‘Ayrıcalık değil, eşitlik istiyoruz’
'Yıllardır kamuda hizmet veren sağlık emekçilerinin yeşil pasaport hakkı da dahil olmak üzere sosyal haklardan eşit biçimde yararlanması bir lütuf değil, hakkın teslimidir.'
Nükleer tıp teknikeri bir sağlık işçisi
Merhaba sevgili evrensel olurları 15 yıldır bir kamu hastanesinde hizmet alımı kapsamında nükleer tıp teknikeri olarak çalışıyorum. Aynı hastanenin koridorlarında gece gündüz emek veriyor, aynı hastalara hizmet ediyor, aynı riskleri taşıyoruz. Pandemide alkışlanan sağlık emekçileri arasında biz de vardık. Radyasyon riski altında çalışan, nöbet tutan, hastaların tanı ve tedavi süreçlerinde büyük sorumluluk alan sağlık çalışanlarıyız. Ancak söz konusu haklar olduğunda yıllardır görmezden geliniyoruz.
Bugün özel okullarda çalışan öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi gündemde. Elbette emekçilerin haklarının genişlemesini destekliyoruz. Öğretmenlerin de insanca çalışma koşullarına ve sosyal haklara sahip olması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak aynı yaklaşım neden kamu hastanelerinde taşeron ya da hizmet alımı sistemiyle çalışan sağlık emekçileri için gösterilmiyor?
Bizler kamunun asli işini yapıyoruz. Hastaneler bizim emeğimizle dönüyor. Buna rağmen kadro hakkımız dahi yıllardır tartışma konusu yapılırken, sosyal haklar konusunda da maalesef ikinci sınıf çalışan muamelesi görüyoruz. Oysa sağlık hizmeti süreklilik isteyen, fedakarlık gerektiren bir kamu hizmetidir. Özellikle nükleer tıp gibi radyasyon riski bulunan alanlarda çalışan işçi ve emekçilerin hem çalışma koşulları hem sosyal hakları iyileştirilmelidir.
Yeşil pasaport sadece bir “seyahat kolaylığı” değildir. Devletin çalışanına verdiği değerin ve tanıdığı hakkın da göstergesidir. Kamu hastanelerinde yıllardır emek veren sağlık çalışanlarının bu haktan yararlanması neden mümkün olmasın?
Biz sağlık emekçileri artık ayrım yapılmasını istemiyoruz. Aynı işi yapıp farklı haklara sahip olmak adalet duygusunu zedeliyor. Sağlıkta taşeronlaştırmanın yarattığı eşitsizlikler sadece maaşta değil, sosyal haklarda da karşımıza çıkıyor.
Bugün kamu hastanelerinde görev yapan binlerce hizmet alımı çalışanı sağlık emekçisi adına soruyoruz: Yıllardır kamunun yükünü taşıyan bizler ne zaman eşit yurttaş ve eşit emekçi olarak görüleceğiz?
Artık sağlık emekçilerinin sesi duyulmalı. Güvencesiz çalıştırılan, yıllardır kadro ve eşit hak mücadelesi veren sağlık çalışanlarına kulak verilmelidir. Biz ayrıcalık değil, eşitlik istiyoruz. Yıllardır kamuda hizmet veren sağlık emekçilerinin yeşil pasaport hakkı da dahil olmak üzere sosyal haklardan eşit biçimde yararlanması bir lütuf değil, hakkın teslimidir.
Evrensel'i Takip Et