Yakalama kararı kamuoyu baskısının ardından çıktı
Sultangazi’de Cemile, çocuğunun yanı başında boşanmak üzere olduğu erkek tarafından 6 kez bıçaklandı. Saldırgan kamuoyu baskısı ile tutuklanabildi. Cemile "Adalet bana yaşarken lazım" diyor.
Sıla Altun
[email protected]
İstanbul – Sultangazi’de Cemile*, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından çocuğunun gözleri önünde altı yerinden bıçaklandı. Saldırının ardından şikayetçi olan Cemile, yaşadıklarını “Adalet bana ben yaşarken lazım” sözleriyle anlattı. Cemile’nin Avukatı Tuğba Lale ise saldırının ardından fail hakkında yakalama kararı çıkarılmadığını ve sürecin kamuoyu baskısıyla ilerlediğini söyledi.
9 Mayıs günü Cemile, boşanma aşamasında olduğu Y. Ö’nün evinde olan 7 yaşındaki çocuğundan bir telefon aldı. Çocuk, evde güvende hissetmediğini söyleyerek annesinden gelip kendisini almasını istedi. Bunun üzerine Cemile, çocuğunu almak için Y. Ö’nün evine gitti. Cemile çocuğunu aldıktan sonra arabayla yola çıktı. Ancak bir üst sokakta Y, aracın önünü keserek arabayı durdurmasını istedi ve çocuğu öpeceğini söyledi. Şoför tarafındaki camın açık olduğunu belirten Cemile, arabayı durdurduğunda Y. Ö’nün açık camdan içeri uzanarak kendisine bıçakla saldırdığını anlattı. Altı bıçak darbesi aldığını ve bunlardan birinin göğsüne, birinin ciğerine ve birinin de boynuna denk geldiğini belirten Cemile, emniyet kemerinin ve sütyeninin bıçak darbelerinin derine inmesini engellediğini söyledi. Kızının da saldırı sırasında kendisini korumaya çalıştığını söyleyen Cemile, saldırının ardından camı kapatıp arabayla uzaklaşmaya çalıştı.
Cemile camı kapattığında Y. Ö’nün önce arabanın kapısını açmaya çalıştığını, açamayınca da elindeki bıçakla arabanın camını kırmaya çalıştığını belirterek, “Neyse ki çocuğa zarar vermedi” dedi. Olay yerinden uzaklaşmaya başladıktan sonra polisi aradığını belirten Cemile, polisin bulunduğu yerde beklemesini istediğini ancak kendisinin beklemek istemediğini söyledi: “Hayır dedim, duramam. Beni takip eder diye korkuyorum, kaldığı yerden devam eder diye.” Daha sonra ambulansı aradığını anlatan Cemile, takip edilmemek için otoban yoluna saptığını ve ambulansı burada beklediğini söyledi. Cemile, hastanedeki tedavisinin ardından avukatıyla birlikte şikayetçi oldu.
Şiddet failine yakalama kararı çıkartılmadı
Cemile’nin Avukatı Tuğba Lale, Cemile’nin hastanedeki tedavisi tamamlandıktan şikayette bulunduklarını ve polislerin nöbetçi savcı ile görüştüğünü söyledi. Polislerin kendilerine, savcının Y. Ö. hakkında yakalama kararı çıkartmadığını, 5-10 gün içinde kendisi gelip ifade vermediği sürece yakalama kararı çıkartacaklarını belirttiğini söyledi. Bu sözler üzerine şok olduklarını belirten Av. Lale, “Nasıl olabilir böyle bir şey? Kadına arabasında saldırıyor, göğüs bölgesinde bıçaklama izleri var, savcı görmedi mi bu raporu?’ diye tepki gösterdik” dedi.
Cemile ise, yakalama kararının çıkartılmadığı gibi birlikte olay yeri incelemesi de yapılmadığını belirtti. Failin müteahhitlik yaptığını, bu nedenle mahallede tanındığını ve bu sürede delilleri istediği gibi karartabileceğini söyledi. Av. Lale ise bu süreçte yaşanan ihlalleri şu şekilde değerlendirdi: “Nöbetçi savcı resmen nasıl kadın düşmanlığı yaparım mantığı güttü, başka açıklaması yok bunun. En basit bir harekette, en ufak bir hırsızlıkta dahi anında her türlü gereken tedbir alınıyorken, ‘15 gün bekleyin, yakalama kararı çıkartacağız’ denildi. Kamera kaydı var mı diye bakmadılar. Muhabirler tespit etmiş görüntüleri, görüntülere o şekilde ulaşıldı.”
‘Babası tutuklanana kadar evden çıkmadı’
Kamuoyu baskısı sonucunda Y. Ö’nün evinin arandığını söyleyen Av. Lale, “Haliyle fail evde yoktu. Silahı var demiştik, haliyle silahı evde bırakıp çıkmamış. Evde bir şey bulunamamış. Sonrasında muhtemelen olayın iyice büyüdüğünün farkına varıp fail kendisi gidip ifade vermiş. Sonra da asıl görevlendirilen savcı tutuklama talep etmiş, şimdi fail tutuklu” dedi.
