‘1 Mayıs yalnız olmadığımızı görmek demek’
İstanbul LCW deposundan genç bir işçi, 1 Mayıs'ı tatil değil, "yalnız olmadığını görme günü" olarak tanımlıyor. Ağır şartlara ve geçim derdine karşı, tüm genç işçileri beraber olmaya çağırıyor.
Fotoğraf: Evrensel
LC Waikiki depo işçisi
Ben LCW deposunda çalışan bir işçiyim. Bizim depolarda çalışanların büyük kısmı genç. Çoğumuz ilk işinde, çoğumuz daha önce bir eyleme, greve katılmamış, sendika görmemiş, 1 Mayıs’a hiç gitmemiş insanlar. Açık söylemek gerekirse, 1 Mayıs’ın ne olduğunu bile tam bilmeyen çok arkadaşımız var. Kimisi için sadece sıradan bir tatil günü, kimisi için iş varsa fazla mesai ücreti alırız denilen sıradan bir gün. Ama bizim yaşadığımız hayat sıradan değil. Depoda her geçen gün daha çok çalışmak zorunda kalıyoruz ama geçinemiyoruz. Maaş daha cebimize girmeden eriyor. Kira, faturalar, ulaşım derken elimizde hiçbir şey kalmıyor. Çoğumuz borçla yaşıyor. Genç olmamıza rağmen geleceğe dair hiçbir beklentimiz yok. Aynı işi yapıyoruz ama sürekli yeni giren, çıkan var. Sirkülasyon çok yüksek. Kimse uzun süre kalamıyor. Çünkü bu koşullar sürdürülebilir değil. Bu kadar zor koşullarda birlikte çalışmamıza rağmen, çoğu zaman yalnız hissediyoruz. Herkes aynı sorunu yaşıyor ama herkes bunu kendi derdi sanıyor. Oysa aynı depoda, aynı vardiyada yan yana çalıştığımız herkesin derdi aynı. Son zamanlarda aramızda daha fazla konuşmaya başladık. Bu böyle gitmez diyenlerin sayısı artıyor. Ne yapabiliriz soruları daha çok soruluyor. Ama hâlâ bir tereddüt var. Çünkü çoğumuz ne yapacağını bilmiyor.
İşte tam da bu yüzden 1 Mayıs önemli. 1 Mayıs, sadece bir tatil günü değil. 1 Mayıs, işçilerin birlikte hareket ettiğinde ne kadar güçlü olduğunu gördüğü gündür. 8 saatlik iş günü gibi hakların nasıl kazanıldığını gösteren bir gündür. Bugün bizim yaşadığımız sorunlar yeni değil. Ama bu sorunlara karşı mücadele de yeni değil. Bugün biz genç işçiler için 1 Mayıs’a gitmek, sadece bir alanda toplanmak değil, yalnız olmadığımızı görmek demek. Aynı sorunları yaşayan binlerce, on binlerce işçiyle yan yana gelmek demek. Ben tek başıma ne yapabilirim duygusunu kırmak demek.
Bizim depolarda bazı arkadaşlar hâlâ iş olursa gider çalışırım diyor. Çünkü bu sistem bize hep bunu öğretti. Çalış, sus, geçinmeye çalış. Ama gerçek şu ki daha çok çalışıyoruz yine de geçinemiyoruz. Demek ki sorun bizim ne kadar çalıştığımız değil, bu düzenin kendisi. Bu yüzden 1 Mayıs bizim için bir tatil günü değil, bir çıkış arama günü olmalı. Biz LCW depolarında çalışan genç işçiler olarak belki çok deneyimli değiliz. Ama şunu artık daha net görüyoruz ki bu koşullar değişecekse, bu ancak birlikte olursa değişir. Tek tek değil, birlikte hareket edersek bir şey değişir.
Bu yüzden bu 1 Mayıs’a ilk kez gidecek olan arkadaşlara da bir söz söylemek istiyorum.
Oraya gittiğinde yalnız olmadığını göreceksin. Oraya gittiğinde bu hayatın değişebileceğini hissedeceksin. Bizim gibi genç, deneyimsiz ama artık sorgulayan işçiler için 1 Mayıs bir başlangıç olabilir. Ben bu 1 Mayıs’ta alanda olacağım. Aynı depoda çalıştığım arkadaşlarımı da orada görmek istiyorum. Yalnız değiliz ve birlikte olursak güçlüyüz.
Evrensel'i Takip Et