08.05.2026 23:38 / Güncelleme: 23:42

TGC Yönetim Kurulu Merdan Yanardağ'ı ziyaret etti: 'Gazeteciyi tutuklamak toplumu gözetim altına almaktır'

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Silivri'de tutuklu olan gazeteci Merdan Yanardağ'ı ziyaret etti. Ziyaret sonrası yapılan açıklamada: “Gazeteciyi tutuklamak toplumu gözetim altına almaktır” denildi.

TGC Yönetim Kurulu Merdan Yanardağ'ı ziyaret etti: “Gazeteciyi tutuklamak toplumu gözetim altına almaktır”

Fotoğraf: TGC

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, yaklaşık yedi aydır Silivri’de tutuklu olan gazeteci Merdan Yanardağ’ı ziyaret etti. Merdan Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 11 Mayıs 2026’da görülecek. Duruşmayı TGC ve basın meslek örgütü temsilcileri de izleyecek.

İstanbul – Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan gazeteci Merdan Yanardağ’ı ziyaret etti. 8 Mayıs 2026 Cuma günü yapılan ziyarete Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkan Vekili Doğan Şentürk, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sekreter Yardımcısı Uğur Güç ile Yönetim Kurulu üyesi Zeynel Lüle katıldı. Tele 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte “siyasi casusluk” suçundan 27 Ekim 2025’te tutuklanmıştı. Tele 1'in sahibi olan ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık Anonim Şirketi'ne de kayyum atanmıştı. Kayyumun göreve başlamasının ardından Tele 1’in İstanbul, Ankara ve İzmir’deki merkezlerinde toplam 144 gazeteci işten çıkarılmıştı.

Merdan Yanardağ: Satmayı kabul etmediğim için bu kumpasla Tele1’e el koydular

TGC Yönetim Kurulu’na 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü hakim karşısına çıkacağı duruşmada yapacağı savunmayla ilgili bilgi veren Merdan Yanardağ şunları söyledi:

“Bu kumpas olarak nitelendirdiğim iddianamenin amacı Tele1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı medyadan uzaklaştırıp işsiz bırakmaktı. Bağımsız, borçsuz bir medya kuruluşu olan Tele1’e kayyum atanması basın tarihinin en önemli olaylarından biridir. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne müdahaledir. Tele1’e müdahale tüm medyayı etkiledi. Bu el koyma işleminden önce bana Tele1’i satmam için teklif geldi. Tele1’i satmayı kabul etmediğim için ardından bu davayla Tele1’e kayyum atadılar. Kayyum 144 meslektaşımızı işsiz bıraktı tazminatlarını ödemedi. Ben Türk Ceza Kanunu’nun devlet sırrını ele geçirip yabancı bir devlete, örgüte verme suçunu düzenleyen 328. maddesi ile suçlanıyorum. Ama iddianamede yabancı devlet yok, yabancı örgüt yok. Hakkımda somut ya da soyut delil yok. Yorum ve varsayıma dayalı ideolojik bir iddianameyle suçlanıyorum. Bu nedenle savunmamı ‘karşı iddianame’ olarak sunacağım. 31 Mart 2024 seçiminde Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesini sağlamakla suçlanıyorum. Biz Tele 1’de 22 Haziran’da Kemal Kılıçdaroğlu ile yayın yaptık. Bir gün sonra 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu’nu eleştiren bir yayın yaptık. Biz gazeteciyiz, eleştiririz. Bu iddianameye göre demokratik haklarını kullanmak, iktidar karşıtı olmak suç. Bu iktidar döneminde üçüncü kez tutuklandım. Önceki iki davada suçsuzluğum ortaya çıktı, mahkemeler hak ihlali kararı verdi. Yedi aydır cezaevindeyim, suçum gazetecilik yapmak. Ailemle haftada bir 10 dakika telefonla görüşebiliyorum. Bizim dışımızdaki tutuklu insanlar ise haftada 1 saat aileleriyle görüntülü görüşebiliyor. 12 Eylül döneminde bile böyle bir dava örneği görülmedi. 12 Eylül döneminde de ağır baskı vardı. Ancak hukuksuz yargılama olmadı. Ama ben bu kumpasa boyun eğmeyeceğim. Her hal ve şartta gazeteciliği, halkın haber alma hakkını, basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğim. Üyesi olduğum Türkiye Gazeteciler Cemiyeti her tutuklandığımda beni hiç yalnız bırakmadı. Tüm meslektaşlarımı ve basın meslek örgütlerini duruşmamı izlemeye davet ediyorum.”

“Gazeteciyi tutuklamak toplumu gözetim altına almaktır”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Merdan Yanardağ’ı ziyaret ettikten sonra bir açıklama yaptı: “Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü bu ülkede her görüşten insanın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının teminatıdır. Gazeteciyi gözaltına almak, tutuklamak toplumu gözetim altına almaktır. TGC olarak bağımsız, bağlantısız gazetecilik anlayışını savunuyoruz. Bağımsız gazetecilik yapabilmek için halkın haber alma kanallarının korunması gerekiyor. Tele1’e kayyum atanması, üyemiz Merdan Yanardağ’ın tutuklanması halkın haber alma hakkının engellenmesidir. 144 gazetecinin tazminatsız işsiz bırakılmasıdır. Üyemiz Merdan Yanardağ ve tüm tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalıdır. Gazetecilik suç değildir. 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü biz de Merdan Yanardağ’ın duruşmasını izleyeceğiz.”

(Haber Merkezi)
08.05.2026 22:14 / Güncelleme: 22:19

CHP'den Afyonkarahisar'da Burcu Köksal'a tepki: Bu halkın iradesini kimse saraya taşıyamaz

CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, CHP’den istifa ederek AKP’ye katılacağını açıklayan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'a tepki göstererek, "Bu halkın oyunu kimse çalamaz. Bu halkın iradesini kimse saraya taşıyamaz" dedi.

CHP'den Afyonkarahisar'da Burcu Köksal'a tepki: Bu halkın iradesini kimse saraya taşıyamaz

Fotoğraf: ANKA

08.05.2026 17:02

Taciz ve mobbing davasında karar çıktı: Fail 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Karşıyaka’da bir kadın öğretmeni mobbing, psikolojik şiddet ve tacize maruz bıraktığı gerekçesiyle yargılanan okul müdür yardımcısı Nevzat Kahraman, 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Taciz ve mobbing davasında karar çıktı: Fail 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Fotoğraf: Evrensel 

08.05.2026 16:05

Af Örgütü: Merdan Yanardağ derhal serbest bırakılmalı

Gazetecilerin 'muğlak' yasalar kullanılarak susturulmaya çalışıldığını vurgulayan Uluslararası Af Örgütü, yaklaşık 6 aydır tutuklu bulunan Merdan Yanardağ’ın derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını istedi.

Af Örgütü: Merdan Yanardağ derhal serbest bırakılmalı

Fotoğraf: ANKA

08.05.2026 13:12

Akbelen kararı ardından Esra Işık'tan mektup: 'Emeğimiz de toprağımız da bizimdir'

Akbelen Ormanı’ndaki acele kamulaştırma sürecine karşı açılan davada Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından Şakran Cezaevi’nde tutuklu Esra Işık gönderdiği mektupta, “Geri adım atmak yok. Emeğimiz de toprağımız da bizimdir" dedi.

Akbelen kararı ardından Esra Işık'tan mektup: “Emeğimiz de toprağımız da bizimdir”

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!