19.05.2026 00:23 / Güncelleme: 12:34

Bolivya’da ekonomik ve siyasi kriz: Hesap sokakta soruluyor

Eylemlerin bir ayağını akaryakıt kıtlığı, enflasyon ve özelleştirme gibi mevcut sağcı hükümetin neoliberal politikaları oluşturuyor. Öte yandan ülkenin solcu eski Devlet Başkanı Evo Morales’e yönelik yakalama kararıysa siyasi krizi derinleştiriyor.

Bolivya’da ekonomik ve siyasi kriz: Hesap sokakta soruluyor

Fotoğraf: AA

Kavel Alpaslan


Latin Amerika ülkesi Bolivya’da maden işçilerinin öncülük ettiği protestolar, siyasi ve ekonomik kriz yumağı içerisinde büyüyerek devam ediyor. Yerliler, sendikalar ve öğrencilerin düzenlediği eylemlerin bir ayağını akaryakıt kıtlığı, enflasyon ve özelleştirme gibi mevcut sağcı hükümetin neoliberal politikaları oluşturuyor. Öte yandan ülkenin solcu eski Devlet Başkanı Evo Morales’e yönelik yakalama kararıysa siyasi krizi derinleştiriyor.

Bolivya’daki ekonomik kriz son yılların en kötü seviyelerinde. İhracattaki durgunlukla birlikte döviz rezervleri tükeniyor. Akaryakıt temini ise giderek daha da zorlaşıyor. Ekim ayında iktidara gelen sağcı Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’ın ‘ekonomik istikrar’ vaadi gerçeğe dönüşmediği gibi akaryakıt sübvansiyonlarının kaldırılması ve devlet şirketlerinin özelleştirilme çabası büyük tepkilere yol açtı. Bolivya lityum ve bakır gibi zengin yer altı zenginliklerine sahip. Akaryakıt sübvansiyonlarıyla Morales döneminde uygulanmaya başlamıştı.

Ekonomik kriz ve güncel protestolardan Morales’in tutuklanma emrine yaşananları anlamak için Bolivya’da son yıllarda yaşananları hatırlamak gerekiyor.

Darbe ve geri dönüş

Ülkenin ilk yerli devlet başkanı olarak 2006’da koltuğa oturan Morales, 2019’da sağcı bir askeri darbeyle devrildi. Bir süre Arjantin ve Meksika’da kalan Morales, partisi Sosyalizme Doğru Hareket’in (MAS) 2020 yılındaki seçim zaferiyle birlikte ülkesine dönebildi. MAS’ın adayı adayı Luis Arce oyların yüzde 55’ini alarak yeni devlet başkanı seçildi.

Darbede kendini geçici devlet başkanı ilan eden aşırı-sağcı senatör Jeanine Áñez de 2021’de tutuklandı. Morales’in devrilmesiyle ilgili ‘darbe’ soruşturması kapsamında ‘terörizm ve isyana teşvik’ suçlamalarıyla tutuklandı ve daha sonra 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Acre’nin zaferi ve Morales’in dönüşüne rağmen sular durulmadı; akaryakıt temini başta olmak üzere ekonomik kriz, siyasi hayatı derinden etkiledi. Acre ile Morales MAS içerisinde farklı cephelere sürüklendi.

Sağın restorasyonu

Parti içerisindeki liderlik krizi 2025’teki seçimlerde doruk noktasına ulaştı. Morales’in adaylığı Anayasa Mahkemesi tarafından reddedildi. MAS ise kendi adaylarıyla yarışa katıldı. Morales taraftarlarına ‘geçersiz oy’ çağrısı yaptı. Yaklaşık yüzde 20’lik geçersiz oyla Morales destekçilerini gösterirken MAS’ın adayı yüzde 3 gibi bir oy alarak yirmi yıldır iktidarda olan partiyi siyaset sahnesinden silinmekle baş başa bıraktı.

Fakat seçimlerin asıl dikkat çekici kısmı ikinci tura kalan adaylarıydı. Zira uzun yıllar sol bir hükümette sahip olan Bolivya, sağın farklı tonlarından iki adayın yarışına tanıklık etti. Kazanan tıpkı rakibi gibi maden kaynaklarını özelleştirerek ekonomik krizi önleyebileceğini iddia eden Paz oldu. Böylece Bolivya, son dönemde ABD eksenine giren Latin Amerika ülkelerinden bir diğeri oldu. Paz, ABD Başkanı Trump’ın Miami’de düzenlediği ‘Amerikaların Kalkanı’ zirvesine katılarak uluslararası alanda bağlılığını tescillerken iç politikada bir dizi neoliberal reformun önünü açtı.

