Balıkesir’de 'Denizler ve emperyalizme karşı mücadele' paneli: Denizlerin son sözleri yeni bir başlangıcın manifestosudur
Balıkesir’de “Denizler ve emperyalizme karşı mücadele” panelinde konuşan EMEP Milletvekili İskender Bayhan, "Denizlerin idam sehpasındaki son sözleri bugün Emek Partisi'nin programının ve doğuşunun temelidir” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Balıkesir - Balıkesir’de Emek Partisi (EMEP) tarafından düzenlenen “Denizler ve emperyalizme karşı mücadele” başlıklı panelde, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın mücadelesi ile güncel siyasal gelişmeler değerlendirildi. Panelde emperyalizm, NATO, gençlik mücadelesi ve Türkiye’deki siyasal tablo üzerine değerlendirmeler yapıldı.
EMEP tarafından Balıkesir Salih Tozan Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ile CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü Eğitim Sen Balıkesir Şube Başkanı Gürbüz Şahin yaptı.
Açılış konuşmasını yapan Şahin, panelin çerçevesini “Anti-emperyalizm kapitalizmle nasıl ilişkilendirilebilir? Anti-emperyalizmin sınıfsal bir karakteri var mıdır? İşçi sınıfı başta olmak üzere emekçiler neden emperyalizme karşı olmalıdır?” sorularıyla çizdiklerini belirtti. Şahin ayrıca Temmuz ayında Ankara’da yapılması planlanan NATO zirvesine dikkat çekerek, “Emperyalistlerin ve bölgedeki işbirlikçilerinin bu zirveden beklentileri nelerdir? Bu zirve bölge halklarına ne getiriyor?” sorularını gündeme taşıdı.
“Denizlerin son sözleri yeni bir dönemin manifestosudur”
EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan konuşmasında, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın mücadelesinin yalnızca 1967-72 dönemindeki gençlik hareketiyle sınırlı ele alınamayacağını söyledi. Bayhan, “Denizleri anlamak için onların öne çıktıkları dönemin öncesini, idama geldikleri süreci ve sonrasında ortaya çıkan yeni yönelimi görmek gerekir” dedi.
Denizlerin TİP’in genç üyeleri olarak parlamentarizme eleştiriler yönelttiğini belirten Bayhan, “Düzene karşı kararlı bir devrimci mücadele yoluna girdiler. Filistin’e gidip siyonizme karşı savaştılar, ardından Türkiye’ye dönerek silahlı mücadele kararı aldılar. Yenilgiyle sonuçlanan bu süreçten önemli dersler çıkarıldı” diye konuştu.
Bayhan, Denizlerin idam sehpasındaki son sözlerinin “yeni bir başlangıcın manifestosu” olduğunu ifade ederek, “Özellikle Deniz Gezmiş’in son sözleri bugünkü Türkiye’nin mücadele yolunu tarif etmektedir. Denizlerin idamı ve son sözleri bugün Emek Partisinin programının ve doğuşunun temelidir” dedi.
“Denizler yaşasaydı bugün Emek Partisi saflarında olurdu” diyen Bayhan, gençlik hareketine ilişkin olarak da 19 Mart’ta İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin başlattığı protestolara değinerek, “Barikatları aşarak Saraçhane’ye yürüyen gençler bugünün Denizleridir” ifadelerini kullandı.
“NATO halkların düşmanı bir savaş örgütüdür”
Denizlerin idamında yalnızca Türkiye egemen sınıflarının değil emperyalist yapıların da rolü olduğunu savunan Bayhan, “CIA ve NATO gibi halk düşmanı örgütler bu sürecin içindeydi” dedi.
AKP iktidarının dış politikasını eleştiren Bayhan, Türkiye’nin emperyalist güçlerle daha bağımlı ilişkiler içine sürüklendiğini söyledi. “Ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginlikleri emperyalist tekellere sunuluyor” diyen Bayhan, iktidarın “milli ve yerli” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Temmuz ayında Türkiye’de yapılması planlanan NATO zirvesine de değinen Bayhan, “NATO halkların düşmanı bir savaş örgütüdür. NATO’dan çıkılmalı, üsler kapatılmalıdır. Partimiz NATO toplantısının iptali için mücadele edecektir” dedi.
“Emperyalizm bugün büyük şirketlerin dünya hakimiyetidir”
Fotoğraf: Evrensel
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı ise konuşmasında emperyalizmin günümüzde farklı biçimler aldığını söyledi. “Emperyalizmi sadece ABD ile sınırlamak eksik kalır. Günümüzde emperyalizm büyük küresel şirketlerin dünya hakimiyeti biçimini almıştır” diyen Sarı, Türkiye’nin ekonomik ve siyasal olarak bağımlı hale getirildiğini savundu.
Kurtuluş Savaşı’nın hem emperyalizme hem de saltanat düzenine karşı verildiğini ifade eden Sarı, “Bugün yeniden bağımlı hale gelmiş bir Türkiye ile karşı karşıyayız” dedi.
Sarı, mevcut siyasal tabloda öncelikli mücadelenin “Saray rejimine karşı verilmesi gerektiğini” belirterek, CHP’li belediyelere yönelik operasyonları eleştirdi. Muhalefetin geniş bir demokratik birliktelik oluşturması gerektiğini söyleyen Sarı, “Muhafazakar, demokrat, sol, sosyalist tüm kesimlerle ortak mücadele hattı örmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
Gençlik hareketine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sarı, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik operasyonların ardından gelişen öğrenci eylemlerinin umut verdiğini belirtti. Sarı, “Deniz Gezmişlerin başlattığı mücadele bugün de sürüyor. Gençliğin örgütlü mücadele konusunda kararlı olduğunu gördük” dedi.
CHP’ye yönelik baskılara teslim olmayacaklarını ifade eden Sarı, “Mücadelenin sokakta, meydanlarda, mahallelerde hep birlikte verilmesinden yanayız” diye konuştu.
Panel, ikinci bölümde katılımcıların soruları ve yapılan değerlendirmelerle devam etti.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et