Tuzla’dan tersane işçisi: Tersanede ‘Gel, çalış, iş bitince git’ düzenine karşı 1 Mayıs'a
"Beş ay çalışıyorsak, bir ay iş olmadığı için işsiz kalıp bekliyoruz. Bu böyle sürekli kendini tekrarlıyor yıllardır. 1 Mayıs’a dair talebimi soracak olursanız, önce bu tersanelerdeki dengesizliğin ortadan kalkmasını isterim"
Tuzla’dan tersane işçisi
Yedi yıldır Tuzla tersaneler bölgesinde çalışan bir işçiyim. Bu yedi yıl içerisinde aralıksız çalıştığım zamanlar epey azdır. Beş ay çalışıyorsak, bir ay iş olmadığı için işsiz kalıp bekliyoruz. Bu böyle sürekli kendini tekrarlıyor yıllardır. Artık bu durum tersanelerde bildiğimiz bir şey. Yabancısı değiliz. Ama bu yıl, bahsettiğim bu durum daha da sıklaştı. Bir ay çalışıyorsak, on gün yatıyoruz. “İş yok, bizden haber bekleyin” diyorlar. E böyle dendiğinde de insan ister istemez bekliyor. Bu durum geçici bir durumdur, işler yine açılır, yine bir gemi siparişi gelir ve hiç değilse birkaç ay işimiz garanti olur zannediyoruz; bekliyoruz. Ama bir türlü beklediğimiz haberi alamıyoruz. Dalga geçer gibi “İş var, gelin” diyorlar, gidiyoruz. “İş var” dedikleri iş yirmi gün sürüyor. Yirmi gün sonra yine bekleme hali...
Önceden tersanede iş yoksa bilirdik ki bütün firmalar sıkıntıda, hiçbir yerde iş yok. Bu yılki gibi bir şeyi ben yıllardır görmedim. Bir firmada iyi sayıda iş var, sekiz tane tamir gemisi gelmiş bekliyor diyelim; diğerinde hiç iş yok. Dengesizlik oluşmuş. Desek ki kendi firmamızdan haber beklemeyip iş olan firmaya gidelim; bunu da herkes düşünüyor. İşsiz kalan herkesin aklına bu yöntem geldiğinden, elinde iş olan firmanın sahipleri yevmiyeleri düşük tutuyor. Onlar da biliyor çünkü kendilerinde iş olduğunu ama başka firmalarda olmadığını. Bu durumu koz olarak kullanıp işçinin kendine muhtaç olduğunu bildiklerinden yok paraya çalışmamızı bekliyorlar.
Başka yerde çalışsak, bir fabrikaya girmeyi aklımıza getirsek de bu işe kalkışamıyoruz. Fabrikaların verdiği, tersanede kazandığımız kadar etmiyor çünkü. Yevmiyeler düşükse bile, iş varsa, mesai bolsa eğer; bir fabrika işçisinin kazandığının iki mislini kazanırsın rahat. Ama iş yok. Borçlar birikiyor. Kira beklemiyor. Bir de iyi kötü yıllardır tersanede çalışıp az da olsa ekmeğimizi kazanmışız. Biliyoruz tersanenin işini, huyunu, suyunu... Şimdi sıfırdan hiç bilmediğimiz bir işe kalkışmak da zor geliyor biraz.
Bu yüzden, 1 Mayıs’a dair talebimi soracak olursanız, önce bu tersanelerdeki dengesizliğin ortadan kalkmasını isterim. Biz bundan şikayet edince “piyasa” diyorlar. Piyasa dediğiniz işçinin ekmeğiyle oynamaksa, o zaman birilerinin bu piyasaya müdahale etmesi lazım demektir. İstiyorum ki tersane patronları böyle keyiflerince oynayamasınlar işçilerle. Dalga geçer gibi “Gel, çalış, iş bitince git” diyemesinler. Firmalar bu durumu lehlerine kullanıp ücretlerimizi baskılamasınlar. Bu durumun değişmesi için işçiler olarak elimizden ne geliyorsa yapmamız lazım.
(İşçi Sendika Servisi)
Evrensel'i Takip Et