Av. Lale, yakalama kararının çıkartılmadığı ve failin firari olduğu süreçte Cemile ve kızının diken üstünde yaşamak zorunda bırakıldığını söyledi. Cemile ise yaşadıklarını şu şekilde anlattı: “Gerçekten çok tedirginim. O kadar psikolojim bozuldu ki. Çocuk da bu süreçte çok tedirgindi babası tutuklanana kadar evden çıkmadı. Okula gitmedi. Evde sürekli kapıları kapatıyordu, kilitletiyordu bize. Mesela bir kargo geliyor, tedirgin açıyordum kapıyı.”
‘Adalet bana ben yaşarken lazım’
Cemile, can güvenliği korkusu ile yaşadığını ve adalet talep ettiğini söyledi. “Korkuyorum, bu adam yarım bıraktığı işi tamamlayabilir, bundan korkuyorum. Adalet bana ben yaşarken lazım, öldüğümde değil” ifadelerini kullandı.
Av. Lale ise, 6284 sayılı Kanun’un önemine dikkat çekerek, “6284 sayılı Kanun var, içeriği de iyi. Ama uygulamada yaşadığımız durum açık ve net ortada. Biz bunu bir şekilde basına yansıtmasaydık kadın ne durumda olurdu bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
‘Boşanırsam öldürüleceğimi biliyorum’
Cemile boşanma aşamasında olduğu Y. Ö. ile evliliklerinde sistematik bir biçimde şiddet gördüğünü anlattı. “Şunu dediğimi biliyorum; ben burada niye kalıyorum? Çünkü boşanırsam öldürüleceğimi biliyorum, bu yüzden kalıyorum” diyen Cemile, evlilikleri boyunca şiddetin yalnızca kendisine değil, ailesine de yöneldiğini, babasının Y. Ö. tarafından darbedildiğini ve ailesinin sürekli tehdit edildiğini belirtti.
2024 yılından itibaren düzenli bir biçimde Y. Ö. hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığını belirten Cemile, dönem dönem bu kararların ihlal edildiğini söyledi. 2026 yılının başında, hakkında uzaklaştırma kararı varken Y.Ö’nün ısrarlı takibine maruz kaldığını, çeşitli yollarla Y. Ö’ nün ve ailesinin Cemile ve ailesine yönelik tehditleri sürdürdüğünü ifade etti. Son olarak boşanmaya karar verdiğini 6 Kasım 2025’te avukatıyla birlikte boşanma davası açtıklarını ancak mahkemenin duruşma tarihini ekim 2026’ya verdiğini anlattı.
Çocuklarla görüşme hakkı şiddetin aracı olarak kullanılıyor
Av. Tuğba Lale boşanma davasında mahkemeye, Cemile’nin evliliğin başından beri şiddete uğradığı, ailesinin de şiddetin hedefi olduğunu gösteren deliller sunduklarını belirtti. Boşanma davası açıldıktan sonra çocuk için sosyal inceleme raporu (SİR) düzenlediğini belirten Av. Lale, “Aralık ayında müvekkilim ve çocuğu uzman ile görüştü. Aynı şekilde davalı babayı da arayıp ‘Şu tarihte görüşmeniz var’ diye çağırmış olmalarına rağmen karşı taraf uzmanla görüşme yapmamış. Uzman da karşı tarafla görüşme yapmamış olmasına rağmen muallak bir rapor verdi. Bu arada mahkeme herhangi bir kişisel ilişki düzenlemedi. Sonrasında karşı tarafın talebi üzerine uzmanla görüş sağlandı ve uzmanın sunduğu rapor ‘Babada yatılı kalması uygundur’ oldu. Biz rapora itiraz ettik ama sunduğumuz bunca delile karşılık hiçbir sonuç alamadık. Şimdi ise kişisel ilişki tamamen kaldırıldı. Zaten fail tutuklu ama serbest bırakılırsa da çocukla ilişki kuramayacak” dedi.
Çocuklarla görüşün kadınlara yeniden şiddet uygulamanın bir aracı olarak nasıl kullanıldığını sorduğumuz Av. Lale, “Bu olay anında çocuğa da fazlasıyla şiddet uygulandı. Çocuğun gözlerinin önünde, aynı aracın içinde müvekkilime saldırıyor. Çocuk annesini korumak için annesine sarılmış, engellemeye çalışmış. Çocuğa bıçak darbelerinin denk gelmemesi büyük şans” dedi.
Cemile ise fail Y. Ö. ile çocuğun yatılı kişisel ilişki kurmasını hiç istemediğini belirterek, “Ama hukuk sistemi o şekilde olduğu için yatılı kişisel ilişki kuruldu. Çocuğu gönderirken sürekli onu bul uygulamasından takip ediyordum. Sürekli tetikteydim zaten” ifadelerini kullandı.
* Kadının ismi, güvenlik sebebiyle değiştirilmiştir.
Evrensel'i Takip Et