17.05.2026 00:07

Koridor savaşları

ABD-İran çatışmasıyla kilitlenen Hürmüz Boğazı küresel ticareti sarsarken, İran yeni koridorlarla direniyor. Enerji akışı için Suriye'nin "4+1" planı ve Türkiye'nin Ceyhan'daki dev DAPEK yatırımı alternatif rotalar olarak öne çıkıyor. 

Koridor savaşları

Fotoğraf: AA

Ela Ava
[email protected]


ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarını başlatması, Hürmüz Boğazı'nın geniş çaplı bir şekilde tıkanmasına ve ABD, İsrail ile İran arasında doğrudan askeri çatışmalara yol açtı. Günde ortalama 20 milyon varil ham petrolün ve küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği bir geçit olan Hürmüz Boğazı, bugün gemi trafiğinin yüzde 70 ila yüzde 90 oranında azaldığı ve Basra Körfezi'nde 2 binden fazla geminin mahsur kaldığı bir durumla karşı karşıya. Bu süreç diğer yandan enerji ihracatı, yeni transit yollar veya eski yolların daha da genişletilmesi için birçok tartışma yarattı.

Son dönemdeki gerilimlerden önce Birleşik Arap Emirlikleri, İran’ın en önemli ticari ortaklarından biri ve Cebel Ali Limanı da ülkeye mal transitinin ana rotalarından biri olarak kabul ediliyordu. Ancak Hürmüz Boğazı'nda geçişlerin aksaması ile birlikte, bölgedeki diğer ülkelerdeki alternatif rotalar daha hızlı bir şekilde gündeme geldi.

İran alternatif koridorlarını genişletti

Örneğin Pakistan üzerinden 6 yeni koridor rotası aktif hale getirildi; Gvader, Karaçi ve Kasım limanları tamamlayıcı ve alternatif seçenekler olarak kullanılmaya başlandı. Bu gelişmeyi sadece bir ticaret rotasının değişmesi değil, aynı zamanda İran'ın jeopolitik esnekliğini anlamak için de okumak gerekir.

Pakistan’ın yeni koridorları, İran’ın kara ve deniz yolu erişim seçeneklerini çeşitlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda ülkenin tedarik zinciri güvenliğini de pekiştiriyor. Diğer taraftan Kuzey-Güney Koridoru, İran’ı Rusya, Kafkasya, Orta Asya ve Avrupa’ya bağlama kapasitesi sunarken; doğu rotaları da Pakistan, Çin ve Güney Asya pazarlarıyla olan bağları güçlendiriyor. Bu nedenle pek çok uzman, İran'ın kuşatılamayacak bir ülke olduğuna, aksine altyapısını tamamlaması halinde bölgenin ana transit merkezine (hub) dönüşebileceğine inanıyor.

Ancak alternatif transit yollar ve bunun etrafındaki tartışmalar uzun yıllara dayansa da savaş süreci bu tartışmalara yeni boyutlar da kazandırdı. Bir yandan İran kendi içinde yeni koridorlar ve Hürmüz üstünlüğünü korumaya çalışırken diğer yandan emperyalistler ve bağımlı kapitalist ülkeler arasındaki ticaret savaşları eski ve yeni projeleri canlandırıyor.

Suriye’nin "4+1" projesi

Tartışılan projelerden biri de Suriye merkezli "Dört Deniz" projesi ve "4+1" planı. Suriye yönetimini ele geçiren HTŞ lideri Colani, Suriye’nin stratejik konumunu kullanarak enerji ve mal taşımacılığında alternatif bir rota haline gelmesini, Basra Körfezi'ni Türkiye'ye bağlayarak Akdeniz'e güvenli bir erişim sağlamasını umduğunu belirtmişti. Ancak bu iki plan hakkındaki “iyimserliğe” rağmen, projelerin gerçekleşmesi için ciddi engeller mevcut.

"Dört Deniz" planı; Basra Körfezi, Akdeniz, Hazar Denizi ve Karadeniz'i birbirine bağlayan entegre bir ulaşım ve enerji ağını öngörüyor. Planın daha geniş amacı ise Suriye ve Türkiye'yi bölgesel ticaret ve enerji akışlarının merkezi haline getirmek.

