Sincan işçileri: ‘Okul saldırıları yalnızca güvenlik sorunu değil’
İşçiler, okul saldırılarını yalnızca güvenlik değil, ekonomik koşullar, aile yapısı ve eğitim politikalarıyla bağlantılı bir sorun olarak değerlendirdi.
Fotoğraf: DHA
Doğa Baybuğa
[email protected]
Urfa ve Maraş’ta okullarda yaşanan silahlı saldırılar nedeniyle eğitim sendikaları iş bırakma kararı alırken, veliler, kamu emekçileri ve öğrenciler gibi toplumun pek çok kesiminde de büyük tepkiler sürdü.
Sorunun kaynağını aile yaşantısında görerek genç kuşağı ve dijital alışkanlıkları eleştiren bazı işçiler, yaşanan saldırıları ailede verilen eğitime bağlarken, derinleşen tartışmalarla birlikte meselenin siyasi ayağı, bakanların sorumlulukları ve eğitim sistemine dair konular da gündeme geldi. Hükümetin ve siyasi yetkililerin de hesap vermesi gerektiği söylenirken, devlet politikaları ve yoksulluk en belirgin şikayetler arasında yer aldı.
Servis bekleyen işçiler, yaşananların yalnızca “güvenlik” başlığıyla sınırlı olmadığını, daha derin bir toplumsal tabloya işaret ettiğini vurguladı.
Tartışmalar esnasında öne çıkan en belirgin eğilim, velilerin çocuklarını okula gönderme konusundaki tereddütleri oldu. İşçilerin çoğu, çocuklarını okula gönderirken ciddi bir güvensizlik yaşadıklarını dile getirirken bir işçi, “Göndermedim ama nereye kadar?” diyerek birçok ailenin yaşadığı sıkışmışlığı gözler önüne serdi.
Çocuklar güvenlik sebebiyle 45 dakika uzaklıktaki okullara gidiyorlar
İşçilerin dile getirdiği taleplerden biri de güvenlik önlemleri oldu. Okullarda yeterli önlem alınmadığını belirten işçiler, güvenlik görevlisi, arama ve denetim gibi uygulamaların artırılmasını istiyor. Ancak bununla da kalmayıp genel yaşam alanlarında bir güvencesizlik olduğunu, sırf bu yüzden çocuklarını 45 dakika uzaklıktaki okullara göndermek zorunda kaldıklarını söyleyenler de öne çıkıyor.
Güvencesizlikle beraber ekonomik koşullar da tartışmaların genel konusu haline gelmiş durumda. Yoksulluk, işçiler tarafından çocukların yaşadığı sorunların temel nedenlerinden biri olarak görülüyor. “Milleti bu hale getirdiler” diyen bir işçi, geçim sıkıntısının aile içi yaşamdan çocukların psikolojisine kadar her alanı etkilediğini de belirtti. İşçiler, yoksullukla beraber uyuşturucu ve sanal kumar gibi durumların artmasının da güvencesizliği artırdığını dile getirdi.
‘Okullarda sabun yok, temizlik yok’
Eğitim masraflarının devlet tarafından karşılanmaması, eğitime bütçe ayrılmaması da işçilerin gündeminde. Bir işçi, “Sabun yok, temizlik yok” sözleriyle okulların mevcut koşullarına tepki gösterirken, yapılan tartışmalarda eğitim politikalarının ve çocukların geleceksizlik kaygısının da bu süreci beslediği dile getirildi.
“Nasıl olmalı?” sorusu etrafında sürdürülen tartışmalarda psikolojik destek, sosyal alanlar ve kamusal hizmetlerin eksikliği ile artırılması gerekliliği vurgulandı.
‘Konuşanı içeri atıyorlar’
Öte yandan tartışmalarda yaygın bir korku ve baskı hissi de öne çıkıyor. Bazı işçiler, “Konuşanı içeri atıyorlar” derken, düşüncelerini açıkça ifade etmekten çekindiklerini, haklarını arayamadıklarını belirtti. Ankara’da öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı önünde polis barikatı ile karşı karşıya kalmasına dair bir kadın işçi, “Polise güvenemiyoruz. Biz kime güveneceğiz o zaman? Hakkımızı aramamıza izin vermiyorlar” diyerek eğitim emekçilerinin gördüğü muameleye tepki gösterdi.
Evrensel'i Takip Et