İstanbul Üniversitesi şantiyeye dönüştürüldü
İstanbul Üniversitesi ana kampüs içinde, rektörlük sıklıkla inşaat projeleri için inşaat şirketlerine ihale veriyor. Kampüsün tarihi doğası tahrip edilmiş ve bir yıkım alanına dönüşmüş durumda.
İstanbul – İstanbul Üniversitesi (İÜ) Beyazıt ana kampüste yıkım ve tahribat her geçen gün artarak devam ediyor. Rektörlüğün kampüs içinde sıklıkla inşaat projeleri için inşaat şirketlerine ihale vermesiyle kampüsün sahip olduğu tarihi doğası tahrip edilmiş ve bir yıkım alanına dönüşmüş durumda.
Bunun en yeni örneklerinden birisi, geçtiğimiz haftalarda ana kampüs bahçesinde var olan iki tarihi çam ağacının hiçbir sebep gösterilmeden kesilmesi oldu. Öğrenciler konuya ilişkin rektörlükten yanıt alamazken çeşitli bahanelerle tahrip edilen yeşil alanlar günden güne genişliyor. Uzun süre devam eden İktisat Fakültesi kütüphanesi restorasyonunun ve yemekhane inşaatının halen bitirilememiş olması da kampüsü bir şantiye alanına çeviriyor.
‘Yandaş şirketlere rant yaratılıyor’
İstanbul Üniversitesi öğrencileri, yeşil alan tahribatının ve yıkımın sona erdirilerek okulun bir an önce eski doğal görünümüne geri döndürülmesi, var olan yapı ve restorasyon çalışmalarının bir an önce tamamlanarak mağduriyetlerinin en aza indirilmesini talep ediyor.
Kampüste yaşanan gelişmelere dair gazetemize konuşan İletişim Fakültesi Öğrencisi Ali, “Üniversitemiz tarihi dokusuyla anılan, öğrenci nüfusu oldukça kalabalık bir kampüse sahip. Fakat her geçen gün bize tanınan yeşil alanların daraltılarak betona hapsedildiği için son derece kaygı verici bir durumla karşı karşıyayız. Özellikle rektörlüğün yandaş inşaat şirketlerine kâr ve rant sağlamak amacıyla sürdürdüğü projeler üniversite yaşamını tamamen etkisi altına aldı” dedi.
Mimarlık Fakültesi öğrencisi Zehra ise, “üniversitenin yalnızca dersliklerden ve beton binalardan ibaret olmadığını hatırlatarak “Kampüsler, aynı zamanda öğrencilerin kendilerini ait hissettikleri yaşam alanlarıdır. Bu kararların öğrenci iradesi gözetilmeden alınıyor olması, aynı zamanda demokratik karar mekanizmalarına katılma ihtiyacımızı da görünür kılıyor. Öğrenciler olarak kendi alanlarımıza yapılan bu müdahalelere ‘dur’ deme hakkımız olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
(Haber Merkezi)
Evrensel'i Takip Et