Akbelen direnişçisi Esra Işık'ın davası 22 Haziran'a ertelendi
Akbelen Ormanı çevresindeki acele kamulaştırma kararına karşı çıkan Esra Işık'ın yargılandığı davada tutuksuz yargılamanın sürmesine karar verildi. Mahkeme, duruşmayı 22 Haziran'a erteledi.
Akbelen Ormanı çevresindeki acele kamulaştırma kararına karşı çıkan İkizköylü Esra Işık’ın yargılandığı dava 22 Haziran'a ertelendi.
Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı'ndaki kömür madeni için acele kamulaştırma keşfi sırasında “görevi yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlilerine hakaret” suçlamalarıyla 31 Mart’ta tutuklanan, 42 gün sonra tahliye edilen Esra Işık’ın davasında tutuksuz yargılamaya devam kararı verildi.
Duruşmayı BirGün’e değerlendiren avukat İpek Sarıca, duruşmanın gergin başladığını, hâkimin basın emekçileri de dahil olmak üzere ayakta kalanları salondan dışarı çıkarttırdığı söyledi. "Tahkikat talebimize dair beyanlarımızı dahi sunamadık. İtirazımız olduğunu söylediğimizde hakkımızda gözlem tutanağı tutuldu. Bunun gibi usulsüzlükler yaşandı ve ardından tanıklar dinlendi” diyerek sözlerine devam eden Sarıca, "dosyada olay anında bir keşif yapıldığı iddia ediliyor. Keşif yapıldığına dair ise tutanak yok. Esra’nın engellediği söylenen keşfin tutanağı yok ortada, bulamıyoruz. Dolayısıyla eksik olan hususların giderilmesine dair talebimizi sunduk. Bir sonraki duruşma 22 Haziran’a ertelendi" diye konuştu.
"Bizim için önemli olan toprağımızın, zeytinlerimizin yaşaması"
Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Esra Işık, verdikleri mücadelenin yalnızca kendi köyleri için değil, toprağın, üretimin ve yaşam alanlarının korunması için yürütüldüğünü söyledi. Memleketini, köyünü ve zeytinliklerini savunmanın suç olmadığını vurgulayan Işık, “Ben bu ülkenin bir karış toprağı için canımı bile veririm, yine veririm. Bizim için önemli olan yargılamalar değil; toprağımızın, zeytinlerimizin yaşaması, köylünün mağdur edilmemesi, emeğinin çalınmaması” dedi.
Duruşmaya büyük bir acıyla geldiğini belirten Işık, 10 gün önce hayatını kaybeden büyükannesinin köydeki talan edilmiş zeytinlikleri görerek yaşamını yitirdiğini anlattı. Büyükannesini toprağa verirken bir gün mezarların taşınmak zorunda kalıp kalmayacağını düşündüklerini söyleyen Işık, “Bu acıyı köylülere yaşatmak reva mı? Toprağımızı savunmak suç değil. Yargılayacaksanız yargılayın ama biz toprağımız için mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Işık son olarak, “Ben bu ülkenin bir genciyim. Sadece kendi geleceğimi değil, bu memleketin geleceğini savunuyorum. Ülkenin kalkınmasını en çok biz isteriz. Ancak yapılanlar halkın değil, şirketlerin çıkarına hizmet ediyor. Sesimizi duyun, bu feryada kulak verin” dedi.
(Haber Merkezi)
Evrensel'i Takip Et