Ankara’da ucuz et kuyruğu: Et kursağımızdan geçmiyor
Ankara’da açılan “ucuz et” mağazasında sabahın erken saatlerinden itibaren kuyruklar oluşuyor. Emekliler ve geçinemeyen yurttaşlar, “Ucuz diye kilometrelerce yol geliyoruz. Et artık sofraya değil, ancak torun gelince tencereye giriyor” diyor.
Fotoğraf: Doğa Baybuğa/Evrensel
Doğa Baybuğa
[email protected]
Birkaç yıldır ucuz et, yumurta, sebze meyve kuyrukları şehrin özellikle merkezi diyebileceğimiz Kızılay, Ulus gibi semtlerde görmeye alıştığımız bir tabloydu. Kurban Bayramı’nın yaklaşması öncesi “Ankara Et Noktası” isimli perakende satış noktası yeni şube açılışı “499 TL’lik kıyma için kuyruklar sabahtan başlayacak” şeklinde duyuruldu. Basın davetinde “Zincir marketlerde kıyma 650 TL ile 850 TL arasındayken açılışa özel Ankara Et Noktası'nda 499 TL olacak. Ayrıca kuzu gerdan 525 TL, kuzu pirzola ise 1099 TL'den satışa sunulacak” da denildi.
Ankara’nın merkezi noktalarına yakın olmayıp otobanda yer alan bu et mağazasında benzer bir kuyrukla karşılaşacağımızı düşünerek yola çıkıyoruz. Dışkapı taraflarındaki et noktasının nerde olduğunu sormak için otoban kenarında durdurduğumuz bir yurttaş kendisinin de oraya gittiğini, yanlış tarif aldığı için dakikalardır otobanda yürüdüğünü söylüyor. Sohbet ederek 10 dakikalık yürüyüşümüze başlıyoruz.
‘Facebook’tan gördüm, bir saat yol geldim’
Emekli ve 70 yaşında olduğunu söyleyen vatandaş toplu taşıma ile bir saati aşan uzaklıktaki Seyranbağları’ndan geldiğini, kampanyayı Facebook’tan gördüğünü aktarıyor. Belini tutta tuta yürürken omurgasındaki kireçlenmeden dolayı yeni ameliyat olduğunu, doktoru “gez, dolaş” dediği için kalkıp geldiğini söylüyor.
Et noktasına yaklaşmaya başladığımızda ellerinde torbalar ve kese kağıdına sarılmış ekmek arası kavurmayla alandan çıkan insanları görüyoruz. Bahçe kapısından girdiğimizde ise daha sonrasında bedava kavurma sırası olduğunu öğrendiğimiz 70-80 kişilik bir kuyrukla karşılaşıyoruz. Açılışa özel fiyat indirimlerinin yanı sıra iki gün boyunca bedava kavurma dağıtılacağının da anonsu geçiliyor yüksek seste müzik çalan megafonlardan.
‘Kıymayı sadece torunlar gelince pişiriyoruz’
Ellerinde poşetlerle arabalarına veya bahçe kapısına yönelen çoğunun emekli olduğunu düşündüğümüz kalabalıkla içeriye yöneliyoruz. 60’larında olduğunu düşündüğümüz bir adamla göz göze gelirken kinayeli bir şekilde “Bedava veriyorlar bedava” diye söyleniyor.
Kasap reyonları dışında, ortada duran tavuk yığınlarını inceleyen insanlar alışveriş sepetlerini doldururken uzunca bir kasa sırasıyla karşılaşıyoruz. Sırada konuştuğumuz müşterilerden biri kıymanın ve kuşbaşının diğer kasaplara göre ucuz olduğunu ama yağlı kısımlarını verdiklerinden şikayet ediyor.
