31.05.2026 11:04

Can Atalay, Silivri'den yazdı: Gezi günlerinin 'hissiyatı' artık somut gerçeğimizdir

Silivri'den yazan Can Atalay, “Gezi Ruhu 13’üncü yılında, bizlere toplumsal muhalefetin nasıl güçlü bir demokratik dalgaya dönüşeceğini söylüyor: Her toplumsal ve siyasal hareketin kendini göreceği özgürlükçü ve çoğulcu bir aradalık…" dedi.

Can Atalay, Silivri'den yazdı: Gezi günlerinin “hissiyatı” artık somut gerçeğimizdir

Fotoğraf: MA

Tutuklu Hatay Milletvekili Can Atalay, Gezi Direnişi'nin 13. yılında Silivri'den kaleme aldığı yazısında iktidarın muhalefete karşı operasyonlarına değindi. Atalay, "Gidişata 'dur' diyecek olan yurttaşın, bütün toplumsal, siyasal örgüt ve hareketlerin dik duruşudur. Toplumsal muhalefetin dayanışması umut vericidir. 19 Mart 2025’ten bu güne var olan demokratik yurttaş hareketliliği önemlidir, dayanak noktasıdır" diye ifade etti.

Can Atalay, BirGün için kaleme aldığı yazısında şunları kaydetti:

"Bir yıl önce, Gezi’nin 12’nci yılında BirGün’e “içeriden” yazdım. 13’üncü yıldönümünde de “içeriden” yazmak nasipmiş. Kent merkezinde kalan son müşterek kamusal yeşil alanı savunmak üzere başlayan ve herkesin kendi itirazıyla tüm ülkede yaygınlaştırdığı Gezi’yi ve Gezi’nin demokratik, özgürlükçü, çoğulcu, direnişçi geleneğini selamlıyorum.

Marx “kitlelerin içgüdüsü”nden söz ediyor. Gezi günlerinde milyonlar, olanı protesto ediyor, aynı zamanda olacakları da seziyordu. Demokratik ve sol çevreler için gidişat öngörülüyordu. Toplumsal muhalefeti uyarıyordu. Demek ki, milyonların alanlara akması için Gezi’de ağaca sarılan gençlerin demokratik duruşunun etkileyiciliği gerekiyormuş. Çünkü Gezi; birbirinden farklı itirazların, her itiraza alan açan özgürlük ve çoğulculuk üzerinden yan yana gelerek ortak duruşun başarılabileceğini gösterdi.

On üç yılın özetini yapmayacağım. Milyonların Taksim Gezisi simgeselliği çevresinde hareketlenmesi üzerine çokça yazdım, duruşma salonlarında çokça konuştum. Tekraren ve önemle, dayanışma duygusuyla alanlarda olan milyonların; Gezi’nin aşağıdan, özgürlükçü, itirazı olan herkese açık çoğulcu tarzından etkilenmelerinin ülkemiz tarihindeki en özgün halk hareketini yarattığının altını çizmek isterim.,

Gidişatın acayip alametler gösterdiği “hissiyatı” görülüyor ki AKP saflarında da epeyce yaygınmış. Sonrasında AKP’den kopan çevreler, Gezi dönemine ve AKP’nin 2012-2013’de yeni bir yola girdiğine atıfta bulunuyorlar. Bu tarihleri milat olarak belirtiyorlar.

Gezi’yi mahkûm etmek için mahkemeler kuruldu. Çok ağır cezalar verildi. Ders kitaplarında karalandı. Ülkenin bugünlere kadar süren ve daha da süreceği de öngörülen ekonomik krizinin sorumlusu olarak gösterildi. Velhasıl Gezi, her vesileyle, her yolla ve yöntemle, her düzeyden temsiliyetle sistematik karalamaların hedefi oldu ve olmaya da devam ediyor. Toplumsal hafızadan silinme ve sindirilme faaliyeti dur durak bilmiyor.

Gezici kitlelerin “hissettiği” otoriter yükselişin durdurulamaması üzerinde önemle durmalıyız. Ancak Gezi’nin bakiyesini böylesi bir başarısızlık üzerinden okumak hem otoriterliğin yükseliş döneminde hem de uzunca bir dönem toplumsal süreçlerde ilham kaynağı olan/olacak Gezi’ye haksızlık olur. Bunca bitmez tükenmez taarruzun ve endişenin nedeni acaba Gezi’nin her dönemeçte milyonlara hatırlattıkları, yaşamlarındaki en güzel anıları, kendilerini tam bir yurttaş olarak hissetmeleri olmasın?

Mitolojide “misafirperver, dost canlısı bir dev” vardır. Misafirlerini güzelce ağırlar, yedirir, içirir. Mutlaka gece yatısına kalmalarını ister. En güzel odada ve en rahat yatakta ağırlar. Yalnızca eğer misafir yatağa kısa geliyorsa çekerek boyunu uzatır, uzun geliyorsa fazlalıklarını keser, budar. Demek ki kaçarı yok; boyu uzun olan da kısa olan da tehlikededir. Gezicilerin “hissettiği” hazırlanan “yatağın” farklı olan herkesin hayrına olmadığıydı.

