100 milyar destek, 145 milyar vergi: 'Çiftçi desteklenmiyor, devleti destekliyor'
Tarımsal destek yaklaşık 100 milyar TL, çiftçinin yalnızca mazot üzerinden ödediği vergi ise 110–145 milyar TL. Seyhan Belediyesi Meclis Üyesi Cahit İncefikir’in koyduğu bu tablo, “destek veriliyor mu yoksa geri mi alınıyor?” sorusunu gündeme getirdi
Fotoğraf: Volkan Pekal/Evrensel
Volkan Pekal
[email protected]
Adana — Seyhan Belediyesi Meclisi’nde konuşan Belediye Meclis Üyesi ve Adana Tarım Platformu Sözcüsü Cahit İncefikir, tarımda destek ve vergi dengesine ilişkin çarpıcı bir hesap paylaştı. 2025 yılı için öngörülen yaklaşık 100 milyar TL’lik tarımsal desteğe karşılık, çiftçilerin yalnızca mazot üzerinden 110 ila 145 milyar TL arasında vergi ödediğini belirten İncefikir, mevcut sistemde çiftçinin aldığı desteğin büyük ölçüde üretim sürecinde geri alındığını ifade etti. Bu tablo, tarım politikalarının yalnızca destek miktarıyla değil, vergi yapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.
Fotoğraf: Volkan Pekal/Evrensel
Mazot vergisi, “Gizli bir geri ödeme mekanizması”
Tarımda en büyük girdi kalemlerinden biri olan mazota dikkat çeken İncefikir, fiyat içindeki vergi yükünün çiftçi üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirtti. Mazot fiyatının yaklaşık yüzde 45’ininvergi olduğunu ifade eden İncefikir, bu durumun tarımsal desteklerle doğrudan çeliştiğini söyledi. İncefikir, “Devlet çiftçiye destek veriyor gibi görünüyor. Ancak çiftçi aynı zamanda mazot üzerinden çok daha büyük bir vergi ödüyor. Bu tabloya bakıldığında destek, büyük ölçüde geri alınmış oluyor.” şeklinde konuştu.
Tarımsal desteklerin yıllara göre arttığını ancak yeterli olmadığını vurgulayan İncefikir, zaten bir yıl gecikmeli olarak ödenen desteklerin 2023’te 55–60 milyar TL iken bu yıl ödenecek 2025 yılı için 100 milyar TL’yi aşmasının beklendiğini hatırlattı.
İncefikir’in hesabına göre mazotun litre fiyatının yaklaşık %45’i vergiye denk geliyor; bu da 80 TL’lik mazotta litre başına yaklaşık 36 TL vergi anlamına geliyor. Tarımda yıllık 3–4 milyar litre mazot tüketimi üzerinden hesaplandığında çiftçinin ödediği toplam vergi 110–145 milyar TL’ye ulaşıyor. Bu tutar, yaklaşık 100 milyar TL’lik tarımsal desteği aşarak, “çiftçi aldığı desteği mazot üzerinden geri ödüyor” yorumuna temel oluşturuyor.
Sorunun yalnızca destek miktarıyla sınırlı olmadığını, tarımsal üretimin maliyet yapısının çiftçiyi sürdürülemez bir noktaya ittiğini dile getiren İncefikir, “Bugün mesele destek verilip verilmemesi değil. Çiftçi, üretim yaparken zaten sistemin içinde daha büyük bir mali yükle karşı karşıya kalıyor” dedi.
Çiftçi yaşlanıyor, gençler tarımdan uzaklaşıyor
Türkiye’de çiftçi nüfusunun hızla yaşlandığını belirten İncefikir, bunun artık yapısal bir sorun haline geldiğini söyledi. 2024 verilerine göre ortalama çiftçi yaşının 59 olduğunu aktaran İncefikir, erkeklerde bu yaşın 58, kadınlarda ise 61 olduğunu ifade etti. Yaş dağılımının daha da çarpıcı olduğunu belirten İncefikir, “Çiftçilerin yüzde 35’i 65 yaş üstü, yüzde 35’i ise 50–64 yaş aralığında. 18–32 yaş arası genç çiftçilerin oranı sadece yüzde 5. Tarımın omurgası neredeyse tamamen 50 yaş üstüne dayanıyor” dedi.
Bu tablonun temel nedenlerini ise şöyle sıraladı, “Gelir yetersizliği, köyden kente göç, parçalı ve küçük araziler, tarımın toplumsal itibar kaybı”
Cahit İncefikir
Tarımda daralma hızlandı
İncefikir, tarım sektöründe son dönemde yaşanan küçülmeye dikkat çekti. Kuraklık ve zirai don gibi iklim kaynaklı sorunların maliyet artışlarıyla birleştiğini belirten İncefikir, “2025’in ilk çeyreğinde yüzde 2 olan daralma, ikinci çeyrekte yüzde 3.5’e, üçüncü çeyrekte ise yüzde 12.7’ye çıktı. Yıl genelinde ise tarım sektörü yüzde 8.8 küçüldü” dedi.
İncefikir, Türkiye’de ekilmeyen tarım arazilerinin son yıllarda hızla arttığını ve son 20 yılda işlenen alanların 3–3.5 milyon hektar azaldığını belirtiyor. İncefikir, sorunun yalnızca üretimin düşmesi değil, bazı bölgelerde tarım topraklarının tamamen devre dışı kalması olduğunu belirterek, “Bu durum; artan girdi maliyetlerine rağmen çiftçinin yeterli gelir elde edememesi, çiftçi nüfusunun yaşlanması ve gençlerin göç etmesiyle iş gücünün azalması, kuraklık ve su sıkıntısının büyümesi, arazilerin küçük ve parçalı yapısı ile finansmana erişimde yaşanan zorlukların birleşmesi sonucu ortaya çıkıyor. Ayrıca tarımsal üretimde planlama eksikliği de çiftçinin ekimden vazgeçmesine yol açan önemli bir etken olarak öne çıkıyor” dedi. Ortadoğu’da yaşanan savaşın da etkilerine değinen İncefikir, enerji piyasalarındaki dalgalanmanın gübre fiyatları üzerinden tarımı daha da zorlayacağını söyledi.
“Girdi maliyetleri üretimi boğuyor”
Tarımda en büyük sorunlardan birinin artan girdi maliyetleri olduğunu vurgulayan İncefikir, “Mazot tarımın en temel girdilerinden biri. Ürenin ham maddesi doğalgaz. Enerji fiyatlarındaki artış doğrudan üretim maliyetlerine yansıyor” dedi.
Gıda güvenliği riski büyüyor
Bu sürecin yalnızca çiftçileri değil tüm toplumu ilgilendirdiğini vurgulayan İncefikir, şu uyarılarda bulundu, “Bu gidiş devam ederse gıda üretimi düşer, ithalat artar, fiyatlar yükselir ve tarımda ciddi bir kopuş yaşanır. Gıda arz güvenliği riske girer.”
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et