EMEP Yenimahalle’de 'İzler' söyleşisi düzenlendi
EMEP Yenimahalle İlçe Örgütü'nün düzenlediği söyleşide yazar Mustafa Yıldırımtürk, “İzler” kitabı üzerinden 1970-90 döneminin devrimci mücadelesini ve tanıklıklarını anlattı.
Fotoğraf: Evrensel
Ankara - EMEP Yenimahalle İlçe Örgütü’nün düzenlediği ve moderatörlüğünü İlçe Başkanı Nursel Oktay’ın yaptığı söyleşi ve imza gününde, Kor Yayınları’ndan çıkan “İzler” kitabının yazarı Mustafa Yıldırımtürk ile söyleşi gerçekleştirildi.
Yıldırımtürk, kitabında 1970-1990 arası yılları “Fırtınalı Yıllar” olarak ele almış, Türkiye’nin siyasi tarihine damga vuran devrimci hareketlerin, örgütlerin halk kitleleriyle buluştuğu süreci aktarmıştı. Halkın Kurtuluşu hareketinin kurucularının mücadelesinin çeşitli kesitlerinde yer alan Yıldırımtürk, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın son sekiz aylık dönemlerine ve yürekli duruşlarına yakından tanık olduğunu anlattı. Bu dönemde defalarca gözaltına alındığını, çeşitli cezaevlerinde toplam 12 yılı aşkın tutuklu kaldığını, 1988 yılında Metris Cezaevi’nden tünel yoluyla gerçekleştirilen firarın içinde yer aldığını ifade etti.
“Denizler idamı biliyordu”
Yıldırımtürk, söyleşide cezaevi ziyaretlerinde Denizlerin aslında idam edileceklerinin farkında olduklarını, buna rağmen devrimci duruşlarından ödün vermediklerini belirterek, “Faşizme boyun eğmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz, bu ideolojik miras gelecek nesillere aktarılacak” dediklerini aktardı. Bu süreçte Deniz’i iki defa can sıkıntılı gördüğünü, bunlardan birinin Kızıldere’de öldürülen devrimcilerden dolayı, diğerinin ise bu olaydan sonra yaşanması olası geri dönüşlere dair olduğunu söyledi. Cezaevinden bunun olmaması için nasıl müdahale ettiklerini de anlattı.
Yıldırımtürk, gençlik yıllarındaki devrimcileşme sürecine ilişkin olarak ise abisi Metin Yıldırımtürk’ün Kars’tan ayrılarak Nurhaklar’da Sinan Cemgiller’in grubuna katılmasının ailede, özellikle annesinde yarattığı üzüntüden söz etti. Bu süreçte Kars’ın eski devrimcilerinden Hayati Tuncer’e öfkeyle gidişini ve sonrasında nasıl etkilendiğini anlattı.
“İdamlar siyasi bir tercihti”
Denizlerin mahkeme sürecinde dönemin faşizminin TCK 146/1. maddesi ile “anayasayı ihlal” suçlamasını dayattığını belirten Yıldırımtürk, bugün ise anayasanın ihlal edildiğini, uygulanmadığını ve tanınmadığını söyledi. Yoldaşlarının eylemleri nedeniyle normal koşullarda alabilecekleri cezaların toplamının 15 yılı bulmayacağını, ancak buna rağmen idam edildiklerini ifade etti. Onların amaçlarının topluma kıvılcım olmak ve faşizmle hesaplaşmak olduğunu, bu nedenle çelik bir irade ve güçlü bir mücadele azmi taşıdıklarını söyledi.
Emperyalistlerin o dönemde, ezilenlere ve işçi sınıfına mücadeleleriyle yol gösteren devrimcileri yerli işbirlikçiler eliyle katlettirdiğini belirten Yıldırımtürk, onların öngörülerinin bugün doğrulandığını ifade etti. Soru-cevap bölümünde ise işçi sınıfının, yoksul halkın ve gençliğin mücadelesinin birleşik bir hatta örgütlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Emek Gençliği’nden değerlendirme
Söyleşide söz alan Emek Gençliği Yönetim Kurulu Üyesi Arben Çıtak ise, “Denizlerin mücadelesini yalnızca anmak değil, bugünün gençliğinin sorunlarıyla birlikte ele almak gerekiyor” dedi. Dönemin koşulları ile bugünün koşulları arasında temel bir fark olmadığını belirten Çıtak, Türkiye’nin emperyalizme bağımlılığının sürdüğünü, NATO üyeliği, ABD üsleri ve işbirlikçi politikaların devam ettiğini söyledi.
Emperyalist güçler arasındaki çelişkilerin derinleştiğini ifade eden Çıtak, bunun dünya halklarını ekonomik olarak etkilediğini, Türkiye’de ise emekçi sınıflar ve gençlik açısından yoksulluk, baskı ve eşitsizliklerin arttığını belirtti.
Katılımcıların soru, cevap ve katkılarıyla canlı geçen söyleşi ve imza günü, Mustafa Yıldırımtürk’ün “İzler – Fırtınalı Yıllardan Anılar (1970-1990)” kitabını imzalamasıyla sona erdi.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et