18.04.2026 03:30 / Güncelleme: 14:55

‘1 Mayıs’ta parçalı değil birleşik ses çıkmalı’

Eskişehir’den Beko işçileri, sendikal bürokrasiye ve düşük zamlara tepki göstererek 1 Mayıs’ta birleşik mücadele çağrısı yaptı: "1 Mayıs bir istirahat günü değil, patronlara karşı sokağın sesidir."

‘1 Mayıs’ta parçalı değil birleşik ses çıkmalı’

Fotoğraf: DHA

Beko işçisi
Eskişehir

Merhaba, ben Eskişehir’de bir Beko işçisiyim. 1 Mayıs yaklaşırken sendika konfederasyonlarının tutumları hakkında birkaç kelam etmek istiyorum.

Öncelikle toplu iş sözleşmeleri yapılırken masaya yüzde 38 zamla oturup bir gece yarısı yüzde 28 zamma imza atarak kalkan Türk-İş’in ertesi gün fabrikada zafer havasında açıklama yapmasını ve birkaç gün sonra fabrikada sandalyelerin kaldırılıp birkaç dakikalık dinlenme anlarımıza da göz dikilmesini, bugüne gelene kadar da alım gücümüzün iyice eridiğini söyleyerek başlamalıyız. Bitmedi, hangi sendikanın örgütlü olduğu fark etmeksizin tek imzayla işten atılabilecek çok sayıda sözleşmeliden ve maaşının bir kısmını devletin vergilerimizle ödeyerek patrona ucuz iş gücü olarak sunduğu İŞKUR eğitim programı kapsamında çalışan çok sayıda işçiden bahsetmek gerekir. Bu çalışma şekillerini “saatlik ücretleri yüksek” kadroluları işten atmanın yolu olarak görüyorlar. Kadrolulara ödenen tazminatın telafisini ise sözleşmeli ve İŞKUR’lu işçilerin emeğini iyice sömürerek fazlasıyla karşılıyorlar.

1 Mayıs gündemine dönersek; başta DİSK ve TÜRK-İŞ konfederasyonları olmak üzere sendikalar 1 Mayıs’ı farklı yer, konuşmacı ve açıklama metinleriyle ele almayı tartışıp duruyorlar ve bu yeni bir şey de değil. Misal, Türk Metal’in örgütlü olduğu fabrikalardaki işçiler Birleşik Metal’in örgütlü olduğu fabrikalardaki işçilerden farklı bir hayat ve çalışma koşullarına sahip olmadığına göre neden 1 Mayıs’a ayrı katılmayı tartışıyorlar? Bence bu durum; sendikal bürokrasinin (sarı sendika) hem patron karşısında en büyük ve tek, dolayısıyla pazarlıkta sendika tarafındaki payı tek başına yemek isteme taktiği hem de birleşik bir 1 Mayıs kutlamasının sendikanın olduğu ve olmadığı tüm fabrikalarda ve iş yerlerinde sendikal bürokrasiye rağmen patronlarla dişe diş bir mücadelenin önünü açmasının sınıf mücadelesinde bizler lehine bir kilometre taşı potansiyeli taşımasının korkusundan kaynaklanıyor. Yoksa işçilerin birleşme günü olarak bilinen 1 Mayıs’ta neden tek bir gür ses yerine parçalı cılız ses istenir ki? Bence hepimiz bulunduğumuz yerlerde örgütlü olan sendikaları konfederasyonu fark etmeksizin 1 Mayıs’ı birleşik bir şekilde kutlamaları için zorlamalıyız.


Beko işçisi
Eskişehir

Merhaba, ben Eskişehir’de bir Beko işçisiyim. 1 Mayıs yaklaşırken arkadaşlarımızdan farklı planlar duyuyoruz. Kimisi evde dinlenmek istiyor, kimisi tatile gitmek istiyor, kimisi ise 1 Mayıs’a katılmayı planlıyor. Sahi nedir bu 1 Mayıs? Patronların işçilerin emeğine saygı nişanesi olarak lütfettiği bir istirahat günü mü? Yoksa 1 Mayıs 1886 yılında Chicago işçilerinin kanıyla canıyla önünü açtığı ve Türkiye’de bu kazanımı korumak için 1977 1 Mayıs’ında kontrgerilla saldırısıyla adı “Kanlı 1 Mayıs” olan kıran kırana bir savaşta işçi sınıfının söküp aldığı, sesinin en gür şekilde sokaklarda yankılandığı bir direniş günü mü?

