18.04.2026 00:10 / Güncelleme: 07:06

MESEM’liler okul saldırılarına ne diyor? ‘Sorumluların çocukları özel okulda, biz can derdindeyiz’

Maraş ve Urfa’daki okul saldırılarının ardından konuşan MESEM öğrencileri, güvensizlik ve yalnız bırakılmışlık duygusunun hayatlarının parçası haline geldiğini anlattı.

MESEM’liler okul saldırılarına ne diyor? ‘Sorumluların çocukları özel okulda, biz can derdindeyiz’

Fotoğraf: AA

Ekim Can Aslan


İstanbul – Maraş ve Urfa’da gerçekleşen ve okulları hedef alan saldırılar ülkenin her yerinde sıkça tartışılmaya ve tepki toplamaya devam ederken, biz de bu şiddet ortamını farklı biçimlerde sürekli deneyimleyen üç MESEM öğrencisi Hasan, Enes ve Muhammet’e düşüncelerini sorduk. Farklı perspektiflerden olsa da üç cevapta da ilk olarak ortaklaşan ve öne çıkan nokta çocukların kendi haline bırakılmışlığı üzerine. Bununla birlikte kamu görevlilerinin işlerini yapmamalarına ve bu kurumlara duyulan güvenin derinden sarsılmasına duyulan öfke hali de bu cevaplara eşlik ediyor.

Üç genç de her gün maruz kaldıkları çalışma rejimini ve baskı ortamını farklı şekillerde cevaplarında yansıtıyor. Hasan ve Enes’in tavır ve cevapları kendilerinin de her gün içinden geçtikleri bu zor düzeninin ağırlıklı olarak gerekli olduğunu, şiddeti ortaya çıkaranın bunların eksikliği olduğunu düşündüklerini gösteriyor. İçinde bulundukları durumla başa çıkmanın ve buna her gün maruz kalmayı taşımanın en büyük silahı olarak içselleştirme ve normalleştirme devreye giriyor. Onları sıklıkla hedef alan bu zor aygıtları, toplumsal düzenin bel kemiğini oluşturuyor. Muhammet ise bu iki MESEM öğrencisinin aksine kendi koruma kalkanını, içinde bulunduğu sistemle arasına mesafe koymaya çalışarak kuruyor. Bu üç gençte de değişmeyen tek gerçek; haftanın altı günü sanayinin pisliğinde, bir günü okul sırasında “güvende olma” arayışının, en az o ağır mesailer kadar yorucu hale gelmiş olması.

‘Maruz kalınan şiddetin yansıması’

Oto sanayi sitesinde denk geldiğimiz Muhammet kendince daha ılımlı ve soğukkanlı yaklaşıyor konuya. Silaha erişimin kolaylığından, ailelerin ve okulların çocuklara yaklaşımının gaddarlığından şikayet ederken “Aileler çocuklarına karşı daha anlayışlı olmalı abi, aile içinde gördükleri şiddet çok etkiliyor bu çocukları. Okullarda da sürekli bağırış çağırış oluyor öğrenciye karşı” diyor. Kendini güvende hissedip hissetmediği sorusuna benzer senaryoya dair kafasında kurduğu taktik planı açıklarken kendi okullarında böyle bir şey olmayacağını söylerken gülerek ekliyor: “Bizim okul zaten tek katlı ve bütün sınıflar yan yana, öyle bir şeye girişilirse birinin müdahale etmesi daha kolay olur. Hem haftada bir okula gittiğimiz için ihtimali de düşük.”

Yine aynı sanayi sitesinde çalışan Hasan’ın ustası oldukça baskıcı, kimi zaman şiddete varan tavırları var. Diğer arkadaşları gibi küçük yaşta işçileşen Hasan ise çözümü güvenlikçi politikalarda arıyor. Hasan’a göre bu saldırıların önlenmesi için okullarda polis beklemeli. Ona geçen sene lise eylemlerinden sonra birçok okulda bekleyen polislerin olduğunu, fakat bunların bu saldırıları engelleyemediğini hatırlattığımızda ise kendilerine dönük tavrın çelişkisini anlatıyor: “Okulda çocukları koruyamıyorlar ama gelip bize üst araması yapıyorlar yolda dümdüz yürüdüğümüz yerde. Koruyamıyorlarsa görevlerini yapmasınlar abi. Sen bana arabanı getirsen ben yapamasam bir daha bana güvenip de gelmezsin.”

