Hukuki süreç devam ediyor, şüpheli derslere girmeyi sürdürüyor
ODTÜ’te bir kadın öğrencinin, bölüm asistanı tarafından darp, ısrarlı takip ve cinsel istismar iddiasıyla başlattığı hukuki süreç sürerken, failin okulda hala ders vermesi tepki topluyor.
Fotoğraf: Wikimedia Commons
Zeynep Algedik
[email protected]
Ankara – ODTÜ Biyolojik Bilimler Bölümünde yüksek lisans eğitimine devam eden bir kadın öğrencinin, bölüm asistanlarından İ.K.Ö. hakkında darp, ısrarlı takip ve cinsel istismar iddialarıyla başlattığı adli ve idari süreç sürüyor. Şiddete uğrayan kadın öğrenci ve Avukatı Berkay Türenç Töre, İ.K.Ö’ye açılan hem adli hem idari süreçte yaşanan aksaklıkların başta ODTÜ öğrencileri olmak üzere kamuoyunun tepkisi ve takibiyle düzgün işler hale getirilebileceğini düşünüyor.
Psikolojik şiddet fiziksele dönüştü
İddialara göre olayların temeli, öğrencinin lisans eğitimi döneminde, aynı projelerde yer alan araştırma görevlisi İ.K.Ö. ile aralarında başlayan ilişkiye dayanıyor. Öğrencinin beyanına göre, evli olan İ.K.Ö’nün akademik hiyerarşiyi kullanarak ilişkiyi baskı ve manipülasyonlarla başlattığı belirtiliyor. Süreç içerisinde şüphelinin kendi akademik konumunu kötüye kullanarak öğrenciyi bursunu kesmek ve projelerden çıkarmakla tehdit ettiği; yaşanan darp olayının ardından, kadın öğrencinin yazar olarak ön sıralarda yer aldığı makalede araştırma ekibinden kimseye haber verilmeksizin yazarlıkta son sıralara atıldığı, yıllardır bu gibi yollarla sistematik olarak akademik, psikolojik şiddet ve cinsel taciz uyguladığı ifade ediliyor. Dosyada öğrencinin şüpheli tarafından saçlarından sürüklendiği ve vücudunda morluklar kalacak düzeyde saatlerce darbedildiği bilgisi yer alıyor.
‘Savcı baba’ mağdurun aleyhine etki yarattı
Soruşturmayla birlikte mağdur lehine, okulu da kapsayacak şekilde koruma ve uzaklaştırma kararları alınmasına rağmen, şüphelinin “Ben burada asistanım” diyerek kararı kampüs içerisindeki pek çok alanda ihlal ettiği iddia edilirken bölgelerdeki güvenlik kameralarının çalışmadığı gerekçesiyle bu ihlallerin tespitinin zorlaştığı söyleniyor. Şüphelinin babasının savcı olmasının kolluk kuvvetleri ve adli merciler üzerinde mağdur aleyhine ciddi bir etki yarattığı iddiaları ise sürecin en tartışmalı başlıklarından birini oluşturuyor. Nitekim ısrarlı takip ve cinsel istismar suçlamalarına ilişkin takipsizlik kararı verilirken sürece dair hukuki itirazlarını üst mahkemeye taşıdıklarını söyleyen Avukat Töre, “Kendisinin bütün suçlarını zaten ikrar ettiği delillerimiz mevcut. Etkili bir soruşturma yürütülmediği için şu anki süreç yavaş ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.
‘Adalet ararken duvara çarpmak en yıpratıcısı’
Sürece ilişkin konuşan kadın öğrenci yaşadıklarını şu sözlerle ifade etti: “En yıpratıcı olan yalnızca maruz kaldığım psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddet değildi; sonrasında adalet ararken tekrar tekrar duvara çarpmaktı. Bunları yaşadığım sırada aslında nasıl bir korku düzeninin içinde olduğumu bile tam olarak anlayamamıştım.”
Kadın öğrenci, bütün yıldırma çabalarına karşın mücadelesini sürdürdüğünü belirterek şöyle devam etti: “Sessizlik, şiddetin en büyük koruma alanı. Bugün hâlâ mücadelemi sürdürebiliyorsam, bunun en büyük nedeni haklılığıma olan inancım ve yalnız olmadığımı görmek. Her takipsizlik kararı, her görmezden gelme girişimi insanı yıkıyor. Ama tam da o anlarda susmamamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü susarsam yalnızca kendime değil, benden cesaret alarak konuşmak isteyecek kadınlara da haksızlık etmiş olacağımı biliyorum.”
‘Kadınların dayanışması bana yalnız olmadığımı hatırlattı’
Okuldaki kadın öğrenciler de, hakkındaki iddialara ve şikayetlere rağmen şüpheli İ.K.Ö’nün bölümde laboratuvar derslerine girmeye devam etmesine ve rektörlüğün açtığı idari soruşturmanın da aylardır neticelendirilmemesine tepkili. Kadınlar, yaptıkları basın açıklaması ve düzenledikleri imza kampanyasıyla idari sürecin hızla ve şeffaf bir şekilde işletilmesi çağrısında bulunurken bölümde şiddet ve nitelikli cinsel istismar şüphelisi bir akademisyen istemediklerini dile getiriyorlar.
Şiddete uğrayan öğrencinin bölümdeki kadınların dayanışmasına dair, “Bu mücadelede en tehlikeli his, yalnız bırakıldığını düşünmek. Faillerin istediği de çoğu zaman tam olarak budur: Kimsenin sizi anlamayacağına, yaşadıklarınızın görmezden gelineceğine sizi inandırmak. Öğrencilerin, kadın topluluklarının ve kamuoyunun gösterdiği destek önce bana yaşadıklarımın ne kadar ciddi bir istismar olduğunu fark ettirdi, sonra da yalnız olmadığımı hatırlattı” diye konuştu.
Benzer süreçlerden geçen kadınlara da seslenen öğrenci, “Şiddet, taciz, manipülasyon, tehdit… Bunların hiçbiri sizin suçunuz değil. Birçok kadın gibi ben de uzun süre sustum. Korkutuldum, korktuğum için kendimi suçladım. Ama sessizlik sizi korumuyor, sadece faili rahatlatıyor. Önemli olan bir gün dönüp baktığınızda, kendiniz için mücadele etmiş olmanızdır. Yaşadıklarınızdan utanması gereken siz değilsiniz. Utanması gereken; şiddet uygulayanlar, mağduru susturmaya çalışanlar, gerçeği görmezden gelenler ve yapılanların üzerini örtenlerdir. Bugün siz sustuğunuzda, yarın bir başkası da susacak. Ama siz konuştuğunuzda, bir başkasına cesaret olabilirsiniz. Yüzlerce belki binlerce kadının sessizliğini delen cesaretin ilk tohumu olun” dedi.
Bölüm yönetimi şiddet failini mi koruyor?
Konu hakkında yapılan haberlerin ardından şüphelinin isminin ve akademik bilgilerinin yer aldığı bölümün iki farklı internet sayfasından isminin, fotoğrafının ve bilgilerinin kaldırılması ise şiddet failinin korunduğu iddialarını güçlendirdi.
Evrensel'i Takip Et