08.05.2026 11:49 / Güncelleme: 13:29

Safe Spice işçileri greve çıktı: 'Sefalet ücretini kabul etmiyoruz'

İzmir ESBAŞ’ta faaliyet gösteren Safe Spice fabrikasında çalışan Tekgıda-İş üyesi işçiler, yüzde 22’lik zam teklifine karşı greve çıktı. İşçiler düşük ücretler, taşeronlaştırma ve iş güvenliği sorunlarına tepki gösterdi.

Emirhan Durmaz


İzmir — Ege Serbest Bölgesi içinde faaliyet gösteren Safe Spice fabrikasında çalışan Tekgıda-İş üyesi işçiler işverenin sefalet dayatması üzerine greve çıktı. Baharat tohum temizleme, sterilizasyon ve paketleme üretiminin yapıldığı üç fabrika binasında toplam 172 işçi çalışırken, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine grev kararı fabrikalara asıldı.

İşçiler, sloganlarla ESBAŞ içerisinde yürüyerek grev kararlarını üç fabrikaya da astı. Yürüyüş boyunca sık sık “Sefalet ücreti istemiyoruz”, “Sadaka değil toplu sözleşme” ve “Bize ekmek yoksa size huzur yok” sloganları atıldı. Kadın işçiler ise işverenin kullandığı onur kırıcı ifadelere tepki göstererek “Eli hamurluyuz, kazanacağız” sloganını öne çıkardı.

İşçiler, son bir yılda performans ve küçülme gerekçesiyle 40-45 işçinin işten çıkarıldığını, yerlerine ise taşeron ve sendikasız işçilerin alındığını belirterek fabrikada sistematik bir sendikasızlaştırma politikası yürütüldüğünü söyledi.

"Dört aylık enflasyon yüzde 14 iken, yıllık yüzde 22 teklif etmek saygısızlıktır"

Grev alanında görüştüğümüz Tekgıda-İş 7 No’lu Şube Başkanı Ömer Atabey ise grevin, işverenin sefalet dayatması nedeniyle kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. İş yerindeki ikinci dönem toplu iş sözleşmesi sürecini yürüttüklerini belirten Atabey, “Müzakerelerde yanlış bir teknik kullanıyorlar. Yüzde 22 teklif ediyorlar. Bu oran enflasyonun çok altında” dedi.

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Sendika olarak sözleşmenin uzlaşı içinde imzalanmasını istediklerini ifade eden Atabey, işverenin tutumunun ise ters yönde olduğunu söyledi. Atabey, “Biz sulh içerisinde bir sözleşme imzalansın isterken onlar bizi zorluyor. İşçi çıkarmayı kendine görev biliyor. Sevkiyat ekibini taşerona devrediyor” diye konuştu.

Dört aylık enflasyonun dahi yüzde 14’ü geçtiğini hatırlatan Atabey, “Yıllık yüzde 22 teklif hayal kırıklığıdır, işçiye saygısızlıktır. Yönetim bu kadar gerçekliğe gözünü kulağını kapatmamalı. İşçiyi mağdur etmemeliler” dedi.

İşçilerin onurlu bir mücadele yürüttüğünü vurgulayan Atabey, “Üzerimize düşeni yapıyoruz. Bu mücadele başarıya ulaşana kadar sürdüreceğiz. TİS yoksa barış yok. Temennilerle tencere kaynamıyor” ifadelerini kullandı. İşveren cephesinden gelen bazı ifadelerin de kabul edilemez olduğunu söyleyen Atabey, “’Eli hamurlu kadına 47 bin lira mı vereceğim’ deniliyor. Bu onur kırıcıdır. Bu cümlelerle müzakere sürdürülemez” diye konuştu.

"Sadece barınma gideri 30 bin 500 lira, elinizi vicdanınıza koyun"

Türk-İş Ege Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak, toplu iş sözleşmesi sürecine ilişkin yaptığı konuşmada işçilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerek işverene çağrıda bulundu.

İşçilerin kaliteli üretim yaparak dünyaya ürün ürettiğini vurgulayan Çakmak, “Dünyaya en kaliteli şekilde ürün gönderiyorsunuz. Ama size aynı şekilde bakılmadığını görüyorum. Bizim en büyük güvencemiz toplu sözleşmemizdir. Sendikalı olduğumuz için emeğimizin karşılığını istiyoruz” diye konuştu.

