CHP İlke ve Demokrasi Hareketi’nden ‘mutlak butlan’ tepkisi: 'Kararı yok hükmünde sayıyoruz'
CHP İlke ve Demokrasi Hareketi Sözcüsü Örsan Kunter Öymen, “mutlak butlan” kararını kabul etmediklerini belirterek, kararın parti delegelerinin ve üyelerinin seçme-seçilme hakkına müdahale anlamına geldiğini kaydetti.
Fotoğraf: ANKA
CHP İlke ve Demokrasi Hareketi (İDH) Kurucu ve Sözcüsü Örsan Kunter Öymen, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararına dair yazılı açıklama yaptı. Öymen, söz konusu kararı kabul etmediklerini ve yok hükmünde saydıklarını belirtti.
Açıklamasında kararın hukuka aykırı olduğunu belirten Öymen, bunun CHP’nin iç işleyişine ve parti üyelerinin iradesine müdahale niteliği taşıdığını kaydetti. Öymen, iktidarın daha önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik süreçlerle muhalefetin aday belirleme hakkına müdahale ettiğini hatırlatırken "AKP ‘hükümeti’ 21 Mayıs 2026 ‘mutlak butlan’ darbesiyle de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ‘görevden almış’, yerine CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘kayyum’ olarak ‘atayarak’ CHP delegelerinin ve üyelerinin seçme ve seçilme hakkını gasp etmek girişiminde bulunmuştur" dedi.
Öymen, kararın yalnızca CHP’ye değil, demokrasiye, hukuk devletine ve halk iradesine yönelik bir müdahale olduğunu söyleyerek, CHP’nin tarihsel misyonuna ve kurucu değerlerine yönelik bir saldırı olarak değerlendirdi.
Açıklamasında Kemal Kılıçdaroğlu’na da yer veren Öymen şunları kaydetti:
"Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanı olduğu 13 yıl boyunca CHP, beş milletvekilliği seçimini, dört cumhurbaşkanlığı seçimini, iki belediye seçimini ve iki referandumu kaybederek; ana muhalefet partisi olarak 13 yılda 13 seçim kaybederek bir dünya rekoru kırmıştır. Kılıçdaroğlu’nun ‘CHP’nin başına’ hukuka aykırı bir biçimde getirilmesi bir taraftan CHP’yi bölmek, parçalamak ve zayıflatmak; bir taraftan da AKP’nin iktidarını sürdürmesini amaçlamaktadır. Kılıçdaroğlu’nun AKP’nin kendisine sunduğu yetkiye dayanarak CHP’nin avukatlarını görevden alması, partinin meşru yönetiminin partinin hesaplarına erişimini engellemesi, partinin tüm lojistik olanaklarına el koyması, CHP Genel Merkezi’ni AKP diktatörlüğünün polis güçlerine bastırması, kurultay sürecini zamana yayması, genel başkanın, cumhurbaşkanı adayının, Parti Meclisi üyelerinin belirlenmesiyle ilgili bir pazarlığa hazırlanması kabul edilebilir bir durum değildir."
"Arınma çağrısı samimi değil”
Öymen, Kılıçdaroğlu’nun “ahlaki arınma” söylemini de eleştirerek, “Kılıçdaroğlu’nun masumiyet karinesini yok sayarak kendisini hakim yerine koymasının ve CHP’de ‘ahlaki arınma’dan söz etmesinin de hiçbir samimiyeti yoktur. Kılıçdaroğlu’nun tek işlevi, Türkiye’de ahlakı ve erdemi yerle bir eden AKP iktidarının devam etmesini sağlamaktır. Adaleti ve erdemi ortadan kaldıran bir iktidarla işbirliği yapmak en büyük ahlaksızlıklardan birisidir" dedi.
Açıklamasının sonunda CHP içindeki tartışmalara da değinen Öymen, "Özellikle son 16 yıldır CHP’de kadrolaşmayla, parti içi demokrasiyle, partinin ilkelerinden ve ideolojisinden uzaklaşılmasıyla ilgili sorunların da ne kadar derinleştiğinin bir göstergesidir. Bu sorunlar zamanında çözülmüş olsaydı bugün yaşananlar yaşanmazdı. Bu nedenle CHP’yi son 16 yıldır yöneten herkesin ciddi bir özeleştiri sürecinden geçmesi gerektiği açıktır" diye belirtti.
(ANKA)
Evrensel'i Takip Et