Prof. Dr. Mehmet Sıkı: Kuraklık ve kirlilik İzmir Kuş Cenneti’ni yok ediyor
İzmir Kuş Cenneti’nin kuraklık, kirlilik ve idari belirsizlikler nedeniyle tehlike altında olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Sıkı, ekosistemin yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir — Gediz Nehri’nin kirliliği ve arıtılmadan nehre salınan sanayi atıkları, deltadaki su kalitesinin bozulmasına neden olmaya devam ediyor. Gediz Deltası’ndaki kirlilikten payını, alandaki kuşlar ve sudaki organizmalar da almaya başladı.
Geçmişte uygulanan su tahsis protokollerinin iptal edilmesi veya ihmal edilmesi nedeniyle sazlıklara giden su kaynakları kesilirken, sazlıkların kurumasına ve tatlı su girişinin yetersiz kalmasına yol açıyor. Tatlı su girişinin yetersiz kalmasının, başta kuşların yuvalama alanı olan sazlıkların tamamen kurumasına yol açtığını belirten Prof. Dr. Mehmet Sıkı ile Kuş Cenneti’ni ve geleceğini konuştuk.
Kuraklık ve endüstriyel kirlilik
İzmir Kuş Cenneti ve Gediz Deltası’nda yaşanan tehlikelere dikkat çeken Prof. Dr. Sıkı, deltayı bekleyen en büyük tehlikelerin başında kuraklık, su kaynaklarının kesilmesi, endüstriyel kirlilik, imar baskısı ve yönetimsel ilgisizlik olduğunu dile getirdi.
Deltanın, beraberinde de Kuş Cenneti’nin ekolojik dengesinin bozulduğunu belirten Sıkı, “Yaban hayatı siyasi süreçlere alet ediliyor. Bölgedeki kritik tehditlerinin arasında da yapay adaların zarar görmesi geliyor. Dünyanın en büyük yapay üreme adalarından biri olan Flamingo Adası, susuzluk ve bakımsızlık nedeniyle fiziki zarar görüyor” dedi.
Bakanlık protokolü iptal edildi
İzmir Kuş Cenneti olarak bilinen bölgenin; ilk defa 1982 yılında koruma ve üreme sahası ilan edildiğini belirten Prof. Dr. Sıkı, “Aynı bakanlık sazlıklara deniz suyu verilmek istendiğinde sessiz kalmış. Bakanlığa yaptığım başvuru sonucu bu proje iptal edildi. Daha sonraki yıllarda kuş cennetinin çevresindeki yerlere; tersane, liman yapılmak, değişik yerler imara açılmak istendi. Geçmişte uygulanan su tahsis protokollerinin iptal edilmesi veya ihmal edilmesi nedeniyle sazlıklara giden su kaynakları kesildi. Tatlı su girişinin yetersiz kalması, başta kuşların yuvalama alanı olan sazlıkların tamamen kurumasına yol açmaktadır” bilgisini paylaştı.
“Statü kaldırıldı, kuş cenneti sırtından hançerlendi”
Prof. Dr. Mehmet Sıkı, 1985, 1999 ve 2002 yıllarında 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmesini sağlayarak tehlikeyi durdurduklarını ifade eden Prof. Dr. Sıkı, “Orman Bakanlığı 2007 yılında Çamaltı Tuzlasının özelleştirilmesini gündeme getirdi. Bakanlık, 1994 yılında ilan ettiği Yaban Hayatı Koruma Sahası statüsünü kaldırarak kuş cennetini sırtından hançerledi ve Çamaltı Tuzlasının özelleştirilmesinin önünü açtı. Koruma altındaki sulak alan statüsüne rağmen, deltanın çevresi ve tampon bölgeleri sürekli olarak yapılaşma ve imara açılma tehdidi altında kaldı. Bölgedeki sanayi tesislerinin genişleme talepleri ve geçmişte Çiğli Kaklıç Askeri Havaalanı uçuş rotalarının kuşları ürkütmesi gibi lojistik baskılar alanın huzurunu bozdu” dedi.
Bakanlık protokolü tek taraflı iptal etti
Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın Mayıs 2017'de İzmir Kuş Cennetini Koruma ve Geliştirme Birliği (İZKUŞ) ile imzaladığı iş birliği protokolünü tek taraflı olarak feshettiğinin altını çizen Prof. Dr. Sıkı, “Protokolün iptalinin ardından hukuki süreç başlattım. Bunun sonucunda uzun yıllar çalışma yürüttüğüm İzmir Kuş Cenneti’ne girmem yasaklandı. İZKUŞ yönetiminde yer alan İzmir Büyükşehir Belediyesi ve dönemin muhalefet milletvekilleri, feshin siyasi sebeplerle yapıldığını belirterek konuyu TBMM gündemine taşıdı. Ne olduysa 2017 yılından sonra oldu. İzmir kuş cennetinin mali, personel ve ekipman güçleri ortadan kalktı” ifadesini kullandı.
"Kuş Cenneti ihya değil imha edildi"
Kuş Cennetinin ihya değil imha edilmesinin önünün açıldığını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Sıkı, “Sazlıklar beş yıldan bu yana kuruyor, flamingo kuluçka adası küçülüyor, Tepeli Pelikanlar Homa Dalyan’ında üreyemiyor ve alanın korunması için yeterli personel ne yazık ki yok. Kuş cenneti kaderine terk edilmemeli. İlk etapta İZKUŞ Birliği hemen tekrar canlandırılmalıdır. Burası politikaya kurban edilmemeli ve DSİ- DKMP arasındaki su sağlama protokolleri yenilenerek devreye sokulmalıdır. Sonuç olarak İzmir'in doğal, kültürel ve eğitim alanına tekrar kazandırılabilir” çağrısı yaptı.
Prof. Dr. Mehmet Sıkı'nın İzmir Kuş Cenneti’nin korunması ve kurtarılması için önerileri:
- Delta içindeki tatlı suyun kurumaması için alana yeterli tatlı su sağlanması şarttır.
- Bölgedeki yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının yasadışı kullanımları denetlenmelidir.
- Kuş Cenneti tatlı su ekosistemini oluşturan sazlıkların ve sucul alanların kurtarılması için bölgede aşırı su tüketen istilacı türler (okaliptüs ağaçları) temizlenmelidir.
- Dünyanın en büyük yapay üreme adalarından biri olan Flamingo Adası'nın susuzluk ve bakımsızlık nedeniyle zarar görmesi önlenmelidir
- Gediz Nehri, güzergahındaki fabrikaların kimyasal atıklarından arındırılmalıdır.
- Koruma altındaki sulak alan statüsüne rağmen, deltanın çevresi ve tampon bölgelerinin sürekli olarak yapılaşmaya ve imara açılma tehdidi ortadan kaldırılmalıdır.
Evrensel'i Takip Et