İzmir’de yaşam maliyetlerinin ağırlaştığını belirten Çakmak, “Bugün İzmir’de ortalama kira 30 bin 500 lira. Sadece barınma gideri bu kadar olmuşken işçilerin mevcut ücretlerle geçinmesi mümkün değil. Buradan işveren vekiline sesleniyorum; elinizi vicdanınıza koyun, bu işi bir an önce bitirelim, herkes işine baksın. Masadan kaçan taraf biz değiliz” ifadelerini kullandı.

"Çocuğumuzun cebine bir simit ayran parası koyamıyoruz"

Tekgıda-İş Genel Sekreteri Kemal Köse de toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından greve çıkmak zorunda kaldıklarını belirterek, “Biz Safe Spice çalışanları olarak ülkenin ekonomik koşullarını göz önünde bulundurarak yalnızca emeğimizin karşılığını istedik. Fabrikaya ortak olmak istemedik. Alın terimizin karşılığını istedik. Sabah çocuklarımız okula giderken cebine bir simit, bir ayran parası koyabilmek istedik. Çocuğum benden bir simit, bir ayran parası istediğinde bunu karşılayacak imkanım yoksa, sermayedar benim başımı öne eğdiriyor demektir” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Fabrikada çalışan işçiler ise düşük ücretlerin yanı sıra ağır çalışma koşulları, iş güvenliği eksiklikleri ve sendikal baskılardan şikayet etti.

"Uluslarası firmalara üst düzey üretim yapıyoruz, karşılığını alamıyoruz"

15 yıldır fabrikada çalışan bir kadın işçi, çalışma ortamının sağlıksız olduğunu belirterek, “İçerisi sıcak, tozlu. Bazen alerjimiz oluyor. Normalde asgari ücret seviyesindeydik. Son iki yılda sendika geldikten sonra ücretler biraz yükseldi ama şu an maaşlar 34-35 bin lira bandında” dedi.

Bir başka işçi ise uluslararası firmalara üretim yaptıklarını hatırlatarak, “McCorney, Eti gibi firmalara üst düzey üretim yapıyoruz. İki vardiya çalışıyoruz. Ses, toz ve sıcaklık çok fazla. Sürekli ayakta kalıyoruz, ağır yük kaldırıyoruz. Ancak karşlığını alamıyoruz” diye konuştu.

"Forkliftler dibimizden geçiyor, kaza geçiren arkadaşlarımızı işten çıkarıyorlar"

İş güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğunu söyleyen işçiler, sık sık kazaların yaşandığını anlattı. Bir işçi, “Forkliftler yürüyüş yollarından, dibimizden geçiyor. Forklift çarpan arkadaşımız da oldu, kafasına palet düşen de. Kaza geçiren kadın arkadaşımız işten çıkarıldı” dedi.

12 yıldır fabrikada çalışan başka bir işçi de yaşadığı iş kazasını şöyle anlattı: “Rögara düştüm. Sonra beni suçlu çıkarmaya çalıştılar. ‘Telefona bakıyordun’ dediler. Halbuki biri seslendiği için o tarafa bakarken düştüm. Ortada duba, şerit gibi hiçbir uyarı yoktu”.

"Bana emekliliğin geldi diyip yerime 70 yaşında taşeron alıyorlar"

Aynı işçi, yaş ve çalışma baskısına dikkat çekerek, “Bana ‘Senin emekliliğin geldi, çık artık’ diyorlar ama taşerondan 70 yaşında insanları işe alıyorlar. Pazar günleri bile ek iş yapıyorum, garsonluk yapıyorum. Eşimi, çocuklarımı göremiyorum. 20 bin lira kira veriyorum, iki çocuğum üniversitede okuyor. Çocuklara burs istedim, ‘Sendikalısın, vermeyiz’ dediler” ifadelerini kullandı.

"Sendikasızlaştırma yapılıyor"

İşçiler, sendikalı çalışanların işten çıkarıldığını ve yerlerine taşeron işçilerin alındığını da öne sürdü. Bir işçi, “Bir yılda 40-45 sendikalı işçi çıkarıldı. Yerlerine taşeron işçiler alındı” dedi. Başka bir işçi ise içeride çalışmaya devam eden işçilere baskı uygulandığını belirterek, “Şu an içeride zorunlu çalıştırılan 6 kişi var. Onlara mobbing uygulanıyor. ‘İşi yavaşlatırsan tutanak tutarım’ deniliyor” diye konuştu.