Göreve gelir gelmez Áñez hakkında verilen hapis cezası kararı bozuldu ve darbeci senatör tahliye edildi. Hemen ardından büyük sermayeye yönelik vergileri kaldıran hükümet, nisan ayında 1720 sayılı Tarım Reformu Yasası’nı devreye soktu. Görünürde küçük üreticiye kredi kolaylığı sunan yasa aslında kolektif toprakları büyük sermayeye açıyordu. Ülke nüfusunun büyük çoğunluğu oluşturan yerli topluluklar bu arazilerin kullanım hakkına sahipti. Yasanın mimarlarından biri, 2020’deki darbe hükümetinden 33 bin hektar araziyle ödüllendirilen senatör Branko Marinkovic’ti. Bu sebeple yerliler ve köylüler ayaklandı ve Amazon’dan başkente 1100 kilometrelik yürüyüş başlattı. Sendikaların ve yerlilerin eylemlerinin ardından Paz geri adım attı ve yasa çöpe gitti.

Morales’in durumu

Bu süre içerisinde Morales’in durumu da ülke içerisindeki siyasi dalgalanmaların merkezinde duruyor. Eski devlet başkanı hakkında, 2015’te görevde olduğu dönemde reşit olmayan bir genç kadınla ilişki yaşadığı iddiasıyla ‘ağırlaştırılmış insan ticareti’ suçlaması yöneltiliyor. Savcılık 20 yıl hapis cezası talep ederken, mahkemeye katılmadığı gerekçesiyle hakkında ayrıca ‘mahkemeye itaatsizlik’ten yakalama kararı çıkarıldı. 

Morales ise suçlamaları reddederek tüm süreci Paz hükümetinin kendisini bitirmeye yönelik bir ‘hukuk savaşı’ olarak nitelendiriyor. Adil yargılanma garantisi bulunmadığını, hayatının tehdit altında olduğunu belirterek duruşmalara katılmıyor. Savunmasının en güçlü dayanağıysa ‘mağdur’ olarak gösterilen Cindy Vargas’ın mahkemeye bizzat başvurarak “Mağdur değilim, böyle bir olay yaşanmadı” sözleriyle davanın düşürülmesini talep etmesi. 

Cochabamba kırsalında, sendikalarca korunan bir evde kalan Morales hakkında yakalama kararına dayanarak operasyon yapılacağı, hatta ABD özel kuvvetleriyle ortak bir kaçırma girişiminin planlandığı iddiaları son günlerde gerilimi iyice arttırdı. Operasyona karşı polislerin bu planlara dair belgeleri sızdırdığı düşünülüyor. Yayılan haber üzerine binlerce yerli ve işçi, eski liderin konutunun etrafında canlı kalkan oluşturdu. Morales “Bugün veya yarın beni almaya gelebilirler” diyerek destekçilerini direnişe çağırırken, havalimanını işgal eden gruplar herhangi bir operasyonu engellemek için pistleri taş ve kütüklerle kapattı.

Madenci isyanı

Protestolar ülke geneline yayılırken hükümet sertlik yanlısı bir tutum aldı. 16 Mayıs’ta 3 bin 500 asker ve polis, La Paz çevresindeki barikatları dağıtmak üzere ‘İnsani Koridor Operasyonu’ adı verilen bir saldırı başlattı. Operasyonda 57 kişi gözaltına alındı. Ancak eylemciler operasyonlara rağmen geri adım atmadı. El Alto’da lastikler ateşe verildi, polisle çatışmalar yaşandı. Hükümet Plaza Murillo’ya uzaktan kumandalı robotlar konuşlandırarak alanı adeta savaş alanına çevirdi.

Madencilerin, sendikaların ve yerli grupların ortaklaştırdığı eylemlerde talepler yalnızca ekonomik değil, doğrudan siyasi bir nitelik de kazandı: “Paz istifa” sloganları başkentin dört bir yanında yankılanıyor. Maden İşçisi Prudencio Nin “İstifa et, yoksa biz seni dışarıya atacağız. Karar ver bunlar senin önündeki iki seçenek. Artık hiçbir talebimiz yok, çünkü bizim için gerçekleşmeyecekler. Hiçbir sektörde başarılı olamadılar” şeklinde tepkisini belirtiyor. Madencilerin kimileri 20 günü aşkın yürüyüşlerinin ardından başkente geldi.

