16.05.2026 12:49

Atıkhisar Barajı’nda tehlike geçmedi: Kuşçayırı projesine DSİ engeli gelse de kuşatma sürüyor

DSİ’nin olumsuz görüşü sonrası Kuşçayırı maden projesinin ÇED süreci sonlandırıldı. Ancak Atikhisar Barajı havzasındaki diğer altın ve bakır projeleri nedeniyle Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı üzerindeki siyanür ve kirlilik tehdidi sürüyor.

Atıkhisar Barajı’nda tehlike geçmedi: Kuşçayırı projesine DSİ engeli gelse de kuşatma sürüyor

Fotoğraf: Evrensel

Özer Akdemir
[email protected]


Çanakkale — Çanakkale'nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı havzasında yapılması planlanan Orta Truva Madencilik'e (CVK Holding) ait Kuşçayırı altın, gümüş ve bakır madeni projesinin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) süreci, Devlet Su İşleri'nin (DSİ) olumsuz görüşü üzerine resmen sonlandırıldı. Ancak baraj çevresindeki diğer şirketlerin maden projeleri hız kesmeden devam ettiği için Atikhisar'da tehlike henüz geçmiş değil.

DSİ'nin olumsuz görüşünün çarpıcı gerekçeleri

Kuşçayırı mevkiindeki proje için verilen ÇED iptal kararı, ÇED Yönetmeliği'nin 5. maddesi kapsamında doğrudan DSİ'nin bilimsel uyarılarına dayandırıldı. DSİ'nin projeye geçit vermemesinin temel gerekçeleri şu şekilde sıralandı:

  • Koruma alanının işgali: Projenin ÇED çalışma sahalarının yaklaşık yüzde 88'lik büyük bir kısmı, doğrudan Atikhisar Barajı'nın uzun mesafeli koruma alanı sınırları içinde kalmaktadır.
  • Su beslenme havzasının yok olması: Maden projesi, 335,97 kilometrekarelik baraj su toplama havzasının sol kesiminin tamamına yakınını kaplamaktadır. DSİ hesaplamalarına göre bu durum, havzanın yaklaşık yüzde 20'sine denk gelen 66,50 kilometrekarelik devasa bir alanın işgal edilmesi ve barajı besleyen alanların kullanılamaz hale gelmesi anlamına gelmektedir.
  • Geri dönülemez kirlilik ve kütlesel risk: DSİ, projenin uygulanması halinde şehrin halihazırda yaşadığı su kıtlığı sorununun daha da artacağını; işletmeden kaynaklanacak kontamine (kirli) suların hem faaliyet döneminde hem de maden kapatıldıktan sonra içme suyunda kütlesel riskler ve telafisi mümkün olmayan problemler yaratacağını açıkça vurgulamıştır. Bilimsel raporlar da bu tehlikeyi doğrulamakta; maden atıklarının hava ve suyla teması sonucu oluşacak Asidik Kaya Drenajı'nın (ARD) sülfürik asit üreterek ağır metalleri baraj suyuna taşıyabileceğini kanıtlamaktadır.

Atikhisar'da tehlike neden geçmedi?

Kuşçayırı projesi DSİ engeline takılmış olsa da, Çanakkale'nin can damarı olan Sarıçay ve Karamenderes havzaları halen çok sayıda holdingin zenginleştirme tesisleri ve altın madeni ruhsatlarıyla kuşatılmış durumdadır. Barajı ve kentin içme suyunu tehdit eden diğer güncel projeler şunlardır:

  • TÜMAD Madencilik (Kirazlı Sahası): Alamos Gold'un yaklaşık 350-400 bin ağaç keserek devasa bir ekolojik yıkım bıraktığı Kirazlı altın madeni sahasını Nurol Holding'e ait TÜMAD Madencilik devraldı. TÜMAD'ın, geçerliliğini yitirmiş 13 yıllık eski ÇED raporuyla, yeni bir ÇED süreci işletmeden ve orman kesin izinlerini sıfırdan almadan iş makineleriyle sahaya girmesi kentte büyük infial yaratıyor. Yüzde yüzü baraj koruma sahasında kalan bu projede kullanılacak siyanür liçi yöntemi, yer altı sularını doğrudan tehdit ediyor.
  • Koza Altın (Karapınar Projesi): Atikhisar Barajı'na yalnızca 1.400 metre mesafede, Terziler ve Serçiler köyleri çevresinde Koza Altın tarafından yürütülen Karapınar Altın ve Gümüş Madeni, baraj için bir diğer büyük tehlikedir. Projenin ilk ÇED kararı mahkemece iptal edilmesine rağmen şirket Eylül 2025'te ikinci bir "ÇED Olumlu" kararı almayı başarmıştır. Projeye karşı açılan davada 9 kişilik uzman bilirkişi heyeti hazırladıkları raporda; bölgenin aktif fay hatlarında bulunduğunu, yüksek geçirimli zemin yapısı nedeniyle olası bir siyanür ve ağır metal sızıntısının doğrudan baraj gölüne karışacağını belirterek ÇED kararının iptalini istemiştir.
  • Cengiz ve Ahlatçı Holding tehdidi: Tüm bunların yanında Cengiz Holding, Halilağa bölgesinde ekosistemi kökten değiştiren bir bakır-altın projesini sürdürürken, bölgeye yeni dahil olan Ahlatçı Holding de Kazdağları'ndaki yeni maden sahaları için ihalelere göz dikti.