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

"Patron ‘bize değil devlete söyleyin’ dedi"

Toplu sözleşme görüşmelerinde işverenin yıllık yüzde 22 zam teklif ettiğini söyleyen işçiler, taleplerinin enflasyonun üzerinde bir ücret artışı olduğunu belirtti. İşçiler, insan kaynakları ve avukatlara yaşadıkları geçim sorunlarını anlattıklarında ise “Kiralar 30 bin lira, geçinemiyoruz” dediklerinde kendilerine “Devlete söyleyin, bize değil” yanıtının verildiğini aktardı.

Patrondan kadın işçilere çirkin söz: Eli hamurlu vasıfsızlara 50 bin lira niye vereyim 

Kadın işçiler ise işveren temsilcilerinin kullandığı ifadelerin onur kırıcı olduğunu belirterek, “Kadınlar için ‘Eli hamurlu vasıfsız işçilere 50 bin lira niye vereyim’ denildi. Oysa bu insanlar sayesinde üretim yapılıyor” dedi.

Bir başka işçi de işten çıkarmalarda “küçülme” ve “performans” gerekçelerinin öne sürüldüğünü belirterek, “8-10 yıllık çalışanları performans bahanesiyle çıkardılar. Yerlerine kendi akraba ve tanıdıklarını sendikasız şekilde işe alıyorlar” iddiasında bulundu.

"Sözleşmemizi askıya aldı, 4 aydır haklarımızı vermiyor"

İşçiler dört aydır zamsız çalıştıklarını ve sosyal haklarının da kesildiğini ifade ederek, “Sözleşme askıda denildi, eski sözleşmeye göre olan haklarımızı da vermediler” dedi.

Bir işçi ise yaşanan baskının sağlık sorunlarına kadar vardığını anlatarak şunları söyledi; “Bir arkadaşımızın annesi ölüm döşeğindeydi. Avans istedi, sendikalı diye vermediler. Toplantıda derdini anlatırken kalp krizi geçirdi. Hiçbir yönetici oralı olmadı. Meğer iki hafta önce de kalbi sıkışmış ama işten çıkarılır korkusuyla söyleyememiş."

Grev sırasında bazı işçilerin “ürünler bozulmasın” gerekçesiyle zorunlu çalıştırıldığını söyleyen işçiler ise, “Sterilizasyon ürünleri buharla temizleniyor. İçeride yıllardır duran ürünler var, son kullanma tarihleri daha geçmedi. Bozulma bahanesi gerçeği yansıtmıyor” dedi.

08.05.2026 09:14

Galatasaray orta sahayı yeniliyor: Gündemde 18 milyon avroluk yıldız var

Yeni sezon öncesi kadro yapılanmasına başlayan Galatasaray, orta saha rotasyonunu güçlendirmek için Parma forması giyen Mandela Keita’yı gündemine aldı.

Galatasaray orta sahayı yeniliyor: Gündemde 18 milyon avroluk yıldız var

Fotoğraf: AA

08.05.2026 12:27

İstanbul’un hafızası masaya yatırılıyor: Arka Oda Toplantıları Mayıs’ta da devam ediyor

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün Arka Oda Toplantıları kapsamında düzenlenecek yeni panelde, Osmanlı’nın İstanbul’u başkent olarak nasıl yeniden şekillendirdiği mekân, mimarlık ve görsel kültür ekseninde ele alınacak.

İstanbul’un hafızası masaya yatırılıyor: Arka Oda Toplantıları Mayıs’ta da devam ediyor

Görsel: İstanbul Araştırmaları Enstitüsü

08.05.2026 10:42

ABD’nin savaşı yüzünden 20 bin deniz işçisi mahsur

ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı çevresinde yaklaşık 20 bin deniz işçisi mahsur kaldı. Denizciler güvenlik, gıda ve maaş sorunlarıyla karşı karşıya.

ABD’nin savaşı yüzünden 20 bin deniz işçisi mahsur

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!