İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri'nden mutlak butlan tepkisi: Demokrasinin rafa kaldırıldığının ilanıdır
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, CHP'ye yönelik “mutlak butlan” kararına tepki gösterdi. AKP iktidarının yargı eliyle muhalefeti tasfiye etmeye çalıştığı belirtilen açıklamada, “Demokrasinin rafa kaldırıldığının ilanıdır” denildi.
Fotoğraf: Evrensel
İzmir – İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. AKP iktidarının yargı eliyle muhalefeti tasfiye etmeye çalıştığı belirtilen açıklamada, “Demokrasinin rafa kaldırıldığının ilanıdır” değerlendirmesinde bulunuldu.
Açıklamada, Türkiye’de siyasal baskı koşullarının ağır noktaya ulaştığı belirtilerek, cezaevlerinin “aydınlar, gençler, devrimciler ve muhaliflerle dolu olduğu” ifade edildi. Ekonomik kriz, yoksulluk ve hak gasplarına dikkat çekilen açıklamada, “Ekmek yoktur, aş yoktur, iş yoktur, gelecek, sağlık, eğitim bitmiştir. Yoksulluk ve çaresizlik içerisinde iliklerine kadar sömürülen milyonlar ve bu sefaletten cebini dolduran küçük bir azınlık vardır” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkına yönelik baskılara işaret edilerek, “Söz söyleme, gösteri yapma, örgütlenme hakkını kullanmanın sonu soruşturma, dava, cezaevidir. Ayrımcılık, ötekileştirilmek, düşmanlaştırılmak artık olağan hale gelmiştir” denildi.
“Ülke bir yönetememe krizi içindedir”
İktidarın bu koşullar etrafında toplumsal desteğini kaybettiği kaydedilen açıklamada, Türkiye’de bir “yönetememe krizi” yaşandığı ifade edildi. Açıklamada, “Egemenler bu şartlar dahilinde ülkeyi istediği gibi yönetememekte, halk da bu şekilde yönetilmek istememektedir. Bunun adı yönetememe krizidir” denildi.
Halkın yaşamın gerçekleriyle yüz yüze geldiği belirtilen açıklamada, “Yurttaşlar AKP rejiminden hızla uzaklaşmaktadır. Rejimin toplumsal desteği erimiştir, sefalet ve faşizm şartlarında toplumda meşruiyeti dahi kalmamıştır” ifadeleri kullanıldı.
“CHP’nin kazandıkları yargı operasyonlarıyla alınmak isteniyor”
Açıklamada, yerel seçimlerin ardından CHP’ye yönelik baskıların arttığı kaydedilerek, “Tamamen meşru, tabir caizse bileğinin hakkıyla belediye seçimlerinden birinci parti çıkan bir Cumhuriyet Halk Partisi’nin varlığının ve parti içerisindeki yenileşme hareketinin egemenleri ne kadar rahatsız ettiği ortadadır” denildi.
CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara değinilen açıklamada, “CHP’nin kazandığı ve kazanacağı ne varsa siyasi komplolarla, yargı operasyonlarıyla elinden alınmaya çalışılmaktadır. CHP’nin ne operasyon çekilmedik belediyesi kalmıştır ne hapse atılmadık Cumhurbaşkanı adayı. Siyaseten yenemediklerini ya kendi partisine geçirerek ya kayyım atayarak ya da hapsederek silmeye çalışan AKP rejimi, hiçbirisinden dilediği sonucu elde edemeyince bu sefer topyekun partiyi ele geçirmeye kalkışmıştır” denildi.
“Hiçbir kurumun hukuki güvenliği kalmamıştır”
Açıklamada, yargının siyasallaştığı vurgulanarak, “Bunu yargı eliyle yapıyor olması da bu ülkede artık hiçbir kurumun, kişinin, ağacın, kedinin dahi hukuki güvenliğinin kalmadığının resmidir” ifadeleri kullanıldı.
“Mutlak butlan” kararının yalnızca CHP’yi değil, tüm demokratik siyaset alanını hedef aldığı belirtilen açıklamada, “Bugünden itibaren demokrasi, özgürlük, ekmek ve barış mücadelesi her zamankinden daha çetin şartlarda yürütülmek durumundadır” denildi.
Açıklamada ayrıca, “Askeri darbe dönemlerinde sokaklarda yürütülen tankların yerini parti binalarını kuşatan çevik kuvvetler, sıkıyönetim mahkemelerinin yerini bağımlı, siyasi mahkemeler almışsa; ses çıkaran, yazan, çizen, düşünen hatta nefes alan herkes bu rejim için bir tehdit olarak algılanır hale gelmişse bugünden itibaren faşizme karşı en yoğun kenetlenme ve mücadeleyi yürütmek görevi bizlerin omuzlarındadır” ifadelerine yer verildi.
“Gün safları sıklaştırma günüdür”
Muhalefet güçlerine ortak mücadele çağrısı yapılan açıklamada, “Bu faşist saldırı dalgası CHP’yi de başka bir partiyi de sarsa aynı demokratik tepkiyi göstermekten imtina etmemeliyiz. Faşizme karşı birleşmeyenlerin faşizmin zindanlarında buluşacağı çok açıktır” ifadeleri kullanılırken, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin büyütülmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamanın sonunda ise şu ifadelere yer verildi:
“Gün birleşmek, güçlenmek, korkmadan demokratik mücadelemizi sürdürmek günüdür. Gün safları sıklaştırma günüdür. Gün artık kazanma günüdür. Biz kazanacağız. Buna kimsenin şüphesi olmasın.”
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et