Çocuklar bakanı işaret ediyor

11 saatlik mesaisinin çıkışında konuştuğumuz Enes de diğer arkadaşları gibi oldukça öfkeli. Ona göre neden, ailelerin sorumsuzluğu, denetimsizlik ve disiplinsizlik, eğitim sistemi… Sorumlu olaraksa düşünmeden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i gördüğünü söylüyor: “Bir tane 8. sınıf çocuk bu kadar rahat katliam yapabiliyorsa lanet olsun böyle düzene. Kardeşim var ilkokula gidiyor, devletin okuluna bile gönderirken güvenemeyecek miyim beline silah mı koyacağız 10 yaşındaki çocuğun, saldıran olursa çek vur mu diyeceğiz? Her an başında mı bekleyeceğiz?” Aslında Enes de halen çocuk olsa da erken yaşta işçileşmenin kendisi onu saldırıların olası bir hedefi gibi değil, ‘yetişkin’ gibi konumlanmaya itiyor. Enes, yaşıtlarının aksine haftanın neredeyse tümünü sanayide geçiriyor.

Sorumlu olarak gördüğü Milli Eğitim Bakanına yeniden dönüyor, verdiğimiz vergileri, Bakan ve çevresinin aldıkları maaşları sorguluyor: “Kendi çocuğunu özel okulda okutuyor ama milletin çocuğu devletin okulunda can derdinde abi.”

17.04.2026 21:11

Burhaniye’de eğitimcilerden 'güvenli okul' eylemi: 'Okullar güvensiz, gelecek Tekin’siz'

Balıkesir Burhaniye'de eğitim sendikaları, okullarda artan şiddet ve eğitim politikalarına karşı üç gün süren eylemlerle tepki gösterdi; yüzlerce kişinin katıldığı protestolarda “güvenli okul” ve “kamusal eğitim” talebi öne çıktı.

Burhaniye’de eğitimcilerden “güvenli okul” eylemi: “Okullar güvensiz, gelecek Tekin’siz”

Fotoğraf: Evrensel

17.04.2026 21:14 / Güncelleme: 18.04.2026 00:09

Sosyal medya paylaşımı nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Turgay Kılıç’a adli kontrol: 'Bu bir sansür aracıdır'

Sosyal medya paylaşımı nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Turgay Kılıç, tutuklama talebiyle çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. TGS İzmir Şube Başkanı Kahramanoğlu, süreci “sansür ve gözdağı” olarak değerlendirdi.

Sosyal medya paylaşımı nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Turgay Kılıç’a adli kontrol: “Bu bir sansür aracıdır”

Turgay Kılıç

18.04.2026 00:09

Lübnan Komünist Partisi Uluslararası Sözcüsü Omar Deeb: ‘Lübnan, İsrail ile tehlikeli bir normalleşmeye götürülüyor’

Lübnan Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Bürosu Sekreteri Omar Deeb, ABD’de salı günü gerçekleştirilen Lübnan-İsrail doğrudan müzakerelerini ve ABD Başkanı Trump’ın duyurduğu 10 günlük Lübnan-İsrail ateşkesini Evrensel'e değerlendirdi.

Lübnan Komünist Partisi Uluslararası Sözcüsü Omar Deeb: ‘Lübnan, İsrail ile tehlikeli bir normalleşmeye götürülüyor’

Lübnan Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Bürosu Sekreteri Omar Deeb

17.04.2026 21:08

Gülistan Doku soruşturması: Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi gözaltına alındı

Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarının silindiği iddiaları üzerine dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, Bursa’da gözaltına alındı.

Gülistan Doku soruşturması: Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi gözaltına alındı

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!