Erdoğan'dan sokak çalışması yürüten CHP'ye: 'Sokağa çıkmaya yüzleri yok'
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında konuşuyor.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.
Grup toplantısı öncesi AKP Grup Başkanlığı, bakanlara yazı göndermiş ve Erdoğan'ın konuşması öncesi basın mensuplarına konuşmamalarını istemişti. Önceki grup toplantılarında Erdoğan konuşmasına başlamadan önce basın mensupları bakanlara gündemle ilgili konularda sorular soruyordu.
Türkücü Yavuz Bingöl de AKP grup toplantısına katıldı. Bingöl, basına yaptığı açıklamada ilk kez geldiğini söyledi ve "Siyasetten uzak kalamıyoruz" dedi.
Türkücü Yavuz Bingöl, AKP grup toplantısına katıldı.
— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) May 20, 2026
Bingöl, basına yaptığı açıklamada ilk kez geldiğini söyledi ve "Siyasetten uzak kalamıyoruz" dedihttps://t.co/mYa9sY35i0 pic.twitter.com/XC8pfeFekW
"Gençler arasında ayrım yapmıyoruz" çıkışı
Kocaeli'de cumartesi günü düzenlenen "Gençlik Şöleni" üzerinen CHP'ye yüklenen Erdoğan, "Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı, heyecan vericiydi. Her yaş, köken, gelir grubu ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz insan seli olup Kocaeli'ne akmıştı. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık" dedi.
AKP'nin kuruluşundan itibaren "gençlerin en çok rağbet ettiği adres" olduğunu savunan Erdoğan, "Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik. Gençlerin talep ve sorunlarına gençlerimizle birlikte çözüm yolları geliştirdik" iddialarını öne sürdü.
Erdoğan, "Başörtüleri dolayısıyla üniversite aşınmayan gençlerimizin meseleleriyle ilgilendiğimiz kadar henüz ömrünün baharındayken hayatın zorluklarını göğüslemek zorunda kalan gençlerimizin dertleriyle de ilgilendik. Çamlıca Camii'nde hafızlık icazet merasimine katıldığımız çocuklarımız gibi AMATEM'lerde bağımlılık tedavisi gören yavrularımıza da şefkatle yaklaştık. Yani gençler arasında ayrım yapan bir kadro olmadık, bugün de değiliz. Asla böyle olmayacağız" dedi.
"Vatandaşımızın yüzüne bakacak halleri yok"
Erdoğan, CHP'yi şu sözlerle hedef aldı:
"Gençleri yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin AK Parti'nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir. Unutmayın, tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindedir. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur.
Bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları doldurmakta bile artık zorlanıyorlar. Bir süredir oradan oraya sürükledikleri CHP'li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı. Üzülerek görüyoruz ki cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin önünde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Sokağa çıkmaya yüzleri yok. Vatandaşımızın, gençlerimizin yüzlerine bakacak halleri yok. Tüm öfkeleri bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasından.
Gençlerimiz sürekli ahlaki üstünlükten dem vuranların nasıl bir ahlaksız batağına saplandıklarını çok net görüyor. Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri görüyor, takip ediyor, bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor. Varsın beyefendiler rahatsız olsun. Biz gençlerimize güvenmeye, önlerini açmaya devam edeceğiz. TeknoFest gençliğinin her alanda temayuz etmesi için seferberlik ruhuyla çalışmaya devam edeceğiz. 23,5 yıldır iş başındayız. AK Parti ve Cumhur İttifakının gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir, eşittir, hizmet, muhabbete layıktır."
"Bir Tayyip Erdoğan gider, bin Tayyip Erdoğan gelir"
'Biraz dertleşmek istediğini' söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kurulduğumuz andan itibaren partimizi saf dışı bırakmak, hükümetimizi yıkmak için darbe senaryoları gördük, partimize kapatma davası açıldı. Muhtıralar, sokak hareketleri, yargı darbelerine, terör saldırılarına maruz kaldık. Görünmeyen nice badireyi de atlattık. Boyun eğebilirdik, teslim olabilir, suyuna gidebilirdik, günümüzü gün edebilirdik. Bizden önceki birçok hükümetin yaptığı gibi rahatımızı bozmaz, riske girmez, işi götürebilirdik. Biz yollara düştük, bir hayalin peşinden koştuk. Bizim üstat Necip Fazıl'ın ifadesiyle 'Allah ve ahlak demenin yasaklandığı karanlık günlerde hohlaya hohlaya buz dağını eriten iman dolu o yüreklere bir borcumuz var.' O borcu ödemek için can vermek de gerekiyorsa veririz diyerek bu yollara revan olduk. Her zaman şunun idrakinde olduk; bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir."
"Elbette bizim de hatalarımız olmuştur…"
"Elbette bizim de hatalarımız vardır, olmuştur. Klavye kahramanları AK Parti'nin, bu kadronun açtığı yolda, tesis ettiği iklimde, refah ve konfor ortamında sıcak yataklarından, rahat koltuklarından ahkam kesiyor olabilirler. Siz hiç hayatınızda risk aldınız mı, kavgaya girdiniz mi, ölümle burun buruna geldiniz mi? Menderes'in akıbeti gözünüzün önünde duruyorken canınızdan, serinizden vazgeçecek bir harekete dahil oldunuz mu? Kavgada yoklar ama kavga bitince sırça köşklerinden laf üretirler. Biz bu yoldan hapislere düşmeyi, işkence görmeyi hatta idam edilmeyi göze alarak gittik. Peki, bizi acımasızca eleştirenler hangi bedeli ödediniz, hangi fedakarlığı yaptınız, hangi marifeti icra ettiniz?"
Güncelleniyor…
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et