15.04.2026 01:45

Güzel bir dünya için mücadelede vazgeçilmez bir kitap: Edebiyat Yaşamım

Maksim Gorki’nin Edebiyat Yaşamım adlı eseri, sosyalist gerçekçilik perspektifiyle bireyciliğe, kapitalizme ve kültürel yozlaşmaya karşı mücadeleyi ele alırken, okura sınıfsal bir bakış ve gelecek için umut sunuyor.

Güzel bir dünya için mücadelede vazgeçilmez bir kitap: Edebiyat Yaşamım

Ali Çarman
[email protected]


Sosyalist dünya kuramı/görüşünü yaşamının ayrılmaz bir parçası sayan, sosyalist gerçekçilik için dünya genelinde kabul görmüş çalışmalar ve eserlere imza atmış Maksim Gorki’nin her bakımdan derinlikli bir kitabı ‘‘Edebiyat Yaşamım’’dan söz edeceğiz.

Adı halklar hapishanesi olarak anılan Rus çarlık dönemi, Birinci Paylaşım Savaşı ve sınıf mücadelesinin bütün evrelerinden geçerek devrimi gerçekleşmesine önayak olan Rusya Sosyal Demokrat Partisinin (RSDİP) oluşan koşullar ile birlikte Sovyetler Birliği Bolşevik Partisi adını alması büyük bedeller ödenen yaşanan bu sürecin kültür-sanat alanındaki en belirgin, en saygın ismi hiç kuşkusuz ki Maksim Gorki’dir.

Kitabın çevirisini (1978), alanında kendini kabul ettirmiş ve yetmişe yakın çeviriye imza atmış olan Şemsa Yeğin yapmış. 25 Aralık 2015’te bedenen aramızdan ayrılan bu değerli, titiz sanat emekçisini de saygı ile anıyoruz!

Seçerek bilerek okuma dönemi

Kitabın hemen ilk sayfalarında “Seçerek ve bilerek okumaya başladığımda henüz on dört yaşlarındaydım” diyor Gorki ve devam ediyor: “Betimlemelerin güzelliğinden tat almaya, öykünün kadın ve erkek kahramanları üzerine düşünmeye, yazarın amaçları konusunda belli belirsiz yargılara varmaya ve kitaplarda sözü edilenlerle, yaşantının getirdikleri arasındaki ayrımları sezmeye ve bunlardan ürkmeye başlamıştım o yaşlarda.”

“Yazmayı nasıl öğrendim” başlığı taşıyan bu bölümde, Yazar Fransız edebiyatına verdiği önemi örneklendirerek anlatmakta. Gorki anlatıyor: “Sürgün olduğum yıllarda bir bayram günü tek gözü kör bir adam evime geldi. Sürgün edilmiş birisini ziyaret etme tehlikeli olduğunda bu zeki adam elinde çizme paketi ile kapımı çaldı. Çizmeye ihtiyacım olmadığını söyledim. Sizi görebilmek için bahaneydi. Yaşamın yasalarına ilişkin bir şeyler okumak istiyorum bay yazar. O anda elime geçen küçük bir kitabı uzattım ona: Dreyfus’un Dünya ve Toplumsal Evrim adlı kitabıydı bu.”

Dreyfus’un “Dünya ve Toplumsal Evrim” kitabı Gorki’nin birçok eserinde yine karşımıza çıkar. Örneğin Ana romanında bilinci aşılayan etkili bir eser olarak vurgulanır. Kısa denilecek bölümü okuduğunuzda “boyun eğme yasaları”nın tümünün kutsal kitaplardan alıntılanmış olduğu sonucuna ulaşıyorsunuz.

Parçalanmış kişilik ve bireyciliğe karşı mücadele

“Gençliğimde, yaşamdan yakındığımı hatırlamıyorum hiç. Aralarında yaşadığım insanlar homur homur yakınmaktan hoşlanan kişilerdi, ama bu insanların, salt birbirlerine yardım etmekten kaçınmak ve insanlara karşı ilgisizliklerini gizlemek için yakındığını, bu tutumun bir kurnazlık ifadesi olduğunu anladığımda, onlara öykünmemeye karar verdim. Az sonra gördüm ki, yakınan bu insanların çoğu karşı çıkma, direnme yeteneğinden yoksun kişiler, çalışmayan ya da çalışmak istemeyen ve genellikle rahatlarını başkalarının sırtında arayan tembel insanlardır” diye not düşülmüş “Yazmayı nasıl öğrendim” başlıklı bölümde.

Kitabın bütünlüğü içinde dünya edebiyatının seçkin isimleri ve kimi öz deyişlerine rastlamak mümkün. Okuyucuya bu açıdan aslında okunacak kitaplar için de ip ucu veriyor denebilir. Tümüyle yalın bir dil kullanılan eser okuru hiç zorlamadan okumaya davet etmekte. Bir başka gerçeklik ise, Gorki’nin bütün eserlerinde; insanın insanı sömürmesine, insanın insanı ezmesine karşı koyan tutkulu bir yürekten dökülenleri sınıfsal bir bakış açısıyla yazıldığını bütün benliğinizle hissedersiniz.

