Diyarbakır’da ‘Bahçeli’ tartışması: ‘Erdoğan’dan habersiz kuş uçurabilir mi?’
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “yol haritası” çıkışları siyasetin gündemini hareketlendirirken, Diyarbakır sokakları gelişmelere temkinli ve güvensiz ama umutlu yaklaşıyor.
Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/ Evrensel
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Diyarbakır- Bir buçuk yıldır iktidarın adım atmak için direndiği süreçte iktidar kanadının “Her şey olması gerektiği gibi gidiyor” sözlerinin Diyarbakır sokaklarında “gitmeyen bir arabaya fren yapmak” gibi yankılandığını daha önceki izlenimlerimizde dile getirmiştik. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son haftalardaki kimi çıkışlarının ayağı frenden çekip bir miktar gaza bastırmaya çalıştığını söylesek yanılmayız.
Bahçeli’nin tariflediği ve Abdullah Öcalan’ın koordinatörlüğünde ilerleyecek olan yeni “yol haritası” siyaset gündeminde hareketliliği biraz olsun artırırken, Diyarbakır sokakları da her ne kadar güvensiz ve temkinli yaklaşsa da hâlâ gelecek kimi olumlu haberlere kulak kabartıyor.
Suriçi’nin eski esnafı: Hafıza hâlâ taze
Suriçi’nin bayram öncesi kalabalığında sokağa tezgahını açmış yaşlı bir esnafa yaklaşıyoruz. Bahçeli’nin açıklamalarını soruyoruz. Eskinin dükkan sahibi, şimdinin sokak esnafı yaşlı yurttaş şöyle konuşuyor: “Bak kızım. Abdullah Öcalan dışarı çıkmayınca barış olmaz. Hiçbir şey olmaz. On binlerce insanımız şehit olmuş. Yüzlerce insanımız faili meçhule gitmiş. Ben buradaki pasajın esnafıydım. Faili meçhul olmaktan, baskıdan kaçtım, geldim böyle sokaklara.”
Birlikte satış yaptığı emekli yurttaş ise “Hiçbir şekilde sürece inanmıyorum. Bahçeli’nin sözlerine de inanmıyorum, söylediklerini hiçbir şekilde samimi bulmuyorum” deyip başka yorum yapmıyor.
"Somut düzenleme lazım"
Bağlar’da ise insanların konuşmaktan bıktığı, güvenin zedelendiği o tanıdık atmosferi gözlemliyoruz. “Bahçeli’nin sesi yüksek çıkıyor, söyledikleri size güven veriyor mu?” diye sorduğumuzda, sokaktaki yurttaşın devlet mekanizmasını nasıl okuduğunu açıkça görüyoruz: “Erdoğan’dan habersiz kuş bile uçamaz. Bunu hepimiz biliyoruz. Yani ondan sebepsiz hiçbir şey olamaz, Bahçeli hiçbir şey söyleyemez. Siyaset budur. Ama inşallah düzelir. Ölüm haberleri gelmiyor ne asker ne gerilla... Bu bile iyidir.”
Aynı sokakta bir başka yurttaş giriyor devreye. Eskiden Kürtçe konuştuğu için karakollarda, devlet dairelerinde işlemlerinin yapılmadığını, hakarete uğradığını anlatıyor. “Şimdi düzen iyidir” diyor ama hemen ardından temkinli şerhini düşüyor: “Bahçeli kardeşlik diyor, bu iyi bir şey. Ama somut düzenleme lazım. Cezaevlerini boşaltsalar, devlet bir af getirse daha güzel olur. Dilimizi rahat konuşsak, gerçekten kardeş olsak… Bak insanlar gönül rahatlığıyla, korkmadan geziyor artık. Ama hayin bizim içimizde de var, barış istemeyenler var…”
Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/ Evrensel
"Savaşlar hiç kimseye bir şey kazandırmıyor"
Yurt dışından Türkiye’ye gelen Kürt kadın yurttaş ise süreci, sadece” iç politik hamle” değil, “küresel fırtına”dan korunmak için son çıkış diye tanımlıyor: “Dünyada bir şeyler dönüyor. Bu sadece Ortadoğu’da dönen bir şey değil. Bence şu an bu barış süreci herkes için bir şans. Çünkü savaşlar hiç kimseye bir şey kazandırmıyor ne Kürtlere ne Türklere. Ana dilinde eğitim veya siyasetçilere bir af çıkması gibi somut adımlar atılmalı. Eğer atılmazsa hepimiz için yazık olur.”
"İnsanların kafasında soru işareti var"
Bahçeli’nin “koordinatörlük” çıkışına ve Öcalan’ın pozisyonuna dair ise net bir yanıt veriyor kadın yurttaş: “Bir insanın bu işi yürütebilmesi için özgür olması lazım. Somut adım atılmadığı için insanların kafasında soru işareti var. Son 20 yılda Dolmabahçe’de, Oslo’da masalar devrildi. Kürtler bu konuda net. Kendilerini ortaya koymuşlar ve talep edilen şeyler çok insani, kendini Kürt kimliğiyle ifade etmek bir haktır.”
Diyarbakır, Bahçeli’nin “gaz pedalına basan” açıklamalarını duyuyor, ancak geçmişin hayal kırıklıkları, şimdinin ise atılmayan adımları olduğu sürece sadece uzaktan izlemeye devam edecek gibi görünüyor.
Evrensel'i Takip Et