23 Nisan’da MESEM’li çocuk işçiler koşullarını anlatıyor: 'Biz bir aileyiz, mesai parası yok'
23 Nisan’da binlerce çocuk iş yerinde. MESEM’le yüz binlerce çocuk ucuz işgücü haline gelirken, uzun saatler ve güvencesiz koşullarda çalışıyor. Yoksulluk derinleşirken çocuklar eğitimden kopuyor, hayatlarını kaybediyor.
Nisa Sude Demirel
[email protected]
Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
Bu 23 Nisan’ı milyonlarca çocuk sanayide, işyerlerinde çalışarak karşılıyor.
Tam olarak kaç çocuk çalışıyor bilmiyoruz, çünkü Türkiye’de çocuk işçilik hızla yayılırken devlet kurumları bunun verisini tutmuyor.
Yoksulluk, geleceksizleşme gibi unsurlarla milyonlarca ailede rıza üretilirken bir yandan da çocuk işçilik bizzat devlet eliyle resmileştiriliyor.
Bugün bunun en büyük aracı ise MESEM.
2016’da uygulamaya konan MESEM, 10 yıldır yüzbinlerce çocuğu ucuz işgücü olarak patronların önüne sürülüyor.
Milli Eğitim Bakanlığının son verilerine göre 224 bin 346 işletmede toplam 509 bin 85 MESEM öğrencisi var.
Kağıt üzerinde çocuklar haftanın 4 günü işyerine gidiyor, bir gün ise okula gidiyor. Yani lise çağındaki yüz binlerce çocuk fiilen okuldan kopuyor.
MESEM programına göre 9, 10 ve 11’inci sınıf çocuklar asgari ücretin üçte birini, 12’nci sınıf çocuklar ise asgari ücretin yarısını alıyor.
Programın ismi ‘mesleki eğitim’ olsa da çocuklar fiilen işçi gibi çalışarak asgari ücretin yarısını ya da üçte birini alıyor. Üstelik bu miktar, çocukların çalıştığı işyerlerinin patronu değil, doğrudan devlet tarafından ödeniyor. Yani milyonlarca yurttaşın vergisi, patronların çocuk işçi çalıştırması için harcanıyor.
Bir diğer başlık ise çalışma saatleri. Mevzuata göre çocukların en fazla çalıştırılabileceği süre günde 8 saat. Ancak pek çok çocuk hafta sonu da çalıştıklarını anlatıyor, üstelik çalışma saatleri de çoğu zaman günde 12 saati buluyor. Böylece çocuklar, bir haftada neredeyse 50-60 saat çalışıyor.
Çocukların önemli bir kısmı otomotiv, motor, inşaat, yapı gibi tehlikeli iş kollarında çalışıyor. Ancak iş güvenliği önlemleri çoğu işyerinde alınmıyor. Daha önce gazetemize yansıyanlardan çocukların çoğunlukla plastik terliklerle, lastik eldivenlerle çalıştığı görülüyor. İş kazaları çoğu zaman hastaneye de ‘iş kazası’ olarak bildirilmiyor.
Bu koşullar sonucu MESEM kapsamında çalışan en az 18 çocuk hayatını kaybetti. Ayrıca Diyalektik Araştırma Enstitüsünün 463 MESEM'li çocukla yaptığı ankette çocukların yarısı, hayatında en az bir kere iş kazası geçirdiğini söylüyor.
Tüm bunların yaşanmamasını sağlayacağı iddia edilen denetimler ise öğretmenlere bırakılıyor. Milyonlarca çocuk uzun saatler, düşük ücretlerle ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı koşullarda çalışırken denetimler de formaliteden. MESEM kapsamında çalışan çocuklar, denetime gelen öğretmenlerin çoğu zaman sadece ustayla konuştuğunu anlatıyor. Pek çok çocuk denetimlerin yalnızca kendilerini korkuttuğunu anlatırken, çoğu çocuk işçi çalıştığı süre içerisinde yalnızca bir ya da iki defa denetime şahit olduğunu söylüyor.
Yani MESEM kapsamında çocuklar, kendilerininki gibi emekçi ailelerinin vergileriyle, uzun çalışma saatleri boyunca, düşük ücretlere patronlara sunuluyor. Başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olmak üzere program düzenli olarak meşrulaştırılmaya çalışılırken milyonlarca çocuk sistemin çarkları arasında eziliyor. Onlarcası, çalışırken yaşamını yitiriyor.
MESEM’lere ilişkin tepki büyürken talep edilen ise MESEM bütçesinin çocuklara burs olarak verilmesi. 15 yaşındaki çocuklar, çalışırken yaşamını yitirmesin diye.
Yoksullukla ‘ıslah edilmeye’ çalışılarak sanayiye sürülen tüm çocukların, 23 Nisan’ı kutlu olsun.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et