "Baskı Altında" başlığıyla yayımladığı raporda, yılın ilk döneminde yapay zeka yatırımları, güçlü finansal koşullar ve ticaretteki gerilimlerin azalmasının küresel ekonomiyi desteklediği ifade edildi. Ancak Ortadoğu'da yaşanan çatışmaların enerji piyasalarında yeni belirsizlikler yarattığı vurgulandı.
Rapora göre Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat sorunları ve enerji altyapısında meydana gelen hasarlar; petrol, doğal gaz, gübre ve çeşitli sanayi girdilerinin fiyatlarında yükselişe neden oldu. OECD, bu gelişmelerin küresel büyüme üzerinde baskı yarattığını ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilediğini kaydetti.
Kuruluşun temel senaryosuna göre dünya ekonomisinin büyüme hızı 2025'te yüzde 3,4 seviyesindeyken 2026'da yüzde 2,8'e gerileyecek. Küresel büyümenin 2027 yılında ise yüzde 3,1 seviyesine çıkması bekleniyor. G20 ülkelerinde yıllık enflasyonun 2026'da yüzde 4'e yükseleceği, 2027'de ise yüzde 3,1'e ineceği öngörülüyor.
OECD, çatışmaların uzaması durumunda küresel ekonomide daha sert bir yavaşlama yaşanabileceği uyarısında da bulundu. Alternatif senaryoya göre enerji arzındaki sorunların 2027'ye kadar devam etmesi halinde küresel büyüme 2026'da yüzde 2,1'e, 2027'de ise yüzde 1,8'e kadar gerileyebilecek. Böyle bir durumda bazı ekonomilerin resesyona yaklaşabileceği, işsizliğin yükselebileceği ve enflasyon baskılarının artabileceği belirtildi.
Türkiye için büyüme tahmini düşürüldü
OECD, Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 büyüme beklentisini mart ayındaki ara rapora göre aşağı çekti. Kuruluş, daha önce yüzde 3,3 olarak açıkladığı büyüme tahminini yüzde 3,1'e indirirken, 2027 yılına ilişkin yüzde 3,8'lik öngörüsünü korudu.
Raporda, yüksek enerji ve emtia maliyetleri ile sıkı finansal koşulların kısa vadede iç talebi baskıladığı belirtildi. Buna karşın 2026'nın sonlarına doğru tüketici güvenindeki toparlanma ve faizlerde beklenen düşüşün tüketim ve yatırımları destekleyebileceği ifade edildi.
OECD, enflasyondaki gerilemenin yeniden hız kazanmasıyla birlikte yıllık tüketici enflasyonunun 2027'nin ilk yarısında yüzde 20'nin altına düşeceğini, yıl sonunda ise yüzde 15 seviyesine gerileyeceğini tahmin etti.
Raporda ayrıca enflasyondaki düşüşün son dönemde yavaşladığına işaret edildi. Nisan 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,4 seviyesinde gerçekleştiği, ocak ayında ise yüzde 30,7 olduğu hatırlatıldı. Çekirdek enflasyondaki gerilemenin sınırlı kaldığı, üretici enflasyonunun ise geçen yıla kıyasla yükseldiği belirtildi.
OECD'den faiz mesajı
Raporda para politikasına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. OECD, Orta Doğu'daki çatışmaların ardından faiz indirimlerinin durdurulduğunu hatırlatarak, enflasyon beklentilerinin halen Merkez Bankası hedefinin üzerinde bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle sıkı para politikasının sürdürülmesinin önem taşıdığı vurgulandı.
Kuruluş, enflasyondaki gerilemenin beklenenden daha yavaş gerçekleşmesi halinde Merkez Bankasının politika faizini artırması gerektiğini belirtti. Raporda, yüksek emtia fiyatlarının etkisinin azalmasıyla birlikte politika faizinin kademeli olarak düşebileceği ve 2027 sonunda yüzde 20 seviyesine gerileyebileceği öngörüsüne de yer verildi.
OECD ayrıca Merkez Bankasının kur üzerindeki baskıları sınırlamak amacıyla önemli miktarda döviz ve altın rezervi sattığını, rezervlerin nisan ayında kısmen toparlandığını kaydetti. OECD'ye göre Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu başlıca risklerden biri Ortadoğu kaynaklı enerji fiyatlarındaki yükseliş.
Raporda, Türkiye'nin net enerji ve gübre ithalatçısı olduğu hatırlatılarak yüksek enerji fiyatlarının hem cari açık hem de enflasyon üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi. Bununla birlikte Türkiye'nin petrol, doğal gaz ve gübre ithalatının önemli bölümünün doğrudan Basra Körfezi'nden gelmemesi nedeniyle arz risklerinin sınırlı olduğu ifade edildi.
Kuruluş, Avrupa ekonomilerinde yaşanabilecek olası bir yavaşlama ile Çin'in üçüncü pazarlardaki rekabet baskısının da Türkiye'nin ihracatı açısından risk oluşturduğunu değerlendirdi.
OECD, maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklemeyi sürdürmesi gerektiğini belirtti. Rapora göre bütçe açığının 2025'teki yüzde 2,9 seviyesinden 2027'de yüzde 3,4'e yükselmesi beklenirken, kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 24 düzeyinde kalacağı tahmin ediliyor.
(Ekonomi Servisi)
Evrensel'i Takip Et