Isın Cam ve İlke Mühendislik'teki hak kayıpları Mecliste: 'İşçilerin hakları ödenmeden fabrika varlıkları elden çıkarıldı mı?'
EMEP Milletvekili İskender Bayhan, Dudullu Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren İlke Isın Cam Sistemleri ve İlke Mühendislik şirketlerinde çalışan işçilerin yaşadığı hak kayıplarını Meclis gündemine taşıdı.
Fotoğraf: Evrensel
Zeliha Irmak
[email protected]
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren İlke Isın Cam Sistemleri ve İlke Mühendislik şirketlerinde işten çıkarılan işçilerin ödenmeyen ücret, kıdem ve ihbar tazminatları ile sendikal haklarına ilişkin iddiaları Meclis gündemine taşıdı. Bayhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Fotoğraf: EMEP
Bayhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, işçilerin ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini, ayrıca sendikal örgütlenme sürecine ilişkin çeşitli iddiaların bulunduğunu belirtti.
Önergede, işçilerin 18 Mayıs 2026 tarihinde işyerinin faaliyetlerini durdurduğu gerekçesiyle işten çıkarıldığı, ancak fesih tarihine kadar oluşan ücret ve tazminat alacaklarının ödenmediği ifade edildi. İşçilerin fabrikanın kapanacağını şirket yönetiminden değil, fabrikaya gelen alacaklılardan öğrendiği, işten çıkarıldıklarını ise SGK'dan gelen "Kod-17" bildirimi ve müşterilerden duydukları bilgiler aracılığıyla öğrendikleri aktarıldı.
Bayhan, önergesinde fabrikanın makine, ekipman, stok ve diğer varlıklarının üçüncü kişilere devredildiği ya da işyerinden çıkarıldığı yönünde işçiler tarafından dile getirilen iddialara da yer verdi.
Önergede ayrıca, Kristal-İş Sendikası'nın işyerlerinde örgütlenme çalışması yürüttüğü, Temmuz 2025'te yetki başvurusu yaptığı, ancak işveren itirazları nedeniyle sürecin uzadığı ifade edildi.
Bayhan, Bakan Işıkhan'a şu soruları yöneltti:
- Bakanlığınızın kayıtlarına göre İlke Isın Cam Sistemleri ve İlke Mühendislik’in resmi bir iflas, konkordato veya tasfiye süreci işletmeksizin faaliyetlerini fiilen durdurduğu bilinmekte midir? İşçilerin ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi karşısında Bakanlığınız tarafından başlatılmış herhangi bir inceleme, denetim veya soruşturma var mıdır?
- İşyerindeki makine, ekipman, stok ve diğer varlıkların üçüncü kişilere devredildiği, işyerinden çıkarıldığı veya alacaklı şirketler tarafından fiilen el konulduğu yönündeki bilgiler Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? İşçilerin alacakları ödenmeden işletme varlıklarının elden çıkarılması karşısında Bakanlığınız hangi adımları atmıştır?
- İşçilerin ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer haklarının gaspı her geçen gün kamuoyuna da yansıyan çeşitli örneklerle artmaktadır. Bakanlığınız, işçilerin emeğinin gasp edilmesini engellemek ve işçi alacaklarını güvence altına almak için kısa vadede hangi somut denetim, yaptırım ve güvence mekanizmalarını hayata geçirecektir?
- İşçilerin yıllarca emek vererek yarattığı değerin patronlar ve alacaklılar arasında paylaştırılırken, işçilerin ücret ve tazminatlarının ödenmemesi karşısında Bakanlığınızın tutumu nedir? İşçi alacaklarının patronların ve ticari alacaklıların alacaklarından sonra gelen ikincil bir mesele gibi görülmesini engellemek için Bakanlığınız hangi somut önlemleri alacaktır?