Beklenen oldu

Özellikle lityum gibi teknoloji sektörü için elzem kaynaklara sahip bu ülke, yer altı zenginlikleri sebebiyle sermayenin gelişmeleri yakından takip etmesine neden oluyor. Morales’in sürüldüğü sırada Elon Musk sosyal medya hesabından “Başka ülkelerde darbeler yapacağız, buna alışın” şeklinde bir ifade kullanarak sermayenin ilgisini ifade etmişti.

Bu sebeple Bolivya’da toplumsal mücadelelerin hareketli bir dönemin içerisinden geçeceği seçimlerin hemen ardından tahmin ediliyordu. Ne de olsa ABD’nin son dönemde artan baskısıyla birlikte tüm Latin Amerika şiddetli aşırı-sağ/neoliberal rüzgarla sarsılıyor. Fakat ‘saldırgan’ politikaların yoğunluğu kadar atıllaşan sol ve sol tandanslı hükümet politikaları da belirleyici oluyor. Bugün de sokaktaki mücadele ve işçi sınıfının örgütlü hareketi Bolivya’nın hem ekonomik hem de siyasi krizinde son sözü söyleyecek gibi duruyor.

19.05.2026 10:14

10+4 sistemi Galatasaray’ı karıştırdı: Zorunlu ayrılıklar kapıda

Süper Lig’de gelecek sezon uygulanacak 10+4 yabancı kuralı, Galatasaray’da kadro planlamasını zora soktu. Sarı-kırmızılılarda kontenjan açmak için bazı yabancı oyuncularla yolların ayrılabileceği öne sürüldü.

10+4 sistemi Galatasaray’ı karıştırdı: Zorunlu ayrılıklar kapıda

Fotoğraf: AA

19.05.2026 10:57

Şavşat’ta maden ve enerji projelerine tepki: 'Doğamız talan ediliyor'

İstanbul Şavşat Dernekleri Federasyonu, Artvin ve Şavşat’ta maden, HES ve RES projeleri ile orman kıyımlarına karşı yürüttüğü mücadeleyi sürdürdüğünü belirterek, bölgedeki doğal alanların tehdit altında olduğunu açıkladı.

Şavşat’ta maden ve enerji projelerine tepki: “Doğamız talan ediliyor”

Fotoğraf: ANKA

19.05.2026 12:26

Beytüşşebap’ta sağanak ve kar erimesi sonrası dereler taştı: 20 ev tahliye edildi

Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde sağanak ve kar sularının etkisiyle taşan derelere yakın 20 ev tahliye edildi. Bölgede köprüler yıkılırken, bazı araçlar sel sularına kapıldı.

Beytüşşebap’ta sağanak ve kar erimesi sonrası dereler taştı: 20 ev tahliye edildi

Fotoğraf: DHA

19.05.2026 11:21 / Güncelleme: 11:23

Travis Scott İstanbul’da sahneye çıkıyor

Travis Scott, 31 Mayıs’ta İstanbul’da ilk kez sahne alacak. Sadece 2 bin 500 kişilik özel etkinlik için biletler yoğun ilgi görüyor.

Travis Scott İstanbul’da sahneye çıkıyor

Fotoğraf: Kenny Sun from Boston/Wikimedia Commons CC BY 2.0

19.05.2026 12:02

Bilimsel rapor kanıtladı: Susurluk havzasındaki su kaybının sorumlusu iklim değil madenler

JAWRA dergisinde yayımlanan bilimsel rapor, Susurluk Havzası’ndaki su kaybının temel nedeninin iklim değişikliği değil, açık ocak bor ve linyit madenciliği olduğunu ortaya koydu.

Bilimsel rapor kanıtladı: Susurluk havzasındaki su kaybının sorumlusu iklim değil madenler

Fotoğraf: Çanakkale Belediyesi

19.05.2026 00:36

Almus Barajı'nda taşkın riski: Turhal'da 15 mahalle ve 7 köyün tahliyesine karar verildi

Almus Barajı'nın dolma aşamasına gelmesi nedeniyle taşkın risk altındaki 15 mahalle ile 7 köyün geçici olarak tahliye edilmesine karar verildi.

Almus Barajı'nda taşkın riski: Turhal'da 15 mahalle ve 7 köyün tahliyesine karar verildi

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!