Suriye Dışişleri Bakanı Esed Şeybani nisandaki Ankara ziyareti sırasında bu projeyi, ikili stratejik iş birliğinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirdi. Suudi Arabistan'a ait Arap medya organı "Al-Majalla" tarafından yayımlanan ve ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'a atfedilen bir belge, Suriye'yi küresel enerji transitinde önemli bir merkeze dönüştürmeye yönelik ABD önerisini detaylandırıyor. Al-Majalla'nın raporuna göre bu plan, Basra Körfezi ve Irak'taki petrol sahalarını Akdeniz limanlarına ve ardından Avrupa'ya bağlayan mevcut ve önerilen geniş bir boru hattı ağının canlandırılması ve genişletilmesine odaklanıyor.

Al-Majalla, Kerkük-Banyas petrol boru hattının yeniden inşasının yaklaşık 4.5 milyar dolara mal olacağını ve Suriye'nin yıllık yaklaşık 200 milyon dolar transit geliri elde etmeyi beklediğini belirtiyor. Ayrıca, Mısır'dan başlayıp Suriye üzerinden Türkiye'ye uzanan Arap Gaz Boru Hattı'nın genişletilmesi planlarına ve Katar gazını Ürdün ile Suriye rotası üzerinden Türkiye'ye, oradan da Avrupa'ya taşıyacak öneri aşamasındaki Katar-Türkiye gaz hattı rotasına atıfta bulunuyor.

Bu projeler, zorlu gerçeklerle karşı karşıya. Uygulanabilirlik; Suriye'nin siyasi istikrarsızlığına, savaşla yıkılan altyapının yeniden inşasına, mali, güvenlik ve jeopolitik kısıtlamalarla ‘mücadeleye’ bağlı. Suriye'nin savaştan önce aktif olan boru hattı ağının bazı bölümleri onarılabilir veya genişletilebilir.

Suriye'nin iç sınırlarının ötesinde; sınır ötesi geniş demiryolu, karayolu ve boru hattı ağlarının inşası muhtemelen mali ve siyasi engellerle karşılaşacaktır. Suriyeli ekonomist Ziad Arabash, güzergahların inşası ve iyileştirilmesi maliyetinin 10 ila 15 milyar doları aşacağını tahmin ediyor. Burada özellikle “yatırımcılar” ve Türkiye sermayesine açılacak yeni bir alana da işaret etmek gerekir.

Türkiye’de Rönesans ve Ceyhan projesi

2027’de faaliyete geçmeyi hedefleyen Rönesans Holding'e bağlı Ceyhan Polipropilen (PP) Üretim Tesisi ve Terminali, Türkiye’de özel sektörün bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük sanayi yatırımlarından biri. Holdingin kendi sitesinde projeye dair “PP Üretim Tesisi ve Terminali, Türkiye’nin cari dengesine yıllık 300 milyon dolar doğrudan katkı sağlayacak. ABD Uluslararası Kalkınma Finans Kurumu ve İspanya İhracat Kredi Ajansı’ndan sağlanan toplam 1.3 milyar dolarlık finansman, projenin küresel önemini ortaya koyuyor” ifadeleri yer alıyor.

Ayrıca Rönesans, Ceyhan’da hayata geçirdiği Doğu Akdeniz Petrokimya Endüstri Bölgesi ve Limanı (DAPEK) için Singapur sermayeli SJ Group ile ortaklığa imza attı. “4+1” planı Singapur için de muazzam bir finansal/lojistik genişleme fırsatı açısından önemli.

Türkiye açısından Irak (Kerkük) ve Körfez petrol/gaz hatlarının Akdeniz'e çıkış noktası tarihsel olarak Suriye limanları (Baniyas, Lazkiye) ve Türkiye’nin güneyidir (Ceyhan). DAPEK’in Ceyhan’da devasa bir sıvı yük terminali ve petrokimya üssü inşa etmesi, Irak ve Körfez'den gelebilecek ham maddenin işleneceği ve dünyaya dağıtılacağı Akdeniz merkezi haline gelebilir.

