Diyarbakır’da 'barışın hukuki zemini' paneli: 'Kalıcı barış toplumsal uzlaşıyla mümkün'
Diyarbakır’da düzenlenen panelde konuşan hukukçu ve akademisyenler, kalıcı barışın demokratik siyaset, hukuk devleti ilkeleri ve toplumsal uzlaşı temelinde sağlanabileceğini vurguladı.
Fotoğraf: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi
Diyarbakır’da düzenlenen “Barışın Hukuki Zemini: Anayasa ve Toplumsal Uzlaşı” panelinde konuşan hukukçu ve akademisyenler, kalıcı barışın demokratik siyaset, toplumsal uzlaşı, hukuk devleti ilkeleri ve temel hakların güvence altına alınmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen panel Ali Emiri Konferans Salonu’nda yapıldı. Moderatörlüğünü Rüşen Seydaoğlu’nun üstlendiği panelde Prof. Dr. Sevtap Yokuş, Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem, Avukat Gürkan Çakıroğlu ve Avukat Faik Erol konuşmacı olarak yer aldı.
Panele Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, DBB Meclisi Eş Sözcüleri Demet Ceylan ve Ayhan Karatekin, yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, DEM Parti Diyarbakır milletvekilleri Sevilay Çelenk, Cengiz Çandar ve Serhat Eren ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
“Barış bir inşa sürecidir”
Prof. Dr. Sevtap Yokuş, barış sürecinin kısa sürede sonuçlanmasını beklemenin gerçekçi olmadığını belirterek, sürecin sabır, emek ve kararlılık gerektirdiğini söyledi. Barışın bir “inşa süreci” olduğunu ifade eden Yokuş, Türkiye’de yeni gibi görünen bu tartışmaların aslında 1993’ten bu yana sürdüğünü dile getirdi.
“Negatif barış pozitif barışa dönüşmeli”
Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem ise sürecin “negatif barış”tan “pozitif barış”a evrilmesi gerektiğini söyledi. Negatif barışın silahların bırakılması ve politik hedeflerin demokratik siyaset yoluyla sürdürülmesi anlamına geldiğini belirten Erdem, pozitif barışın ise Kürt meselesinin çözümünü ifade ettiğini kaydetti.
Erdem, bu sorunun yalnızca anayasal değişiklikler ya da yeni yasalarla çözülemeyecek kadar derin olduğunu belirterek, sürecin hukuksal boyutunun yanı sıra yargısal yapı ve siyasal pratiğin de değişmesini gerektirdiğini ifade etti.
“Toplumsal uzlaşı olmadan barış olmaz”
Avukat Gürkan Çakıroğlu da hukukun toplumsal sözleşmenin en rafine hali olduğunu belirterek, toplumsal uzlaşı olmadan barış, adalet ve eşitliğin sağlanamayacağını söyledi.
Türkiye’de temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Çakıroğlu, hukuk devleti olmanın ancak özgürlüklerin eksiksiz biçimde tesis edilmesiyle mümkün olacağını söyledi. Çakıroğlu, kalıcı barışın hukuk temelinde kurulması gerektiğini, baskı ve dayatmayla barışın sağlanamayacağını dile getirdi.
“Süreç bir lütuf değil”
Avukat Faik Erol ise sürecin uzun yıllara yayılan siyasi ve demokratik özgürlük mücadelesinin sonucu olduğunu belirterek, bunun bir “lütuf” değil, emekle örülmüş bir kazanım olduğunu ifade etti.
Sürecin dikkatli şekilde sahiplenilmesi gerektiğini belirten Erol, yaşanan gelişmelerin Türkiye ve bölge açısından doğru değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et