Gezi’nin 13’üncü yılı, “iktidardan bir daha gitmemek üzere her şeyin yapıldığı” günlerdir. İktidarı kendisine mülk görme hali dur durak bilmiyor. Otoriterliğin sürekliliği için yargı dahil, kurumların seferber edilmesi dahil her alanda ölçüsüz bir keyfilik egemen oldu. Gezi günlerinin “hissiyatı” artık somut gerçeğimizdir.

Durumu “ikili hukuk/ikili işleyiş” olarak tanımlıyorum. Tanımlama yeni bir keşif değil. Otoriter yönetimlerin en temel özelliğidir. Otoriterliğin stratejisinin esası “iktidarımı tartıştırmam”dır. İdari, yargı… Bütün olanaklar yasa, kural tanımaz biçimde kullanılarak iki ayaklı strateji uygulanmaktadır. “İktidarımı tartışmayana alan açarım, iktidara talip olanın boynunu eğene kadar üzerine giderim” yolunu izlemektedir.

Cumhuriyet Halk Partisi ve “mutlak butlan kararı” budur. Tüm siyasal ve toplumsal yaşamımız üzerinedir. Toplumsal muhalefet, mitolojik devin yatağının boyutlarını çok aşmıştır. İktidara göre, butlan ve benzeri her yol ve yöntemle mutlaka budanması gerekir.

Gidişata “Dur” diyecek olan yurttaşın, bütün toplumsal, siyasal örgüt ve hareketlerin dik duruşudur. Toplumsal muhalefetin dayanışması umut vericidir. 19 Mart 2025’ten bu güne var olan demokratik yurttaş hareketliliği önemlidir, dayanak noktasıdır.

“Gezi Ruhu” 13’üncü yılında, bizlere toplumsal muhalefetin nasıl güçlü bir demokratik dalgaya dönüşeceğini söylüyor: Her toplumsal ve siyasal hareketin kendini göreceği özgürlükçü ve çoğulcu bir aradalık…

Bu günleri dayanışmayla hep birlikte aşacağız. Anayasa’yı askıdan indirip, hukuku ve kurumları yeniden ayağa kaldıracağız. Cumhuriyetimizi demokratikleştirerek eşit ve özgür bir Türkiye yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.

Gezi’de yitirdiklerimize milyonlarca Gezicinin sözü olsun."

(BirGün)
31.05.2026 09:05 / Güncelleme: 10:03

Ev, arsa ve dükkan sahipleri dikkat: Emlak vergisinde son gün

Emlak vergisi ilk taksit ödemelerinde süre doluyor. Ödemesini 1 Haziran’a kadar yapmayan mükellefler aylık yüzde 3,7 gecikme faiziyle karşılaşacak. Emlak vergisi ödemesi nasıl gerçekleştirilecek?

Ev, arsa ve dükkan sahipleri dikkat: Emlak vergisinde son gün

Fotoğraf: Jakub Żerdzicki/Unsplash

31.05.2026 10:11

Kılıçdaroğlu'nun PM'sinde yer alan Mehmet Tüm görev almayacağını açıkladı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Parti Meclisi listesinde yer alan eski CHP Milletvekili Mehmet Tüm, "Oluşturulacak yeni MYK’de veya herhangi bir görevlendirmede yer almam mümkün değildir" dedi ve kurultay çağrısı yaptı.

Kılıçdaroğlu'nun PM'sinde yer alan Mehmet Tüm görev almayacağını açıkladı

Fotoğraf: CHP

31.05.2026 00:17

Küba’da gündelik hayat: Sadece elektrik değil, su ve ulaşım da zorda

ABD’nin Küba’ya yakıt ve madeni yağ girişini yasaklayan ablukasının etkisi tek kelimeyle ‘yıkıcı.’ Kübalılar, yakıt olmayınca her şeyin durduğuna dikkat çekerek ambargodan su dahil her şeyin zincirleme olarak etkilendiğini söylüyor.

Küba’da gündelik hayat: Sadece elektrik değil, su ve ulaşım da zorda

Küba'da bir tesiste çalışan işçiler

31.05.2026 10:44 / Güncelleme: 11:07

Eski ABD Adalet Bakanı Bondi, Epstein hakkında ifade verdi

Eski ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Epstein dosyaları konusunda ifade verdi. Bondi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Jeffrey Epstein dosyalarının yayımlanmasındaki rolüyle ilgili soruları yanıtlamayı reddetti.

Eski ABD Adalet Bakanı Bondi, Epstein hakkında ifade verdi
31.05.2026 00:10

Gezi direnişinin 13. yıl dönümü: Gezi Parkı’nda AVM yok, hâlâ ağaçlar var

Gezi direnişinin 13. yılında Gezi tutukluları cezaevinde, adalet arayışı ise sürüyor. Çiğdem Mater’in eşi Murat Utku ve Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz, Gezi’nin haklılığını, cezasızlığı ve direnişin toplumsal hafızadaki yerini anlattı.

Gezi direnişinin 13. yıl dönümü: Gezi Parkı’nda AVM yok, hâlâ ağaçlar var

Fotoğraf: Şevket Şahintaş

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!