Ankara'nın nefes borusu kesiliyor: Kıbrıs Vadisi'nde taş ocağı ve rant kuşatması
Ankara’nın önemli su ve yaşam alanlarından Kıbrıs Vadisi’nde taş ocaklarının yarattığı tahribat sürüyor. Dr. Eşref Atabey, vadinin “kesin korunacak hassas alan” ilan edilmesi gerektiğini söyledi.
Fotoğraf: Hasan Kuş
Özer Akdemir
[email protected]
Ankara — Ankara'nın Mamak ilçesinde yer alan ve başkentin nefes borularından biri olan Kıbrıs Vadisi, uzun süredir taş ocaklarının yarattığı ekolojik tahribat ve imar rantı iddialarıyla gündemde yer alıyor. Tıbbi Jeoloji Uzmanı ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey, vadinin koruma statüsünün düşürülmesinin ardındaki tehlikelere dikkat çekerek kentin geleceği için acil müdahale çağrısında bulunuyor.
Başkentin su deposu ve endemik bitki cenneti kuruyor
Dr. Atabey'in değerlendirmelerine göre Kıbrıs Vadisi, jeolojik yapısı itibarıyla adeta bölgenin su deposu işlevi görüyor. Vadi yamacındaki karstik kireçtaşı kütleleri, yağış sularını depolayarak Kıbrıs Deresi'ni ve dolayısıyla Hatip Çayı'nı besleyen en önemli kaynak olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca vadi, Karadeniz ve İç Anadolu iklim geçişlerine sahip olması nedeniyle 67'si endemik olmak üzere 624 bitki taksonuna ev sahipliği yapıyor. Atabey, Ankara şehir merkezinde yer alan bu alanın Ankaralıların nefes alabilmesi için yaşamsal bir öneme sahip olduğunu vurguluyor.

Dinamitlerle parçalanan doğal yaşam ve su akiferleri
Dr. Atabey, vadi sınırlarında faaliyet gösteren taş ocaklarının bu eşsiz ekosistemi yok olma noktasına getirdiğini belirtiyor. Vadi çevresinde yoğunlaşan bu tesislerde yapılan derin patlatmalar su kaynakları için büyük bir tehlike oluşturuyor ve su hazneleri olan kireçtaşı blokları dinamitlerle geri dönülmez şekilde parçalanıyor. Patlatmalar sonucunda vadiye yuvarlanan kaya kütleleri ve molozlar dere yatağını doldururken çevredeki tarım alanlarını da kirletiyor. Bütün bunlara ek olarak, taş ocaklarından yayılan yoğun toz bulutları bitkilerin solunumunu engelleyerek bölgeye özgü Ankara armudunun veriminin düşmesine neden oluyor. Dinamit sarsıntıları Kıbrıs Mahallesi'ndeki evlerin duvarlarında çatlaklara ve yamaçlarda heyelanlara yol açıyor, ortaya çıkan gürültü ve toz kirliliği ise insan sağlığını doğrudan tehdit ediyor.
Fotoğraf: Hasan Kuş
Statü oyunları ve rant iddiaları
Tahribatın yasal boyutu ise koruma statülerindeki tartışmalı değişikliklere dayanıyor. Dr. Atabey, vadinin 1995'te birinci derece arkeolojik sit, 1996'da ise doğal sit alanı ilan edildiğini, ancak 2004'ten itibaren sınırların daraltılarak taş ocaklarının önünün açıldığını hatırlatıyor. Vadi üzerindeki asıl kırılma ise, birinci derece doğal sit yani mutlak koruma alanı statüsünün, madencilik ve yapılaşmaya olanak tanıyan nitelikli doğal koruma alanı ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanına dönüştürülmesiyle yaşandı. Atabey, bu statü değişikliklerinin taş ocaklarının sahalarını genişletme talepleri doğrultusunda yapıldığına dair haklı kuşkular oluştuğunu belirtiyor. Mimarlar Odası'nın açtığı davalar sonucunda mahkeme bu statü düşürme işlemini 2022'de iptal etmiş olsa da idarenin mahkeme kararını hiçe sayarak revize adıyla benzer planları tekrar askıya çıkarması, vadi üzerindeki rant baskısının tüm hızıyla sürdüğünü gösteriyor. Bu kontrollü kullanım kılıfı, aslında turizm tesislerinin, kamping alanlarının ve yeni yapılaşmaların vadiye sızması anlamına geliyor.

Dr. Eşref Atabey'in önerileri
Vadinin geri dönülemez bir şekilde kaybedilmemesi için Dr. Eşref Atabey'in sunduğu çözüm önerileri oldukça net bir çerçeve çiziyor. Atabey'e göre, vadi için büyük tehlike oluşturan taş ocaklarının alternatifleri bulunduğundan, faaliyetlerine derhal son verilmeli ve terk edilen alanlar eski konumuna getirilmek üzere rehabilite edilmeli. Vadi içerisinde hiçbir madencilik faaliyetine izin verilmemesi gerektiğini belirten Atabey, statü değişikliklerinden acilen geri dönülerek Kıbrıs Vadisi'nin kesin korunacak hassas alan statüsüne alınmasını talep ediyor. Son olarak alanın jeolojik, jeomorfolojik ve biyolojik özellikleri dikkate alınarak bir jeoloji parkı ilan edilmesini öneriyor. Böylece peyzaj ve yürüyüş yolları düzenlenerek vadinin denetimli bir şekilde üniversite öğrencilerinin uygulamalı eğitimine ve halkın kullanımına sunulabileceğini ekliyor.
Fotoğraf: Hasan Kuş
Evrensel'i Takip Et