Pülümür'de madene karşı yapılacak buluşmaya çağrı
Munzur Çevre Derneği'nde Yusuf Topçu, Pülümür’ün Karagöz ve çevre köylerini tehdit eden maden ocağına karşı 28 Mayıs'ta yapılan halk buluşmasına katılım çağrısında bulundu.
Fotoğraf: MA
Dersim – Pülümür ilçesi Karagöz köyü ve çevre köylerinde Dimin Madencilik Şirketi tarafından yapılması planlanan Krom Ocağı projesine karşı çevre örgütleri ve yöre dernekleri, 28 Mayıs'ta Pülümür'de halk buluşması yapacak. Karagöz köyü ile birlikte birçok köyü kapsayan proje, koruma altında olan birçok endemik bitki çeşitliliğini tehdit ediyor. Yapılmak istenen maden ocağına karşı köylüler daha önce de topladığı 2 bine yakın imzayı Tunceli Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne teslim etmişti. Madene karşı mücadelesini sürdüren yöre halkı ve çevre dernekleri 28 Mayıs'ta yapılacak buluşma için hazırlıklarını sürdürüyor.
Mezopotamya Ajansı’ndan Uğurcan Boztaş’a konuşan Munzur Çevre Derneği Dersim Temsilciliği'nden Yusuf Topçu, halk buluşmasına katılım çağrısı yaptı.
Maden ocağının yapılmak istendiği Hel Dağı'nda olan bölgenin hayvancılık ve arıcılığın yoğun yapıldığı bir bölge olduğunu söyleyen Topçu, bölgenin büyük çoğunluğunun maden şirketine ruhsatlandırıldığını aktardı. Çevre dernekleri olarak köylülerle istişareler yaptıklarını ifade eden Topçu, "Gerek Pülümür merkezde, gerekse de Pülümür'ün Karagöz köyünün etrafındaki köyleri gezerek buralardan bilgi topladık. Bölge halkının kesinlikle maden faaliyetini istemediklerini anladık. Bölge halkı bu konuda çevre bilinci olarak da gelişmiş. Yapılan bütün toplantılarda ve konuşmalarımızda maden ocağının kesinlikle hiçbir getirisinin olmadığını, bu alanın bitki çeşitliliği açısından tüm yönleriyle zengin bir bölge, aynı zamanda yabanıl hayatın ciddi anlamda çeşitliliği olan bir bölge olduğunu hem bölge halkı hem bizler de biliyoruz. Dolayısıyla buradan bir örgütleme çıkarmaya çalıştık" dedi.
“Köylülerle birlikte örgütleme yaptık”
Fotoğraf: MA
Halk buluşması için ayrıca Türkiye metropollerinde de çalışma yürüttüklerini aktaran Topçu, yapılan çalışmaların olumlu geçtiğini belirterek "Köylülerle birlikte böyle bir örgütleme yaptık. Geçtiğimiz hafta da çalışmaları devam ettirdik. 28 Mayıs'ta güçlü bir halk buluşması olacağına inanıyoruz. Bizler bu noktada niye madene karşı çıktık? Bu açıktır. Yani bilindiği üzere, ülke genelinde ve tüm dünyada olduğu gibi sonuçta bir emperyalist talan söz konusu. Biz maden şirketlerini emperyalizmden ve kapitalizmden ayrı tutmuyoruz. Uluslararası maden şirketlerinin aynı zamanda Türkiye'deki yerli işbirlikçi şirketlerle birlikte bu işleri yaptığını biliyoruz. Doğallığında bu da tamamen halkın yaylası, merası olan, arıcılığın ve hayvancılığın yapıldığı bölgede gelip de böyle bir yeri talan etmesi, yerin altını üstüne çıkarması kabul edilemez. Halkın hiç bilmediği bir şirket Ankara'dan işi bağlıyor geliyor, ruhsatını çıkarıyor. Bir bakıyorsun iş makineleri ile birlikte geliyor, bölge halkını tam kalbinden hançerler gibi bir faaliyet yürütmeye başlıyor. Biz işte bu talana karşı ciddi bir örgütlük ortaya çıkarmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
“Talanı durdurmanın yolu mücadeleyi bütünleştirmekten geçer”
Ülkede birçok yerinin madenler eliyle talan edildiğinin altını çizen Topçu buna karşı verilecek mücadelenin de ortaklaşması gerektiğini belirtti. Topçu, "Bütün bu oluşan inisiyatiflerin mücadelesini birleştirmek, bunların tümünü örgütleyebilmek ve bahsettiğimiz bu talana karşı ciddi bir duruş ortaya koyabilmemiz için güçlü bir örgütlülük ortaya çıkarmamız gerekiyor. İşte bu güçlü örgütlülüğü ortaya çıkarmamız şuna hizmet etmelidir. Diyelim Dêrsim'de bir inisiyatif var; bölük pörçük. Varto'da, Kiği'de ve diğer birçok yerde örgütlenmeler var. İşte bütün bu mücadeleleri büyütebilmemiz önemli. Bunları büyütemezsek, güçlü bir ses ortaya çıkaramayız. Bu konuda da düşüncelerimiz var. Bunu nasıl birleştirebiliriz? Buralarla nasıl diyalog kurabiliriz? Bu konuda böyle bir çabamız da söz konusu. Bu talanı durdurmanın yolu halkı örgütlemek, lokal olan mücadelelerin tümünü bütünleştirmek ve merkezileştirmekten geçer" ifadelerini kullandı.
Topçu, son olarak hem yurttaşlar hem de medyaya halk buluşmasına katılım çağrısında bulundu.
(MA)
Evrensel'i Takip Et