Türkiye’nin rolü bu projede bununla sınırlı kalmayacaktır. Zira Suriye’nin yeniden yapılandırılması ve bu projenin olası yapım aşamalarında ABD, Türkiye ve Suriye arasında yapılacak anlaşmalar da bu sürecin önemli bir parçası olacak.

Görünen o ki ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşları ve bunun dünya üzerindeki etkisi, bağımlı kapitalist ülkeleri yeni ve alternatif ticaret rotalarına yöneltiyor ve bu rotalar bu yazıda geçenlerle sınırlı değil.

16.05.2026 17:48 / Güncelleme: 18:24

Fenerbahçe başkanlık seçimi ne zaman? Fenerbahçe başkan adayları kimler?

Fenerbahçe’de nefesler tutuldu. 6-7 Haziran tarihlerinde yapılacak olağanüstü seçimli genel kurul öncesinde başkan adayları netleşiyor.

Fenerbahçe başkanlık seçimi ne zaman? Fenerbahçe başkan adayları kimler?
16.05.2026 12:49

Atıkhisar Barajı’nda tehlike geçmedi: Kuşçayırı projesine DSİ engeli gelse de kuşatma sürüyor

DSİ’nin olumsuz görüşü sonrası Kuşçayırı maden projesinin ÇED süreci sonlandırıldı. Ancak Atikhisar Barajı havzasındaki diğer altın ve bakır projeleri nedeniyle Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı üzerindeki siyanür ve kirlilik tehdidi sürüyor.

Atıkhisar Barajı’nda tehlike geçmedi: Kuşçayırı projesine DSİ engeli gelse de kuşatma sürüyor

Fotoğraf: Evrensel

16.05.2026 09:36 / Güncelleme: 14:41

Öğrenci affı geliyor iddiası: Lisans ve lisansüstünü kapsıyor

YÖK’ün üniversitelerle ilişiği kesilen öğrencilere af taslağının Meclis yolunda olduğu iddia edildi. 27 maddelik “öğrenci affı” taslağının lisans ve lisansüstü eğitimini kapsadığı bildirildi.

Öğrenci affı geliyor iddiası: Lisans ve lisansüstünü kapsıyor

Fotoğraf: Envato

16.05.2026 08:50

Egetaş işçileri hakları için yürüdü: Eksik yatan maaşlarını ve kömür haklarının ödenmesini talep ettiler

Kütahya'nın Tunçbilek beldesinde bulunan Egetaş Kömür İşletmesi işçileri 2025 yılından beri maaşlarının eksik yatmış olması ve kömür haklarının ödenmemesi nedeniyle başlattığı eylemin 3'üncü gününde ilçe meydanına yürüyerek haklarını talep etti.

Egetaş işçileri hakları için yürüdü: Eksik yatan maaşlarını ve kömür haklarının ödenmesini talep ettiler

Fotoğraf: GMİS

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
16.05.2026 10:03 / Güncelleme: 10:13

'Fakirlik' belgesi sonrası yeni iddia: AKP’li vekilin eşi 'kağıt üstünde sigortalı' gösterilmiş

AKP Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un eşine verilen fakirlik ilmuhaberi tartışılırken, CHP’li Abbas Ali Ertürk, Serap Altınsoy’un yıllarca kağıt üzerinde sigortalı gösterildiğini öne sürerek SGK’nin de yanıltıldığını söyledi.

“Fakirlik” belgesi sonrası yeni iddia: AKP’li vekilin eşi “kağıt üstünde sigortalı” gösterilmiş

AKP Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy

16.05.2026 12:41 / Güncelleme: 12:45

Harb-İş İstanbul Şubesi 6. Genel Kurulu: Teslim olanların değil direnenlerin mücadelesi kazansın

Türk-İş’e bağlı T. Harb-İş Sendikası İstanbul Şubesi Olağan Genel Kurulunda konuşan mevcut başkan Murat Yalçınkaya, "Yeni dönem mücadelemiz teslim bayrağının çeken değil direnenlerin dönemi olsun" dedi.

Harb-İş İstanbul Şubesi 6. Genel Kurulu: Teslim olanların değil direnenlerin mücadelesi kazansın

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!