CHP’li Uzun Akbelen’deki madeni Meclis gündemine taşıdı: Afgan işçilere ilişkin iddialar için üç bakana soru önergesi
CHP Milletvekili Cumhur Uzun, Akbelen’deki kömür madeninde Afganistan uyruklu işçilere ilişkin ortaya atılan sınır dışı, sahte belge ve denetimsizlik iddialarını üç ayrı bakanlığa verdiği soru önergeleriyle gündeme taşıdı.
Fotoğraf: Evrensel
Hasan Can Bilici
[email protected]
CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen bölgesinde Limak Enerji ve IC İçtaş Enerji ortaklığındaki Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ tarafından işletilen kömür madenlerinde yaşandığı öne sürülen olayları TBMM gündemine taşıdı.
Uzun, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına ayrı ayrı soru önergeleri vererek Afganistan uyruklu işçilere ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
“10 Afgan işçi sınır dışı mı edildi?”
Kamuoyuna yansıyan iddialara göre, maden sahasında çalışan 10 Afganistan uyruklu işçi hakkında jandarma tarafından işlem yapıldığı, bu kişilerin Afganistan’daki bir örgütle bağlantılı oldukları gerekçesiyle sınır dışı edilmek üzere idari gözetim altına alındığı ya da tutuklandığı ileri sürüldü.
Cumhur Uzun, İçişleri Bakanlığına yönelttiği sorularda söz konusu iddiaların doğru olup olmadığını, işçiler hakkında hangi işlemlerin yapıldığını ve güvenlik tahkikatı yürütülüp yürütülmediğini sordu.
Uzun, “Milas’taki maden sahalarında çalışan kişilere ilişkin güvenlik denetimi nasıl yapılıyor? Türkiye’ye girişte, çalışma sürecinde ve maden sahasına erişimde hangi kurumlar sorumluluk üstlendi?” sorularına yanıt istedi.
“Sahte belgeyle çalışan işçileri kim işe aldı?”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilen önergede ise yaklaşık 50 Afganistan uyruklu işçinin sahte evrakla çalıştırıldığının tespit edildiği ve işlerine son verildiği iddiaları yer aldı.
Uzun, bu kişilerin çalışma izni, kimlik, ikamet, mesleki yeterlilik, SGK kaydı ya da başka hangi belgeler üzerinden çalıştırıldığının açıklanmasını talep etti. Ayrıca işveren şirket, taşeron firma veya aracı kişiler hakkında herhangi bir idari işlem yapılıp yapılmadığını sordu.
Uzun, “Sahte belgeyle çalışan işçiler işten çıkarıldıysa, bu kişileri işe alan, sahaya sokan, çalıştıran ve denetlemekle yükümlü olanlar kimlerdir? Bu tablo yalnızca işçilerin üzerine yıkılamaz. Burada şirket, taşeron ve kamu denetimi zinciri birlikte incelenmelidir” dedi.
“Denetim zinciri nerede koptu?”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına sunulan önergede ise iddiaların taşeron denetimi, ruhsat yükümlülükleri ve çevresel etkiler açısından araştırılması istendi.
Cumhur Uzun, sahte belgeyle çalıştığı öne sürülen kişilerin üretim, bakım, patlatma, nakliye, kazı, cevher hazırlama gibi kritik alanlarda görev alıp almadığını sordu. Ayrıca MAPEG, EPDK ya da Bakanlık birimlerince olağanüstü denetim yapılıp yapılmadığının açıklanmasını talep etti.
Uzun açıklamasında, “Akbelen’de yıllardır doğa, yaşam alanı ve kamu yararı üzerinden ciddi bir mücadele yürütülüyor. Şimdi aynı sahadan güvenlik, sahte belge, kayıt dışı istihdam ve denetimsizlik iddiaları yükseliyor” ifadelerini kullandı.
“Bu iddialar doğruysa ortada münferit bir aksaklık yok; şirketten taşerona, çalışma izinlerinden güvenlik denetimine kadar uzanan ağır bir yönetim sorunu vardır” diyen Uzun, kamuoyunun tüm sorulara açık yanıt beklediğini söyledi.
Uzun, “Hangi işçi hangi belgeyle çalıştı, kim işe aldı, kim denetledi, kim göz yumdu; bütün bu soruların yanıtı kamuoyuna açık biçimde verilmelidir” dedi.
Evrensel'i Takip Et