Ordu yaylalarında maden talanına suçüstü: 'Ruhsat yok, biz taşeronuz!'
Ordu Turnalık Yaylası’ndaki altın madeni sondaj alanına giden avukatlar ve çevre savunucuları, çalışma sırasında ruhsat ve izin belgelerinin gösterilemediğini tutanak altına aldı. Şirket çalışanları, “Biz taşeronuz” diyerek kendilerini savundu.
Fotoğraf: ORÇEV
Özer Akdemir
[email protected]
Ordu — Ordu'nun Korgan ve Aybastı ilçeleri sınırlarındaki yaylalarda, mahkeme kararlarına ve bölge halkının direnişine rağmen Taşzemin Madencilik tarafından yürütülen altın madeni sondaj çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Son olarak Korgan ilçesine bağlı Turnalık Yaylası'nda devam eden sondajlara karşı açılan davanın davacıları, avukatları ve Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) yöneticileri, jandarma ablukasındaki alana giderek bölgedeki hukuksuzluğu bir tutanak ve video kayıtlarıyla belgeledi.
"Ruhsat şirket yetkilisindeymiş"
20 Mayıs 2026 tarihinde, davacıların avukatı Haluk Türkmen ve ORÇEV Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül öncülüğündeki heyet, Turnalık Yaylası Yalman Tepesi mevkiindeki sondaj alanında incelemelerde bulundu. Alanda kaydedilen videolarda ve tutulan resmi tutanakta, sondaj makinesinin aktif olarak çalıştığı, sondajda kullanılan bentonit karışımlı suyun ayrı bir havuzda toplandığı ve mera alanının hoyratça tahrip edildiği tespit edildi.
Avukat Haluk Türkmen'in, sondaj yapan firma çalışanlarına çalışma ruhsatı ve ÇED kararlarını sorması üzerine çalışanlar belge sunamadı. Videolara da yansıyan diyaloglarda firma çalışanı, "Biz burada taşeronuz, bizde belge olmaz. Belgeler şirket yetkilisi Burak Bey'dedir" diyerek kendilerini savundu. Avukat Türkmen ise bu duruma tepki göstererek, "Taşeron firmayım diyorsun. Taşeron firmanın da çalışma izni olabilmesi için ruhsatla ilişkilendirilmesi lazım. Ruhsatın şu anda burada elinizde olması gerekiyor" uyarısında bulundu. Sondaj ekibi, heyet tarafından hazırlanan tutanağı imzalamaktan kaçındı.
Fotoğraf: ORÇEV
"Yayla diye, mera diye bir şey bırakmamışlar"
Sahada çekilen videolarda, yaylanın ağır iş makineleriyle delik deşik edildiğini gören yöre halkı ve doğa savunucuları isyan etti. ORÇEV Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül gördüğü manzaraya, "Baksana yayla diye, mera diye bir şey bırakmamışlar. Burada sürüler var, büyükbaş hayvanlar var. İki ayaklı hayvan (insan) bile giremez buraya" sözleriyle tepki gösterdi.
On gün öncesine yaylada ikinci sondajın olmadığını belirten Gönül, “Burada yayla evleri ve hayvanlar için ağıllar var. Sondajdan dolayı sular bazen kirleniyor” diye konuştu.
ORÇEV: Bugün 10 kişiyiz, yarın 10 bin kişi oluruz
Gönül, alanda toplanan kalabalığa seslenerek, bu hukuksuz çalışmayı daha önce olduğu gibi fiili ve meşru haklarını kullanarak durduracaklarını ilan etti. Gönül, "Daha önceki yıllarda yaptığımız gibi buz buralara sürekli gidip geleceğiz. Bugün 10 kişiyiz, yarın 100 kişi oluruz, öbür gün 10 bin kişi oluruz. 20 Mayıs 2026'da bunları buradan çıkartacağımızı ilan ediyoruz" şeklinde konuştu.
Jandarma korumasında doğa talanı ve 10 milyon dolarlık dava
İş insanı Emrullah Turanlı'nın sahibi olduğu Taşyapı şirketinin iştiraki Taşzemin Madencilik, dünyaca ünlü mendereslere sahip Perşembe, Turnalık ve Korgan yaylalarını kapsayan alanda 220'den fazla noktada sondaj yapmayı planlıyor.
Ordu İdare Mahkemesi, bölgedeki faaliyetlerin anayasal haklara aykırı olduğu ve çevresel dengeyi bozacağı gerekçesiyle daha önce maden arama iznini iptal etmişti. Ancak şirket, Danıştay'ın "usuli eksiklik" gerekçesiyle verdiği bozma kararını fırsat bilerek, bölgeye yüzlerce jandarma eşliğinde yeniden ağır iş makineleri soktu.
Valilikten maden sondajları için yayla yasağı
Sondajı hızlandırmak için Ordu Valiliği kararıyla yaylalara girişler 1 ay süreyle yasaklandı, yaklaşık 2 bin hektarlık alan 6 farklı noktadan bariyerlerle kapatıldı. Yayla yollarının kapatılmasıyla köylülerin hayvanlarını otlatması dahi engellendi. Tüm bunlara ek olarak şirket, doğasını savunan köylülere "karot sandıklarını kırdıkları ve mala zarar verdikleri" iddiasıyla 10 milyon dolarlık tazminat davası açarak yöre halkını yıldırmaya çalıştı.
Dünyada sadece iki noktada bulunan tatlı su midyeleri de tehdit altında
Bölgedeki maden faaliyetlerinin, Korgan ve Aybastı ilçelerinin içme suyu kaynaklarını, dünyada sadece iki noktada bulunan tatlı su midyelerini ve endemik bitki türlerini yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığı uzman raporlarıyla kanıtlanmış durumda. Ordu halkı ve çevre savunucuları, kışın kar fırtınasında başlattıkları çevre nöbetini sürdürmekte ve topraklarını vahşi madenciliğe teslim etmemekte kararlı.
Evrensel'i Takip Et