Fotoğraf: Doğa Baybuğa/Evrensel
Özellikle tavuk fiyatları gözümüze ilişiyor. Buzdolaplarında değil de ortada kolilerde yığılı halde duran kalça but normalde 130-140 TL civarı satılırken burada 110 liraya satılıyor. 1 kg kıyma ise kasaplarda 1100 lirayı bulurken burada 600-700 lira bandında satılıyor ve müşterilerin en çok kıyma ve et alıyor.
‘Değdi mi bilmiyorum ama mecburuz’
Bahçedeki bedava kavurma sırası ise saat ilerledikçe daha artıyor. Konuştuğumuz bir kadın “Geçinmek artık çok zor. Mamak’tan ailece arabayla geldik toplu alışverişe. Bakmayın çok bir farkı da yok. Mazota değdi mi emin değilim ama yapacak bir şey yok emeklinin ucuz kuyruktan başka çaresi mi var” diyor. Ankara’da kimi kurumlarda daha ucuza satıldığı için insanların semt değiştirerek alışveriş yaptığını söylediğimizde “Biz de öyleyiz, mutfak masrafı en yüksek giderlerden biri. Et kursağımızdan geçmiyor. Kıyma alıyoruz ama çocuk torun gelince pişiriyorum yalnızca” diye yanıt veriyor.
‘Emeklinin kurban kesmesi hayal’
Yine kavurma sırasında konuştuğumuz PTT’den şef olarak 2004’te emekli olan 67 yaşındaki bir yurttaş “Öyle çok ucuz değil. 849 liraya aldım az önce bir kilo eti. 30’lu yumurta 179 lira. Neymiş gezen tavukmuş. Ben nereden bileceğim gezdiğini... Burada sürüm olduğu için tazedir diye düşünüyoruz ondan geldik. İçerisi de ana baba günü gibi. Çilek alalım dedim geçen 150 liradan açılmıştı kilosu, ucuzlasın diye bekledik ama şimdi sabah baktım 200 liraya çıktı” diyor.
Fotoğraf: Doğa Baybuğa/Evrensel
Bayram planlarını sorduğumuzda ise “Benim emekli olduğumda aldığım maaş asgari ücretin iki buçuk katıydı. Şu an 33 bin lira civarı alıyorum. Emekli olduğum yılın hesabını yapsak 50 binden fazla maaş almam lazım. Bu sene kurban kesemiyoruz. Bir kurban hissesi 40 bin civarı olmuş. Onu ayırmam mümkün değil. Yurt dışına bağış yaptım onun yerine 7 bin lira. Buradan da 5 bin lira et alacağım eve. Olacak olan o” şeklinde aktarıyor bize bu sene ki bayram planlarını.
Yine Mamak’tan geldiğini öğrendiğimiz bir başka kadın yurttaş ise “Emeklilerin kurban kesmesi nasıl mümkün olsun bu devirde. Eşim emekli 20 bin alıyor. Nasıl kurban keselim nasıl et yiyelim. Bir kilo peynir alıyorsun pahalı, zeytin alıyorsun pahalı. Gücün yetiyorsa al da ye bakalım.” diyor.
‘Bi lokma kavurmanın sırasındayız’
Kuyrukta uzun süredir beklediğini söyleyen bir genç konuştuklarımızı duyarak sohbete katılıyor: “Bu memleketin başını yiyenler olduğu sürece daha çok et yumurta kuyruğuna gireriz. Biz bi lokma kavurmanın sırasındayız, elleri önünde bağlı peşkeş çekenlerde halkın başını yemek için kuyrukta işte.”
Bedava kavurma sırasından satış alanına kadar uzun saatler boyunca alanda yoksul mahallelerden kalkıp gelen yurttaşları sırada görmek mümkündü. “İnternet fenomeni” çağırarak hoparlörden sürekli reklam yapan, yüksek satış oranlarını tahmin ederek çokça ürünü depolayan firma, tavukların buzdolaplara sığmadığı ve ortaya koyduğu tabloda sanıyoruz ki memleketteki yoksulluk halini avantaja çevirerek epey kar elde etti.
Evrensel'i Takip Et