31.05.2026 00:10

Gezi direnişinin 13. yıl dönümü: Gezi Parkı’nda AVM yok, hâlâ ağaçlar var

Gezi direnişinin 13. yılında Gezi tutukluları cezaevinde, adalet arayışı ise sürüyor. Çiğdem Mater’in eşi Murat Utku ve Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz, Gezi’nin haklılığını, cezasızlığı ve direnişin toplumsal hafızadaki yerini anlattı.

Gezi direnişinin 13. yıl dönümü: Gezi Parkı’nda AVM yok, hâlâ ağaçlar var

Fotoğraf: Şevket Şahintaş

Eylem Nazlıer
[email protected]


İstanbul – Bugün, Gezi direnişinin 13. Yıl dönümü. İktidar o günden bugüne milyonlarca kişinin dahil olduğu direnişi cezalandırmaya devam ediyor. Bir yandan seneler sonra Gezi halen yargılamalara konu olurken direniş sırasında katledilen yurttaşların dosyalarında ise cezasızlık hakim. Gezi tutukluları ise cezaevlerinde yüzlerce günü devirdi. Osman Kavala 3 bin 133 gündür; Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater ise 1497 gündür tutuklu bulunuyor.

Gezi direnişinin 13. yıl dönümünde, Gezi davası kapsamında 18 yıl hapis cezası verilerek tutuklanan Sinemacı Çiğdem Mater’in eşi Gazeteci Murat Utku ve katledilen Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz ile konuştuk.

"Herkes Gezi’nin haklılığının farkında"

Murat Utku, eşinin 4 yılı geride bırakan tutukluluk sürecini ve yıllardır süren hukuksuzluğu anlattı. Çiğdem Mater’in özellikle Gezi’nin yıl dönümlerinde ayrıca bir açıklama yapma ihtiyacı hissetmediğini dile getiren Utku, “Çiğdem özellikle Gezi’nin yıl dönümlerinde ekstra bir duyarlılık sergileme ihtiyacı hissetmiyor. Çünkü Gezi zaten haklılık üzerinden ortaya çıkmış bir toplumsal hareketti. Kendini de o haklı insanların arasında görüyor. Bu nedenle ayrıca bir mesaj verme ihtiyacı duymuyor. Çünkü bu meseleyle ilgilenen, çalışan, takip eden herkes Gezi’nin haklılığının farkında” dedi. 25 Nisan itibarıyla Çiğdem Mater’in dört yıllık tutukluluk süresini doldurduğunu hatırlatan Utku, “Çiğdem bu dört yıl boyunca hukukun gerçekten uygulanacağı güne dair umudunu kaybetmedi” diye konuştu.

Fotoğraf, @freecigdemmater Twitter hesabından alınmıştır

Fotoğraf, @freecigdemmater Twitter hesabından alınmıştır

"İktidar için kin meselesi"

Gezi direnişi sırasında yaşanan polis şiddeti ve ölümlerle ilgili birçok dosyada cezasızlık tartışmaları sürerken, Gezi davası tutuklularının hâlâ cezaevinde olmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Utku, iktidarın Gezi’ye hukuki değil siyasi bir anlam yüklediğini söylüyor: “Bu aslında bir kin ve öfke meselesi. Aynı zamanda toplumsal hareketlerin, insanların bir araya gelmesinin iktidar üzerinde ne kadar etkili olduğunun ve onları ne kadar korkuttuğunun da göstergesi. Milyonlarca insanın katıldığı bir hareketi üç-beş kişinin organize ettiği iddiasıyla insanları hapsettiler.” Çiğdem Mater’in dava sürecinin önemli bir bölümünde Almanya’da bulunduğunu anlatan Utku, ilk beraat kararının ardından Mater’in yarım kalan bir belgesel projesini sürdürmek için Hamburg’a gittiğini, ancak dava yeniden açıldığında Türkiye’ye geri döndüğünü vurguluyor: “Çiğdem projeyi bitirir bitirmez Türkiye’ye döndü. Çünkü davaya katılmak, ne olduğunu görmek ve adalet aramak istiyordu. Burada olmak daha doğruydu. Çiğdem de böyle düşündü. Çünkü mesele sadece kendi özgürlüğü değildi. Aynı zamanda hukukun ve adaletin savunulmasıydı.”

"Beraber hareket edebildiğimizi gördük"

Gezi’nin toplum açısından taşıdığı anlamın unutulmaması gerektiğini vurgulayan Utku, Gezi direnişinin farklı kesimlerden insanların birlikte hareket edebildiğini gösterdiğini söylüyor: “Gezi toplumun bir araya gelebildiğini gösterdi. Gençlerin, yaşlıların, çocukların bile birlikte hareket ettiğinde ne kadar güçlü olabileceğini gösterdi. İnsanlar iktidara ‘Biz buradayız’ diyebildi. Bu çok önemliydi. İktidarın çekinebileceği şeyler olduğunu gösterdi Gezi. Çünkü her istediğini yapabilen bir iktidar görüntüsü vardı. Gezi bu algıyı kırdı.” Murat Utku, Çiğdem Mater’in Gezi’ye dair sık sık hatırlattığı bir cümleyi de dile getiriyor: “Gezi Parkı’nda hâlâ ağaçlar var. Orada bir AVM yok.”

