CHP'li Ömer Fethi Gürer: TÜİK verileriyle çiftçinin yaşadığı gerçekler farklı
CHP'li Ömer Fethi Gürer, TÜİK'in açıkladığı tarımsal girdi fiyat endeksine tepki gösterdi. TÜİK'in maliyetlerde azalış gösterdiğini belirterek çiftçinin artan maliyetler nedeniyle icralık hale geldiğini söyledi.
Fotoğraf: CÖmer Fethi Gürer
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı tarımsal girdi fiyat endeksine tepki gösterdi. TÜİK tarafından açıklanan verilerin sahadaki gerçekleri yansıtmadığını belirten Gürer, çiftçinin artan maliyetler nedeniyle icralık hale geldiğini söyledi.
Gürer, “Türkiye İstatistik Kurumu aylık olarak çiftçinin maliyetlerindeki artış veya azalışı açıkladı. Tarım kesiminin tarımsal üretim yaparken kullandıkları tohum, gübre, ilaç, mazot, yem, elektrik gibi mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişim gösteren tablo içerik olarak geneli kapsayan ama veri olarak çiftçinin hissettiğini yansıtmayan bir tablo oldu” dedi.
“Verilerde veteriner hizmetleri artışı yüksek gösteriliyor ama besici yemden şikâyetçi”
Verilerde veteriner hizmetlerindeki artışın dikkat çektiğini ancak sahada veteriner değil yem fiyat artışı konuşulduğunu söyleyen Gürer “Veteriner hizmetlerinin yüzde 41.37'lik artışı dikkat çekmekte. Son dönemlerde yapılan istatistiklerde bu bağlamda veteriner hizmetleri ile ilgili artış yüksek olarak ortalamaya yansımakta. Oysa alana gittiğimizde veteriner hizmetlerine yönelik hayvancılık yapanlardan ya da besicilerden böyle şikayetler almıyoruz. Genelde yem fiyatlarındaki artışı belirtiyorlar” dedi.
Gürer, çiftçilerin özellikle yem fiyatlarından dert yandığını belirterek, “İthal yemlerin her ay düzenli bir artış gerçekleştiğini, 1 litre süt satarak 1,5 kilo yem alamadıklarını ifade etmektedirler” diye konuştu.
“TÜİK gösterdiği yem fiyatlarındaki artış düşük”
Yem fiyatlarındaki artışın da TÜİK verileri için düşük kaldığını belirten Gürer, “Hayvan yemindeki artış ise %37.7 olarak gösteriliyor. Süt yemi, arpa, yonca, saman, silaj, pamuk tohumu küspesi, soya gibi yem fiyatlarının artışı dikkate alındığında yemdeki bu artış da düşük bir rakamı ifade ediyor” diye konuştu.
“Pestisit kullanımı ile ilgili verilerde de yanıltıcı”
Pestisit kullanımı ile ilgili ortalama verilerin de yanıltıcı olduğunu ifade eden Gürer, “Örneğin tarım ilaçlarında pestisit kullanımında dünya ortalaması hektara 2.6 kg. Ülkemizde ise bakanlık bu verileri hektara 2.1 kilogram olarak açıklıyor. Rakam olarak söylenen doğru ama bir de işin öbür boyutu var. Ülkemizde 10 tane üretimi yüksek illeri aldığımızda bu veri 6.7–7 kilograma çıkıyor,” Akdeniz'de, Çukurova'da özellikle sebze üretimi yapılan bölgeleri dikkate aldığımızda bu kez hektara 9 kilo 9,5 kiloya kadar çıktığını görüyoruz. Yani dünya ortalaması 2.6'nın altında görünüp 2.3 kilogram hektara tarım zehir Türkiye'de kullanılıyor dersek genel ortalamaya doğru yansıtıyor. Ama üretim bölgelerini değerlendirmeye alırsak bu kere 9,5 kiloya hektara da çıkıyor ki bu dünya ortalamasının çok çok üzerinde.”
“Gübre fiyatlarındaki artış düşük gösterildi”
Gübre fiyatlarındaki artışın da düşük gösterildiğini ifade eden Gürer, “Gübre ve toprak gelişiminde de yüzde 38.36'lık bir oran var ki bu oranın da çok çok üzerinde gübre fiyatları arttı. Üre gübre İran'da savaşın etkisiyle 30.000 Tl rakamını geçti ton fiyatı. DAP gübre 40.000'e Tl dayandı. Bu rakamları göz önünde bulundurursak gübrenin ihtiyaç olduğu dönemde kullanılanlar esas alınırsa bu oranın çok yüksek olduğu görülür” diye belirtti.
“Hayvan varlığı artışı verileri sahadaki verilerle uyuşmuyor”
Hayvan varlığı artışı ile ilgili verilerin sahadaki verilerle örtüşmediğine dikkat çeken Gürer şunları söyledi; “TÜİK'e Tarım ve Orman Bakanlığı büyükbaş hayvan verilerini ilettiğinde 2025 yılı için yüzde 4.3 oranında büyükbaş hayvan varlığımız arttığı görülüyor. 17.709.000 baş olarak da bu varlık açıklanıyor. Küçükbaşta da yüzde 5.4 oranında artışla 57.874.000 baş küçükbaş hayvanımız olduğu görülüyor. 2025 yılında şap hastalığından dolayı rakamları bakanlık vermese de alanda yaptığımız gözlemlere göre 2 milyona yakın hayvan ya telef. Ya şartlı kesime gitti. Bunun yanı sıra Kurban Bayramında 1 milyona yakın büyükbaş hayvan kesildi. 2 milyona yakın da her yıl et tüketiminde hayvan kesiliyor. Bu durumda yüzde 4'lük artış çok iddialı bir rakam.”
“Çiftçinin borç yükü arttı icralık hale geldi”
Üretilen ürünler bağlamında yaşanan sorunların çiftçiyi icralık hale getirdiğini vurgulayan Gürer; “Çünkü çiftçi para kazanamıyor. Nisan ayında 6393 tarla, 64 traktör, 29 tarım makinesi icra yoluyla satışa çıkması çiftçinin yaşadığı enflasyonun esas somut göstergesi bunlar. Çiftçilerin borç yükü arttı. 1 trilyon 400 milyar bankalar ve finans kuruluşlarına kredi borcu olan çiftçi, piyasaya olan borçlarıyla 1 trilyon 500 milyar gibi cumhuriyet tarihinin en büyük borçlanmasını yaşıyor” diye konuştu.
“Veriler düşük gösterilince alım fiyatları da düşük açıklanıyor”
Açıklanan verilerin alım fiyatlarını da belirlediğini ifade eden Gürer, “Girdiyi düşük gösterdiğiniz zaman alım fiyatları da ona göre düşük açıklanıyor. Çünkü kriter olarak TÜİK'in tarımsal girdilerle ilgili maliyetleri öne çıkıyor. Onun üzerinden alım fiyatı yapıldığında çiftçi gerçek bir alım fiyatı değerlendirmesiyle karşılaşılmıyor,” dedi.
Gürer; “Alım fiyatı taban fiyatı olmadığı için tüccar da çiftçinin borcunu dikkate alarak onu tarlasında, bahçesinde boğuyor. TMO ayağa gitmiyor. Tüccar gidiyor. Borçlu olan çiftçi de ürününü başa baş noktasında ya da altında fiyatta tüccara satmak zorunda kalıyor” dedi.
Evrensel'i Takip Et