17.04.2026 09:09 / Güncelleme: 15:05

Anayasal grev hakkı gasbedildi: Temel Conta işçilerine 'Huzur ve sükûneti bozma' gerekçesiyle gözaltı

İzmir'de yaklaşık 1,5 yıldır grevde olan Temel Conta işçileri, "Huzur ve sükûneti bozma" iddiasıyla gözaltına alındı. İşçiler, anayasal haklarının kriminalize edilmek istendiğini söylüyor.

Anayasal grev hakkı gasbedildi: Temel Conta işçilerine 'Huzur ve sükûneti bozma' gerekçesiyle gözaltı

Fotoğraf: Evrensel

Nuray Öztürk


İzmir - Petrol-İş Sendikası’na üye oldukları için toplu sözleşme masasına oturmayan patronlarına karşı anayasal haklarını kullanan Temel Conta işçilerin evlerine, "huzur ve sükuneti bozdukları" gerekçesiyle sabah saatlerinde jandarma ve polis tarafından baskın düzenlendi ve grevdeki bir işçi gözaltına alındı. Gözaltı işlemleri, Bornova İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gerçekleştirilirken, yakalama emri ise Torbalı Sulh Ceza Hakimliği tarafından verildi.

Ses ve gürültü kirliliği gerekçesiyle jandarmaya şikayet edilen işçiler daha önce de defalarca ifadeye çağrılmış, işçiler artık bunun bir yıldırma girişimi olduğu tepkisiyle savcılık kararı olmadan ifadeye gitmeyeceklerini açıklamıştı.

İşçilere tanınan süre dolmadan gece saatlerinde 8 işçinin evlerine jandarma ekipleri baskın düzenledi. İşçiler bugün ifade vermek üzere bırakıldı. Ancak bu sabah saatlerinde bu kez diğer işçilerin evlerine baskın düzenlendi. Grevdeki işçi Işıl Çalışır gözaltına alındı. Diğer işçiler grev çadırına gitmek üzere evlerinden ayrıldığı için evlerinde bulunmuyordu. Bugün sabah itibariyle Çalışır gözaltında  olmak üzere toplam 10 işçi adliyede ifade vermek için bekliyor. 

Gazetemize konuşan gözaltındaki işçi Işıl Çalışır, "Devran dönecek elbet bir gün partronlar hesap vececek. Gelecek nesil korkmasın bizi örnek alsın. Parayla patronlar neler yapabiliyor görsün ama işçiler dimdik ayakta bunu da görsünler. Çapulcu dediği 16 işçi bugün dimdik ayakta patronda görsün. Buradayız ne olacaksa olsun gözaltı ile bizi yıldıramaz." dedi.

Grev Sözcüsü Sinem Kaya da ifade vermek üzere Torbalı Jandarma Karakoluna gitti.

Görsel: Evrensel

Görsel: Evrensel

Temel Conta işçileri, Emek Partisi yöneticileri, sendika temsilcileri karakol önünde bekleyişini sürdürüyor.

"Bu bir yıldırma girişimidir"

Grev süreci boyunca birden çok kez şikayet edildiklerini, ifadeye çağrıldıklarını söyleyen işçiler, anayasal bir hak olan grevin kriminalize edildiğini ifade ederek, “Huzur ve sükûneti bozan biz değiliz, işçilerin en temel haklarını tanımayanlardır” değerlendirmesinde bulundu.

İşçiler, bugüne kadar barışçıl biçimde sürdürdükleri eylemlerin “asayiş sorunu” gibi gösterilmesine tepki gösterirken, gözaltıların grevi kırmaya dönük bir adım olduğunu söyledi.

Petrol İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan ise “İşveren sudan sebeplerle bizi ikide bir şikayet ediyor ve her şikayeti sonrası ifadeye çağrılıyoruz. Şimdi de yakalama kararı çıkarılmış, evlerden baskınla gözaltına alındı arkadaşlarımız. Bu hem aile huzurumuzu hem yaşadığımız toplumu bozmaktadır. İşçilerin ses çıkardı diye ifadeye çağrılması açıkçası yıldırma girişimi arkadaşlarımızın gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz” dedi. 