"Katiller dışarıda, avukatlarımız içeride"

2013’te Gezi direnişi sırasında Eskişehir’de polisler ve ellerinde sopalar olan sivil kişiler tarafından dövülerek katledilen 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz, oğlunun ölümünün üzerinden geçen 13 yıla rağmen adaletin sağlanmadığını söylüyor: “Evladımızı kaybettik ama bizi en çok yakan şey cezasızlık oldu.” “Bugün bayram ama bizim bayrama dair hiçbir şeyimiz kalmadı” ifadelerini kullanan Korkmaz “Göz göre göre dört polis ve dört sivil tarafından oğlum darbedildi, ölümüne sebep olan katiller cezalandırılmadı. Çocuklarımız daha özgür bir ülkede yaşamak, düşüncelerini özgürce ifade edebilmek için sokağa çıktı ama bedeli çok ağır oldu. Gezi bize büyük bir acı bıraktı” dedi.

Fotoğraf: MA

Fotoğraf: MA

Ali İsmail’i darbedenlerin görüntülerden kendileri olduklarını itiraf ettiğini hatırlatan Korkmaz, yıllardır verdikleri adalet mücadelesinin yalnızca kendi çocukları için olmadığını söylüyor. Oğlunun geri gelmeyeceğini bildiğini ama başka analar ağlamasın, başka çocuklar öldürülmesin diye mücadele ettiklerini belirten Korkmaz “Ama görüyoruz ki hâlâ anneler ağlıyor, hâlâ çocuklar katlediliyor. Ve hiçbir ceza verilmiyor. Bugün de gençler sokak ortasında işkenceye uğruyor. Sokağa çıkanlar darbediliyor, gözaltına alınıyor. Bir baskı politikası uygulanıyor. Oysa bizim çocuklarımız yanlış hiçbir şey yapmadı” tepkisini gösterdi. Gezi tutuklularına da değinen Korkmaz, özellikle gönüllü avukatlık yapan TİP Milletvekili Can Atalay’ın tutukluluğuna tepki gösteriyor: “Can Atalay bütün mağdurların avukatıydı. Gönüllü olarak mücadele etti. Milletvekili olmasına rağmen yıllardır cezaevinde. Hiçbir suçu olmadan cezaevinde Gezi tutsakları var ama katiller dışarıda dolaşıyor.”  Ali İsmail’in ardından kurdukları vakfın kendisini hayatta tuttuğunu anlatan Emel Korkmaz, oğlunun hayallerini yaşatmaya çalıştıklarını anlattı. EmelKorkmaz “Ali İsmail eğitim görecekti. Üniversitede daha birinci sınıf öğrencisiydi. Ama maalesef 19 yaşında kaldı. Ali İsmail’in hayalleri vardı. Üniversiteye hazırlanırken çocukları toplar, onlara kitap okuturdu. En iyi okuyana küçük hediyeler alırdı. Ben de ‘Oğlum sen yetişemezsin’ derdim. Ama o ‘Önemli olan maddiyat değil maneviyat’ derdi. Biz sadece evde oturup gözyaşı dökseydik Ali İsmail’in kemiklerini sızlatırdık. Gençlere burs veriyoruz, eğitimlerine destek oluyoruz. Bu beni güçlü tutuyor, hayatta kalmamı sağlıyor.”

Gezi yeni direnişlerde yaşıyor

Her ne kadar iktidar, Gezi direnişini cezalandırmaya, toplumsal kutuplaşmayı Gezi direnişi üzerinden perçinlemeye devam etmeye çalışsa da direniş sürecinde sembol haline gelmiş kimi sloganlar, semboller yeni direnişlerde kendini gösteriyor. Örneğin mart eylemlerinde. Saraçhane’den ODTÜ’ye kadar sık sık rastlanan “Çapulcuların çocukları büyüdü” pankartları, 2013’te ancak ‘aklı eren’ gençlerin bundan 13 sene önce gerçekleşmiş direnişi nasıl sahiplendiğini gösteriyor.

Fotoğraf: Nisa Sude Demirel/Evrensel

Fotoğraf: Nisa Sude Demirel/Evrensel

CHP’ye mutlak butlan kararının ardından TOMA’ları durduran yurttaşların görüntüleri, sık sık Gezi’deki görüntülerle karşılaştırılıyor. Toplumsal hareketlere dönük polis şiddeti artarak devam etse de bunun karşısında biber gazına, copa karşı Gezi’de popülerleşmiş besteler de bir sonraki nesil tarafından aynı melodilerle söyleniyor.

30.05.2026 13:10

Bakırhan'dan Köln'de 'yasal düzenleme' açıklaması: Dağdakiler inecek, sürgündekiler dönecek

Köln'de konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, temmuz ayında açıklanmasını bekledikleri yasa tasarısına dair, "Sürgündekiler dönecek, siyasi tutsaklar özgürleşecek" dedi.

Bakırhan'dan Köln'de 'yasal düzenleme' açıklaması: Dağdakiler inecek, sürgündekiler dönecek

Fotoğraf: Evrensel

30.05.2026 14:44

Liverpool'da beklenmedik ayrılık

İngiltere Premier Lig ekibi Liverpool FC, teknik direktör Arne Slot ile yolların ayrıldığını duyurdu. Kulüp, yeni teknik direktör arayışlarına başlandığını açıkladı.

Liverpool'da beklenmedik ayrılık

Fotoğraf: Pixabay

30.05.2026 13:40

Başkavak’ta yarım kalan köy evleri tepki çekiyor: Depremzedelerin konut bekleyişi sürüyor

Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Başkavak Mahallesi’nde, 6 Şubat depremlerinin ardından yapımına başlanan 47 köy evi aradan geçen zamana rağmen tamamlanmadı.

Başkavak’ta yarım kalan köy evleri tepki çekiyor: Depremzedelerin konut bekleyişi sürüyor

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!