‘Avukat olmak isterdim, artık tek hayalim ailemi geçindirmek’
16 yaşındaki mülteci bir kız çocuğu Ayşe, 4 yaşında Suriye’den Türkiye’ye geldiklerini, ortaokulda ailesine destek olmak için okulu bırakıp çalışmak zorunda kaldığını anlatıyor: "Bir hayalim bile yok, sadece ailemi geçindirmek için çalışıyorum."
Zeynep Eşmek
[email protected]
İstanbul – Türkiye, 2025 itibarıyla yaklaşık resmi olarak 3.8 milyon mülteciye, kayıt dışı olarak ise 166 bin göçmeni barındırıyor. Bunların yaklaşık 1.7 milyonu ise çocuklardan oluşuyor. UNICEF Türkiye’nin 2025 verilerine göre hazırlanan Report on Analysis for Out of School Syrian Children (Okul Dışı Kalan Suriyeli Çocuklara İlişkin Analiz Raporu), yaklaşık 400 bin Suriyeli çocuğun hâlâ eğitim sisteminin dışında kaldığını ortaya koyuyor.
UNICEF ve diğer kuruluşlar, mülteci çocukların yerli çocuklara göre daha yüksek oranlarda çocuk işçiliğine zorlandığını ve bunun eğitime erişim sıkıntısı yarattığını gösteriyor. Bu durum ise göçmenlerin yoksulluğu daha derin deneyimlemesinden kaynaklanıyor.
‘Hayatta kalmak için işçiliğe mecburuz’
Gazetemize konuşan 16 yaşındaki bir mülteci kız çocuğu olan Ayşe*, 4 yaşında Suriye’den Türkiye’ye geldiklerini söylüyor. Ortaokulda ailesine destek olmak için tekstilde çalışmak zorunda kalan Ayşe, beş kardeş olduklarını söyleyerek geçim koşullarını şöyle anlatıyor: “Sadece ben ve babam çalışıyoruz. İkimiz de sigortasızız. Babam ayakkabı boyacısı olduğu için bazı günler hiç iş bulamıyor, çoğu zaman sadece benim kazandığımla geçiniyoruz.”
Ayşe’nin hayali avukat olmakmış. Aslında okula devam etmek istediğini şu sözlerle ifade ediyor: “Derslerim iyiydi, hayalim avukat olmaktı. Okula devam etmeyi çok isterdim. Şimdi ise bir hayalim yok. Sadece ailemi geçindirmeye çalışıyorum.”
İki göz evde 7 kişi yaşam mücadelesi
Küçükçekmece’de yedi kişi bir arada, 1+1 evde yaşıyorlar. Bu koşullarda barınmak için dahi 16 bin TL kira ödüyorlar. Ayşe’nin kardeşleri eğitimine devam ediyor ancak devletten herhangi bir destek alamadıklarını söylüyor: “Haftada 6 gün, günde 11 saat çalışıyorum. Önceden günlük 900 TL alıyordum, şimdi 1100 TL’ye çıktı. İş yerinde yemek veriliyor ama çoğu zaman yenecek durumda olmadığı için dışarıdan almak zorunda kalıyorum. Maaşımı da elden alıyorum.”
Ayşe daha önceki işinden sadece 40 dakika geç kaldığı için atılmış. Kayıtsız olduğu için de ne tazminat ne de başka bir destek almış: “Bir gün uyuyakaldım, 40 dakika geç gittim diye beni ve başka bir mülteci arkadaşımı hemen işten çıkardılar.”
Okul hayatında da ayrımcılık gördüğünü aktaran Ayşe, bir sınıf arkadaşının annesinin evlerine gelip ailesine “Kızınızı okuldan alın, siz evliliğe alışkınsınız, neden okutuyorsunuz?” dediğini anlatıyor. Halepli olan Ayşe, Türkiye’ye çok küçük yaşlarda geldikleri için Arapça bilmediğini, anadilini Türkçe olarak tanımladığını söylüyor.
Çevresindeki birçok çocuğun da eğitim hayatını benzer nedenlerle yarıda bıraktığını belirten Ayşe, “Kuzenlerim de ayrımcılık sebebiyle 14 yaşında okulu bırakıp tekstilde çalışmaya başladı. Çevremdeki birçok mülteci çocuk, daha çocuk yaşta çalışmak zorunda kalıyor” diyor.
Evrensel'i Takip Et