Amed Emek ve Demokrasi Platformu: ‘Antidemokratik uygulamalara karşı demokrasiyi savunuyoruz’
Amed Emek ve Demokrasi Platformu “mutlak butlan” kararına tepki göstererek; “Demokratik siyaset alanını daraltan, seçilmiş iradeyi gasbeden, muhalefeti hapseden her uygulama hepimize karşı yapılmış bir saldırıdır” dedi.
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Diyarbakır – CHP Genel Merkezine yönelik polis müdahalesi ve “mutlak butlan” kararına karşı tepkiler devam ediyor. Rojava Parkı’nda açıklama yapan Amed Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri “Antidemokratik uygulamalara karşı demokrasiyi savunuyoruz” yazılı pankart açtı. “Kayyımlar geri çekilsin”, “Genel grev, genel direniş” dövizlerinin taşındığı eylemde, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganı atıldı. Kitle adına basın açıklamasını DİSK/Genel-İş Diyarbakır 2 Nolu Şube Eş Başkanı Behçet Barut okudu.
“Bu ağır tablo bizim için yeni değil”
Türkiye’nin ağır bir antidemokratik tablo içinde olduğunu belirterek söze başlayan Behçet Barut, Kürt coğrafyasında on yıllardır benzer yöntemlerin devreye sokulduğunu hatırlattı. Barut, “Bu tablo bizim için yeni değildir. Onlarca yıldır Kürt siyasetçiler seçilmiş oldukları makamlardan kayyımlarla uzaklaştırıldı. Halkın iradesi gasbedildi; seçilmiş siyasetçiler, milletvekilleri, belediye eş başkanları onlarca yıl hapishanelerde tutuldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Demirtaş hakkındaki tahliye kararlarına rağmen siyasetçiler halen cezaevinde. DBP, HDP, HADEP kapatma davalarıyla kuşatıldı. Tüm bunlara rağmen halk susturulamadı, mücadele bitmedi” dedi.
Yargı eliyle siyasi partilere yönelik gerçekleştirilen müdahaleleri sadece tek bir partinin meselesi olarak görmediklerini vurgulayan Barut, bu saldırıların ülkenin demokratik geleceğine yönelen topyekûn bir tehdit olduğunun altını çizdi.
“Mutlak butlan kararı hukuki güvencenin kalmadığının resmi ilanıdır”
Kürt siyasetine uygulanan yöntemlerin bugün CHP’ye yöneltildiğini ifade eden Barut, yargının tamamen bir baskı aracına dönüştürüldüğünü söyledi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mahkemeler siyasi talimata göre kararlar üretmektedir. Seçimle kazanılan iradeye kayyum atanmaktadır. Mutlak butlan kararı, bu ülkede artık hiçbir kurumun, hiçbir kişinin, hiçbir siyasi iradenin hukuki güvencesinin kalmadığının resmi ilanıdır. Polis zoruyla, gaz ve copla genel merkez binasını basmak, şiddet yoluyla muhalefeti baskı altına almak demektir. Sorun diyalog kanallarıyla çözülebilecekken ortaya çıkan görüntüler demokratik siyaseti darbelemiş, toplumu daha fazla kutuplaştırmıştır.”
Barut, barış ve demokratik toplum süreçlerinin tartışıldığı bu kritik günlerde yaşanan bu antidemokratik uygulamaların, toplumun adalete ve demokrasiye olan inancını kökten sarstığını belirtti.
“Saldırı kime gelirse gelsin sessiz kalmayacağız”
Amed Emek ve Demokrasi Platformu adına ortak mücadele çağrısı yapan Behçet Barut, tek adam rejimi karşısında hiçbir kesimin güvencesinin kalmadığını vurgulayarak, “Seçimle gelmek yetmez, yargı bağımsız değilse, kurumlar teslim alınmışsa hiçbir sandık sonucu kalıcı değildir” uyarısında bulundu.
Ülkenin cezaevlerinin aydınlar, gençler, devrimciler, Kürt siyasetçiler ve muhalif gazetecilerle doldurulduğunu; ekonomik krizle birlikte halkın açlığa ve yoksulluğa mahkum edildiğini söyleyen Barut, açıklamayı şu sözlerle tamamladı: “Bugün CHP’ye yönelen kayyum saldırısı karşısında susup izleyici kalamayız. Faşist uygulamalara sessiz kalmayacağız. Emek, demokrasi ve barış mücadelesinde büyük bedeller ödedik. Kime gelirse gelsin böylesi saldırılara karşı sesimizi yükselteceğiz. Hiç kimse muhalefetsiz bir toplum yaratmak için yargıyı, kolluğu ve devletin olanaklarını kullanamaz. Bu ülkenin insanlarını, emekçilerini, Kürtlerini, Türklerini, kadınlarını nefessiz bırakamazsınız. İhtiyacımız ortak mücadele ve toplumsal barışı inşa etmektir.”
Evrensel'i Takip Et