- Kristal-İş Sendikası tarafından söz konusu işyerlerinde yürütülen örgütlenme süreci ve Temmuz 2025 tarihinde yapılan yetki başvurusu hakkında Bakanlığınızın kayıtlarında hangi bilgiler bulunmaktadır? Sendikanın çoğunluğu sağlamasına rağmen işveren itirazları nedeniyle yetki sürecinin uzamasına Bakanlığınız neden müdahale etmemiştir?
- İşverenin sendikal yetki sürecini uzatmak amacıyla yetkisiz mahkemeye başvurduğu bilinmektedir. Patronların sıkça başvurduğu bu yöntemle işçilerin sendikal örgütlenme hakkının, toplu iş sözleşmesi hakkının, iş güvencesinin ve grev hakkının fiilen gasp edilmesine karşı Bakanlığınız bugüne kadar hangi adımları atmıştır?
- İşçilerin sendikal çoğunluğu sağladığı ve Kristal-İş Sendikası’nın yetki başvurusu yaptığı bir süreçte fabrikanın apar topar kapatılması, işçilerin toplu iş sözleşmesi ve grev hakkını kullanmasının önünü fiilen kesmiştir. Bakanlığınız, işyerinin kapatılması ile sendikal yetki sürecinin boşa düşürülmesi arasındaki bu bağlantıya ilişkin herhangi bir inceleme başlatacak mıdır?
- Sendikal yetki süreçlerinin patron itirazlarıyla yıllarca sürüncemede bırakılması, işçileri toplu iş sözleşmesi hakkından mahrum bırakmakta ve patronlara bu süre içinde işçileri işten çıkarma, işyerini tasfiye etme veya üretimi başka biçimlerde sürdürme olanağı tanımaktadır. Bakanlığınız, yetki itirazlarının işçilerin anayasal haklarını ortadan kaldıran bir silaha dönüşmesini engellemek için hangi yasal ve idari düzenlemeleri yapacaktır?
- Şirket sahiplerinden Melek Gülle’nin çeşitli vakıf, dernek ve benzeri yapılarda yöneticilik yaptığı; HÜRDER, AYSİT, AYDOSTER, İLKE AKADEMİ gibi kuruluşlarla ilişkilerinin bulunduğu kamuya açık bilgilerden görülmektedir. Bu ilişkilerin, şirketlerin iş ve çalışma mevzuatına aykırı uygulamaları karşısında kamu denetiminden kaçınmasına veya nüfuz alanı oluşturmasına etkisi olup olmadığı konusunda Bakanlığınız ya da ilgili kamu kurumları tarafından herhangi bir inceleme yürütülmekte midir?
- Söz konusu işyerlerinde çalışan ve ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını tahsil edemeyen işçiler açısından Ücret Garanti Fonu hükümlerinin uygulanması mümkün müdür? Mümkün ise bugüne kadar neden uygulanmamıştır? Mümkün değilse, patronların fiilen faaliyetlerini durdurduğu ancak resmi iflas veya konkordato sürecine başvurmadığı durumlarda işçilerin ücret alacaklarının güvence altına alınması amacıyla Bakanlığınızın yürüttüğü bir mevzuat çalışması bulunmakta mıdır?
- İlke Isın Cam ve İlke Mühendislik işçilerinin yaşadığı hak gaspları, sendikal yetki süreçlerinin patron itirazlarıyla nasıl etkisizleştirildiğini ve grev hakkının daha kullanılmadan nasıl fiilen ortadan kaldırıldığını açık biçimde göstermektedir. Emek Partisinin “Barajsız Sendika, Yasaksız Grev” kampanyası kapsamında on binlerce işçinin imzasıyla Meclise sunduğu kanun teklifi ise tam da bu sorunlara çözüm getirmeyi amaçlamasına rağmen hâlen bekletilmektedir. Bakanlığınız, işçilerin sendikal hak ve özgürlüklerini güvence altına alacak, sendikal barajları ve grev yasaklarını kaldıracak bu teklifin Meclis gündemine alınması için herhangi bir girişimde bulunacak mıdır? On binlerce işçinin talebiyle Meclise taşınan bu teklif daha ne kadar bekletilecektir?
Evrensel'i Takip Et