Patronlar sadece iş yerinde çıkacak sesten değil, sokaktan çıkacak sesten de korkuyorlar. Onlar için makul olan 1 Mayıs, işçilerin evinde TV izlediği, tatile çıktığı, sınıfsal çıkarların gözden geçirilmesi yerine bireysel bir “istirahat” yapılan gündür.

Kaldı ki ülkemizde sendikalı iş yerlerinin çok az olduğunu, 1 Mayıs’ta çalışan yüz binlerce işçi olduğunu düşünürsek bu 1 Mayıs’ta istirahat yerine meydanlara çıkmak aynı zamanda onlara olan borcumuz değil midir? İstirahat günü olarak görmeye devam edersek bizlerin de kendimizi ansızın 1 Mayıs’ta çalışırken bulabileceğimizin önünde duran engel ne olacaktır?

Hepimizin bulunduğumuz iş yerlerinde çevremizdeki arkadaşlarımızı da çağırarak bu 1 Mayıs’ta sınıfımızın gür sesine ses katmamız gerekmez mi?

(Evrensel)
18.04.2026 14:31 / Güncelleme: 14:42

Fenerbahçe eski Başkanı Aziz Yıldırım: Bu Sidiki Cherif’i hangi akıl aldı?

Fenerbahçe’nin Yüksek Divan Kurulu Toplantısına katılan eski Başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe yönetimine sert eleştirilerde bulundu.

Fenerbahçe eski Başkanı Aziz Yıldırım: Bu Sidiki Cherif’i hangi akıl aldı?

Fotoğraf: Zafer/Wikimedia Commons CC BY 4.0

18.04.2026 13:43

Narin cinayetinde 17 yıl hapse çarptırılan Nevzat Bahtiyar'ın oğlu tutuklandı

Narin Güran cinayetine ilişkin davada tutuklu bulunan Nevzat Bahtiyar'ın oğlu İbrahim Bahtiyar, dava günü adliye çevresinde yapılan aramada aracında 'ruhsatsız silah bulundurmak' suçundan tutuklandı.

Narin cinayetinde 17 yıl hapse çarptırılan Nevzat Bahtiyar'ın oğlu tutuklandı

Fotoğraf: DHA

18.04.2026 13:21

Kayseri Büyükşehir Belediyesine EMEP'ten tepki: 'Emekliye göz boyama, emekçilere ulaşım zammı'

Emek Partisi Kayseri İl Örgütü, büyükşehir belediyesinin ulaşım zammına tepki göstererek, emekliye verilen nakdi destek ile birlikte yapılan artışın “göz boyama” olduğunu söyledi; zamların geri çekilmesini istedi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesine EMEP'ten tepki: "Emekliye göz boyama, emekçilere ulaşım zammı"

Fotoğraf: Evrensel

18.04.2026 12:48

Diyarbakır'da okulun bahçesine yıldırım düştü: 2 çocuk hayatını kaybetti

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde ilkokulun bahçesine düşen yıldırım sonucu 13 yaşındaki Serkan Yıldırım ile 14 yaşındaki Kasım Yıldırım hayatını kaybetti. M.Y. ise ağır yaralandı.

Diyarbakır'da okulun bahçesine yıldırım düştü: 2 çocuk hayatını kaybetti

Fotoğraf: DHA

18.04.2026 13:29

Cumartesi Anneleri 1099. haftada sordu: 45 yıldır yanıt yok, Nurettin Yedigöl nerede?

Cumartesi Anneleri, 1099. hafta buluşmasında 1981’de gözaltında kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün akıbetini sorarak, 45 yıldır sonuçsuz kalan dosyada hakikatin ve adaletin ortaya çıkarılmasını istedi.

Cumartesi Anneleri 1099. haftada sordu: 45 yıldır yanıt yok, Nurettin Yedigöl nerede?

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

18.04.2026 08:30 / Güncelleme: 08:50

Gülistan Doku soruşturması: Zeinal Abakarov tutuklandı

Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen Zeinal Abakarov’un da aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklandı. 5’i “suç delillerini gizleme ve yok etme”, 1’i ise Aygül Doku’ya yönelik “yağma” suçlamasıyla cezaevine gönderildi.

Gülistan Doku soruşturması: Zeinal Abakarov tutuklandı

Gülistan Doku | Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!