Kapitalizmin en belirgin özellikleri arasında yalnızca üretilen mal ve hizmetle değil doğayı, insanın emeğini, toplumsal yaşama dahil olan ne varsa her şeyi ama her şeyi metalaştırma yer alır. İnsan ilişkileri, bilimsel çalışmalar, eğlence alanları, eğitim ve dinsel kurumlar metalaştırılır, soysuzlaştırılıp anlamsızlaştırılır. En önemlisi de bütün bunlar ilerleme denilerek topluma sunulur.

Edebiyat Yaşamım kitabının en uzun bölümleri arasında olup 66 sayfalık “Kişiliğin Parçalanması” yazısındakileri okuduğunuzda neredeyse günümüz dünyasını yansıtıyor demekten kendinizi alamıyorsunuz.

“Halk yalnızca bütün maddesel değerleri yaratan güç değil, tinsel değerlerin de tek ve tükenmez kaynağıdır” tespitinin ardından kollektif yaratıcılığa ve insanlık tarihindeki gelişime, özel mülkiyet ilişkileri ve bunun ortaya çıkardığı uzlaşmaz çelişkilere dikkat çekiliyor.

“Dürüst ve yürekli biri, yakın bir gelecekte, Kişiliğin Parçalanması adında acıklı bir yazı yazarak bize, insanın özünün giderek bozulması sürecini, ‘ben’in acımasız küçülmesini canlı olarak gösterecektir belki de” umudunun ardında “teknolojinin gelişmesi? Elbet, bu çok büyük bir başarıydı. Ancak, teknolojinin ‘Kendi kendisiyle yetindiği’ söylenebilir, çünkü teknoloji bireysel çabaların değil kollektif çabaların sonucudur; fabrikada, işçiler arasında büyür ve gelişir.”

Rusya’da 1905 Devrimi’nin yenilgisinde sonra boy veren bireyciliği engin bilgisi ve tutkulu bakış açısıyla olağanüstü bir dil ile eleştiren ve gelecek güzel günlerin hangi yollardan geçeceğini anlatan bu bölüm için ne dense az gelir.

Sanat işçiliği üzerine söyleşi, Sovyet edebiyatı, yazınsal portreler ve edebiyat üzerine mektuplar ile 414 sayfalık kitap devam ediyor.

İnsanlık tarihi alınması gerekli derslerle dolu. Ancak, sömürücü egemen sınıflar her şeyi tepetakla ederek kendi sınıf iktidarlarını uzatmanın gayreti içindeler. Sosyalist gerçekçiliğin en saygın ismi Gorki, kitabında bunun için örgütlenmek, kendimizi geliştirmekten ve mücadele etmekten başka yol yoktur der.

Sosyalizm bilimi ışığında kaleme alınan kitabı okuyup bitirdiğinizde bugünkü zamanda olup bitenleri daha iyi anlıyor ve insana, geleceğe olan umudunuzu perçinlemiş oluyorsunuz.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
14.04.2026 16:52

Arsuz Devlet Hastanesi Meclis gündeminde: 'Sağlık hizmetine erişim ciddi şekilde aksıyor'

CHP'li Güzelmansur, Arsuz Devlet Hastanesi’ndeki personel ve donanım eksikliklerinin sağlık hizmetine erişimi aksattığını belirterek, mevcut durumu “sağlık sisteminin nasıl yönetilmemesi gerektiğinin bir örneği” olarak değerlendirdi.

Arsuz Devlet Hastanesi Meclis gündeminde: “Sağlık hizmetine erişim ciddi şekilde aksıyor”

Arşiv | Arsuz Devlet Hastanesi

14.04.2026 14:26 / Güncelleme: 15:10

İran bağlantılı tankerler Hürmüz Boğazı'ndan geçti

ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukanın ilk gününde, İran bağlantılı tankerler Hürmüz Boğazı'ndan geçti.

İran bağlantılı tankerler Hürmüz Boğazı'ndan geçti

Peace Gulf | Fotoğraf: MarineTraffic

14.04.2026 21:02

Gençlerbirliği'nden Galatasaray maçı açıklaması: Motivasyonumuzu düşürmek için yapılıyor

Gençlerbirliği Basın Sözcüsü Ertuğrul Beray Ardıç, eski asbaşkan İsmail Geliç'in Galatasaray maçı öncesi yaptığı açıklamalar için, "Motivasyonumuzu düşürmek için yapılan dedikodular" dedi.

Gençlerbirliği'nden Galatasaray maçı açıklaması: Motivasyonumuzu düşürmek için yapılıyor

Fotoğraf: Gençlerbirliği 

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!