Patronun sicili: Sendikayı tanımama, grev kırıcılığı, makineleri taşıma, bolca şikayet 

Temel Conta işçilerinin 494 gündür süren grevi boyunca yaşananlar, yalnızca bir işyerindeki uyuşmazlığın ötesine geçerek, sendikal hakların nasıl fiilen engellendiğini ortaya koyan bir sürece dönüştü. İşçiler Petrol-İş Sendikası’nda örgütlenerek yasal yetkiyi aldı. Ancak işveren, yetkinin kesinleşmesine rağmen sendika ile toplu sözleşme görüşmelerine başlamadı ve masaya oturmadı.

Yasal sürecin tamamlanmasının ardından işçiler 10 Aralık 2024 tarihinde greve çıktı. Buna rağmen işyerinde üretimin sürdürüldüğüne, yasal sınırların üzerinde işçi çalıştırıldığına dair tespitler yapıldı. Çalışma Bakanlığı müfettişleri rapor hazırladı. 3 kez cezai yaprırım uygulandı. 

Mahkeme kararıyla grev kırıcılığı tescillendi

Grev sürecinde işyerindeki makine ve ekipmanların taşındığı, üretim faaliyetlerinin farklı biçimlerde sürdürüldüğü iddiaları yargıya taşındı. İzmir 4. İş mahkemesinde açılan dava sonucunda mahkeme, işverenin, makineleri kaçırma girişimlerini, üretimi usulsüz sürdürme uygulamalarını hukuka aykırı buldu. Patronun grev kırıcılığı bir kez daha tescillendi.

Mahkeme kararlarına rağmen grev sürecindeki ihlaller sona ermedi.

Jandarma işçilere barikat kurdu, makineler taşındı

İşveren Kemalpaşa'daki fabrikayı Torbalı Pancar Organize Sanayiye taşımak istedi. Üç gün boyunca kalan makinelerin fabrikadan çıkarılmasına karşı direnen işçilerin önüne polis çevik kuvvet özel harekat ekipleriyle barikat kurdu. Günler süren nöbet sonrası fabrika polis eşliğinde tamamen Torbalı'ya taşıdı işçiler de grev çadırını.

Süreç içinde fabrikanın taşınması, grevin etkisini azaltmaya dönük en kritik adımlardan biri olsa da işçiler kararlılıklarından geri atmadı. Temel Conta patronu işçileri yıldırmak için ses ve görüntü kirliliği yapıyorlar diyerek defalarca jandarmaya şikayet etti. İşçiler defalarca ifade verdi. İşçilerin çadırı yasadışı denilerek şikayet edildi. Kaldırılması için mülkü amirliklere mahkemelere başvuruldu. Sendika itiraz etti bu konuda da dava sürüyor.

İşçilerin en temel tuvalet ihtiyacını gidermesi bile engellenmek istendi. Organize Sanayi Bölgesi hiçbir fabrika işçilere kapısını açmadı, bölgede bulunan ormanlık alan bile tuvalete girmesinler diye tel örgülerle çevrildi. Tuvalet sorunu ise Petrol İş Sendikası Aliağa Şubesi tarafından işçi dayanışmasıyla çözüldü, alana mobil tuvalet getirildi.

Son olarak işçiler hakkında “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” iddiasıyla işlem başlatıldı.

 

17.04.2026 11:23 / Güncelleme: 12:28

Mansur Yavaş'tan İçişleri Bakanına 'Melih Gökçek' çağrısı

ABB Başkanı Mansur Yavaş, hakkında verilen soruşturma iznine ilişkin yaptığı açıklamada geçmiş dönem iddialarına dikkat çekerek İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulundu.

17.04.2026 10:16

Maraş ve Urfa’dan sonra: Okullarda güvenlik önlemleri, velilere kısıtlama

Maraş ve Urfa’daki okul saldırılarının ardından Elazığ’da güvenlik önlemleri artırıldı; okullara randevusuz giriş yasaklandı.

Maraş ve Urfa’dan sonra: Okullarda güvenlik önlemleri, velilere kısıtlama

Fotoğraf: Taylor Flowe/Unsplash

17.04.2026 13:56

Maden şirketinden 'yanlışlıkla' doğa katliamı: Çine'de köylüler direniyor

Aydın Çine'de Seferler köyü Develiler mevkisinde albit madeni işletmesi için pasa döküm alanı yapmak isteyen Kaltun Maden işletmeleri yüzlerce ağacı kesti. Tapulu arazilerindeki ağaçları kesilen köylülerin direnişi sonucunda kesimler durduruldu.

Maden şirketinden "yanlışlıkla" doğa katliamı: Çine'de köylüler direniyor

Fotoğraf: ÇİYAP

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!