İtalya’da işçiler 18 Mayıs’ta Filistin için greve çağırıyor: 'Savaşlara ve soykırıma tek kuruş yok'
İtalya’da işçiler, Filistin’e yönelik soykırıma karşı ve yeniden yola çıkmaya hazırlanan Küresel Sumud Filosu’na destek için 18 Mayıs’ta grev yapmaya hazırlanıyor.
İtalya’da USB sendikal federasyonu “Savaşlaar ve soykırıma tek kuruş yok” diyerek 18 Mayıs’ta greve çağırdı. Sendikadan yapılan açıklamada, “Filistin’deki savaş, soykırım, silahlanma yarışı, uluslararası hukuka yönelik saldırı ve demokratik alanların daralması, eylemlerde niteliksel bir sıçrama yapılmasını zorunlu kılıyor. Global Sumud Filosuna yapılan saldırı, uluslararası sularda aktivistlerin kaçırılması, Thiago Ávila ve Saif Abu Keshek'in yasadışı olarak gözaltına alınması, kırılma noktasını daha da belirginleştiriyor. İsrail, Batılı hükümetlerin siyasi, ekonomik ve askeri suç ortaklığıyla desteklenerek, uluslararası hukuku çiğneyerek tam bir cezasızlık içinde hareket ediyor” denildi.
İsrail’in insanlık için askeri ve siyasi tehlike olmanın yanı sıra ekonomik bir tehlike de teşkil ettiğine dikkat çekilen açıklamada, “Çünkü sürekli savaşın etrafında, devasa kamu kaynaklarını silahlara, askeri aygıtlara, savaş endüstrisine ve toplumsal denetime kaydıran, bunları maaşlardan, sağlık hizmetlerinden, eğitimden, sosyal yardımdan, barınmadan, emekli maaşlarından ve haklardan çalan bir model inşa ediliyor” denildi.
Her bomba daha fazla yoksullaşma ve sömürü demek
ABD’nin, İsrail ile birlikte dünyayı kalıcı bir savaşa sürüklediğine ve İran'a yönelik saldırı yoluyla tüm Ortadoğu'yu istikrarsızlaştırdığına işaret eden İtalyan işçiler, yaşananlardan İtalya’daki Meloni Hükümeti, Avrupa Birliği ve NATO’nun da aynı derecede sorumlu olduğunu vurguladılar.
Savaşların tüm dünyada işçiler üzerindeki etkilerine de değinilen açıklamada, “Her bomba, her askeri görev, her savaş anlaşması, her askeri harcama artışı, daha az maaş, daha az sağlık hizmeti, daha az eğitim, daha az sosyal yardım, daha az emekli maaşı, daha az konut ve daha az sosyal güvenlik anlamına gelir. Savaş, etkilenen bölgelerde ölüm ve yıkıma yol açarken, onu finanse eden, destekleyen ve mümkün kılan ülkelerde de yoksullaşma, sömürü ve baskıya neden olmaktadır. Silahlanmaya ayrılan her bir avro, çalışanlardan, okuyanlardan, tedavi görenlerden, maaşıyla geçinenlerden çalınan bir avrodur” ifadeleri kullandı.
Savaş için fabrikalardan tek bir çivi bile çıkmamalı
Bu sürece sendikal ve demokratik özgürlüklere yönelik giderek sertleşen bir saldırının eşlik ettiğini kaydeden USB sendikası, İtalya’da da çıkarılan “güvenlik kararnamesi”nin, toplumsal çatışmayı hedef aldığı, mücadeleleri suç saydığına; grev yapanları ve direnenleri sindirmeye çalıştığı vurgusu yaptı.
“Daha yoksul, daha silahlı ve daha itaatkar bir ülke istiyorlar” denilen açıklamada tüm işçilere şu çağrı yapıldı:
- "Filistin’de devam eden ve bugün ABD’nin desteğiyle İsrail’in saldırısına uğrayan diğer ülkelere de yayılan soykırıma karşı, yeniden silahlanmaya karşı, baskıya karşı, İtalyan hükümetinin ve Avrupa’nın suç ortaklığına karşı ülkeyi durduralım.
- Hiçbir işçinin, hiçbir öğrencinin, hiçbir bölgenin bu ölüm ekonomisinin içine sürüklenemeyeceğini söylemek için ülkeyi durduralım.
- Genel grevle İtalyan hükümetinden terörist İsrail devletiyle olan her türlü diplomatik, ekonomik, ticari ve askeri ilişkiyi derhal kesmesini talep ediyoruz.
- İşçiler, savaşa yönelik malzeme, teknoloji, hizmet ve altyapıların üretimini, nakliyesini, taşınmasını ve yönetimini reddetme hakkını kullanabilmelidir. Hiç kimse, işini soykırım ve savaş ekonomisinin hizmetine sunmaya zorlanmamalıdır.
- Savaş için işletmelerden tek bir çivi bile çıkmamalı.
- Zenginlik üretenlerin endüstriyel, ekonomik ve sosyal karar alma süreçlerinde gerçekten söz sahibi olduğu bir ülke istiyoruz.
- Tam sendikal özgürlük, grev hakkı, çatışma hakkı, işyerlerinde hareket özgürlüğü, güvenlik kararnamesinin ve sosyal mücadeleleri suç sayan her türlü düzenlemenin kaldırılmasını istiyoruz.
- 18 Mayıs'ta savaş, soykırım, yeniden silahlanma ve baskıya karşı ülkeyi durduralım."
Evrensel'i Takip Et