SASA işçisi: Susmak çözüm değil
Büyük sorunların bile çözülemediği yerde bizim yaşadığımız sorunlar nasıl çözülecek? İş yerinde insan gibi muamele görmek için mücadele eden bir işçi ne yapacak?
Ekran görüntüsü Sasa Polyester tanıtım videosundan alınmıştır.
SASA İşçisi
Bayramın ilk gününden herkese selamünaleyküm. Beni tanımadığınızı düşünebilirsiniz ama aslında sizler beni tanıyorsunuz. Sokakta, mahallede, otobüste, otogarda, hayatın içinde birbirimizin yanından geçip giden insanlarız. Ben de sizlerin yanından geçip giden insanlardan biriyim. İlk bakışta yabancı gibi görünsek de aynı hayatın içindeyiz. Bu yüzden birbirimize sandığımız kadar uzak değiliz.
Birimizin sorunu, dönüp geçmişe baktığımızda aslında hepimizin sorunu. Ben SASA’da çalışan bir mavi yakalıyım. Eminim burada yaşadığım birçok şeyi siz de yaşıyorsunuzdur. İş yerinizde her işe koşturulan, görev tanımı belirsiz olan, kendi işi dışında işler yaptırılan biri olmuşsunuzdur. Haksızlığa uğradığınızda tepki göstermek, hakkınızı aramak istemişsinizdir ama sonuç alamayacağınızı düşünüp içinize atmışsınızdır.
Çünkü evde bizi bekleyen bir hayat var. Ailemiz var. Kira var. Faturalar var. Bizim için bir ay işsiz kalmak bile büyük bir risk. Bu yüzden çoğu zaman susuyoruz. Biriktiriyoruz. İçimize atıyoruz.
Mesela benim iş yerimde lavabolar günde sadece iki kez temizleniyor. Onlarca insanın 24 saat boyunca kullandığı, kötü kokan, hijyenin önemsenmediği bir ortamdan bahsediyorum. Defalarca yönetime söyledik. Sonuç değişmedi.
Ama bir de daha az kişinin kullandığı, daha sık temizlenen, eksiği olmayan yerler var. İnsan ister istemez şunu sorguluyor: Neden? Biz neden daha değersiz görülüyoruz? İnsanca çalışma koşulları istemek lüks değil. Saygı görmek lüks değil. En temel şartların sağlanmasını istemek lüks değil.
Bugün gündeme baktığımızda da şunu fark ediyoruz: İnsanlar ekonomide, çalışma hayatında, adalet duygusunda, geleceğe güven konusunda her geçen gün daha fazla sıkışmış hissediyor. Benim iş yerinde yaşadığım sorunlarla sizin günlük hayatta yaşadığınız sorunlar aslında aynı duyguda birleşiyor: Sesimizi duyuramamak, hakkımızı aradığımızda sonuç alamayacağımızı düşünmek, kendimizi çaresiz hissetmek...
İnsan bazen şunu düşünüyor: Büyük sorunların bile çözülemediği yerde bizim yaşadığımız sorunlar nasıl çözülecek? İş yerinde insan gibi muamele görmek için mücadele eden bir işçi ne yapacak? Geçim derdi, kira, faturalar, gelecek kaygısı arasında insanlar çoğu zaman konuşmak yerine susmayı seçiyor.
Ama susmak sorunları ortadan kaldırmıyor. İçimize attığımız her şey büyümeye devam ediyor.
Belki de birbirimizi daha çok dinlemeye, ortak sorunları daha çok konuşmaya, haklarımızı yasal ve demokratik yollarla birlikte savunmaya ihtiyacımız var. Çünkü bugün yaşadığımız sorunları çözemezsek yarın çocuklarımıza, bizden sonrakilere daha iyi bir hayat bırakmak daha da zor olacak.
Ben sizden farklı biri değilim. Sokakta yanınızdan geçen, otobüste yanınıza oturan, iş çıkışı yorgun şekilde evine dönmeye çalışan insanlardan biriyim. Ve biliyorum ki benim yaşadığım birçok şeyi siz de yaşıyorsunuz.
Evrensel'i Takip Et