CHP’li Karasu’dan Hendek’teki iş cinayetlerine tepki: '10 günde 3 işçinin ölümü tesadüf değil'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Sakarya Hendek 2. OSB’de son 10 gün içinde yaşanan üç ayrı iş cinayetinin denetimsizlik ve iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğinin sonucu olduğunu söyledi.
Fotoğraf: DHA
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Sakarya’nın Hendek ilçesindeki 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde son 10 gün içinde yaşanan iş cinayetlerine ilişkin açıklama yaptı. Karasu, kısa süre içinde meydana gelen üç ayrı olayda 3 işçinin yaşamını yitirmesinin, çalışma yaşamındaki denetimsizlik ve güvencesizlik düzenini bir kez daha ortaya çıkardığını söyledi.
Karasu, ilk olayın 8 Mayıs’ta kayış üretimi yapılan bir fabrikada meydana geldiğini belirtti. Patlamada ağır yaralanan 26 yaşındaki Tayfun Atış’ın hayatını kaybettiğini, 8 işçinin de yaralandığını ifade eden Karasu, ardından bir alüminyum fabrikasında üzerine ağır rulo parça düşen 52 yaşındaki Hüseyin Bodur’un yaşamını yitirdiğini hatırlattı.
Karasu, yine Sakarya 2. OSB’de çelik yapı üretimi yapılan bir fabrikada vinç halatının kopması sonucu 41 yaşındaki Muhammet Duman’ın çelik konstrüksiyonların altında kalarak hayatını kaybettiğini belirtti.
“Bu ölümler tesadüf değil”
Hendek’te yaşanan ölümlerin tesadüf olmadığını söyleyen Karasu, 2020’deki havai fişek fabrikası patlamasını hatırlatarak, yaşananların alınmayan önlemler, yapılmayan denetimler ve işçilerin yaşamını maliyet kalemi olarak gören anlayışın sonucu olduğunu ifade etti.
AKP iktidarı döneminde işçi sağlığı ve iş güvenliği alanının keyfiyete sürüklendiğini belirten Karasu, “Öyle olmasa; yalnızca yılın ilk 4 ayında 622 emekçi yaşamdan koparılmaz, iktidarları boyunca yaklaşık 36 bin işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmezdi” dedi.
Karasu, her iş cinayetinin ardından yapılan taziye açıklamalarının Türkiye’deki güvencesiz ve denetimsiz çalışma düzenini değiştirmediğini ifade etti.
“Denetimler yapılmış mıdır?”
Çalışma hayatında insan yaşamını merkeze alan anlayıştan uzaklaşıldığını savunan Karasu, iş güvenliğinin maliyet olarak görüldüğünü, denetim mekanizmalarının etkisiz bırakıldığını ve emekçilerin kendi kaderine terk edildiğini söyledi.
“Hendek’te neler yaşanmaktadır?
Karasu açıklamasında şu soruları yöneltti;
Aynı bölgede kısa süre içerisinde yaşanan bu ölümlerin sorumluları kimlerdir? Denetimler yapılmış mıdır? İş güvenliği önlemleri neden uygulanmamıştır veya uygulandıysa neler yapılmıştır? Emeklilik yaşında olması gerekirken, çalışmak zorunda kalan bir işçinin, en temel istifleme kurallarının bile uygulanmadığı bir fabrikada can vermesi neyin sonucu, kimin eseridir?”
“Çalışma Bakanlığı göreve çağrıldı”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı göreve çağıran Karasu, iş cinayetleri yaşandıktan sonra açıklama yapmak yerine gerekli önlemlerin alınması ve etkin denetim mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini belirtti.
Karasu, “Emekçinin canı, kimsenin canından ucuz değildir. İhmaller öldürür, önlemler ise yaşatır” ifadelerini kullandı.
Evrensel'i Takip Et