Barajı bekleyen diğer tehlikeler

DSİ'nin Kuşçayırı projesini iptal ettiren "koruma alanlarının ihlali" gerekçesi, Kirazlı ve Karapınar gibi havzadaki diğer projeler için de hayati bir emsal teşkil etmekte. Ancak Cengiz, Koza, TÜMAD ve CVK gibi sermaye gruplarının Biga Yarımadası'ndaki madencilik ısrarı sürdükçe, Çanakkale halkının tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı'nın tepesindeki "siyanür" tehlikesi devam edecek.

Kuşçayırı kararı emsal olsun

Kent halkı ve ekoloji örgütleri, Kuşçayırı maden projesi için verilen bu iptal kararının, aynı havzada yer alan Nurol ve İlbak holdinglerin zenginleştirme tesisleri ile Tümad Kirazlı altın sahası için de emsal teşkil etmesi ve tüm ÇED süreçlerinin tamamen iptal edilmesi gerektiği yönünde çağrılarını yükseltiyor.

16.05.2026 09:49

SES Balıkesir Şubesinden hastane yönetimine tepki: 'Mobbing, baskı ve liyakatsizlik sağlık emekçilerini tüketiyor'

SES Balıkesir Şubesi, Balıkesir Şehir Hastanesinde mobbing, baskı ve liyakatsiz uygulamaların sağlık emekçilerini tükenme noktasına getirdiğini söyledi.

SES Balıkesir Şubesinden hastane yönetimine tepki: “Mobbing, baskı ve liyakatsizlik sağlık emekçilerini tüketiyor”

Fotoğraf: Evrensel

16.05.2026 01:23

Yozgat'ta öğrenci servisi devrildi: 2'si öğrenci, 3 kişi öldü, 7 öğrenci yaralandı

Yozgat'ta öğrenci servis aracı şarampole devrildi. Meydana gelen trafik kazasında, servis şoförü ve 2 öğrenci olay yerinde hayatını kaybetti; 7 öğrenci ise yaralandı.

Yozgat'ta öğrenci servisi devrildi: 2'si öğrenci, 3 kişi öldü, 7 öğrenci yaralandı

Fotoğraf: ANKA

16.05.2026 11:19

Bodrum kıyılarında deniz çayırları alarmı: 22 yılda binlerce hektarlık kayıp yaşandı

Bilimsel çalışmalar, Bodrum kıyılarında son 22 yılda bin ila 2 bin hektar deniz çayırının yok olduğunu ortaya koydu. Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, kaybın başlıca nedeninin yapılaşma ve kirlilik olduğunu söyledi.

Bodrum kıyılarında deniz çayırları alarmı: 22 yılda binlerce hektarlık kayıp yaşandı

Görsel:Royal Society

16.05.2026 10:19

CHP’li Pala, Gazeteci Hakan Tosun’un ölümündeki ihmalleri sormuştu: 'Sağlık Bakanlığı ihmal iddialarının hesabını vermekten kaçmaktadır'

CHP’li Kayıhan Pala, Sağlık Bakanlığı’nın Hakan Tosun’un kaldırıldığı hastanede ölümüyle ilgili ihmal iddiaları hakkında verdiği soru önergesine yanıt vermediğini belirterek, “Sağlık Bakanlığı ihmal iddialarının hesabını vermekten kaçmaktadır” dedi.

CHP’li Pala, Gazeteci Hakan Tosun’un ölümündeki ihmalleri sormuştu: “Sağlık Bakanlığı ihmal iddialarının hesabını vermekten kaçmaktadır”

Fotoğraf: Eylem Nazlıer / Evrensel

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!