İliç davasında mahkeme yeni bilirkişi raporu talebini kabul etti: Duruşma 7 Temmuz'a ertelendi
İliç davasında avukatlar, bilirkişi heyeti üyesinin maden şirketiyle ticari ilişkisi olduğunu belgeleyen Evrensel’i mahkemeye sunarak, taraflı raporun iptalini ve yeni keşif yapılmasını talep etti. Duruşma 7 Temmuz'a ertelendi.
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Erzincan İliç’te 9 işçinin ölümüyle sonuçlanan Çöpler Altın Madeni faciasına ilişkin SSR Mining ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold Madencilik hakkında yürütülen davanın 7. duruşması Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı.
Duruşma başlangıcında Yıldız ailesi vekilleri bilirkişi heyeti üyesinin maden şirketiyle ticari ilişkisi olduğunu belgeleyen gazetemiz Evrensel’i mahkemeye sunarak, taraflı raporun iptalini ve yeni keşif yapılmasını talep etti.
Evrensel’in haberi mahkeme dosyasında
İliç’teki maden faciasına ilişkin açılan davanın 7. duruşması, bilirkişi raporlarının tarafsızlığına yönelik ağır eleştiriler ve yeni heyet talepleriyle başladı. Erzincan’da görülen duruşmada Yıldız ailesi vekili Avukat Ümit Altaş, Evrensel gazetesinin dünkü nüshasını mahkeme heyetine sunarak savunmasına başladı. Savcının mütalaasında da görüldüğü üzere davanın ana noktasının bilirkişi raporu olduğunu belirten Altaş, gazete manşetimizi mahkemede gösterip, haberimizde yer alan bilgileri aktararak, bilirkişi heyeti üyesi Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’nin maden şirketi Anagold ile ticari bağlantıları olduğuna dikkat çekti. Ekmekçi’nin, doğrudan ticari ilişki içerisinde olduğu "müşterisine" dair rapor hazırladığını vurgulayan Altaş, bilirkişinin bu bağı gizleme gereği dahi duymadığını ifade etti.
"Anagold avukatları dışında sahayı gören yok"
Sahadaki inceleme sürecine de değinen Altaş, Anagold avukatları dışında kimsenin olay yerini görmediğini, tüm atıfların bu tartışmalı bilirkişi raporu üzerinden yapıldığını söyledi. Mevcut raporun çöktüğünü belirten Altaş, Zafir Ekmekçi’yle birlikte rapordaki bölümü yazan Prof. Dr. Okay Altun’un da mahkemeye çağrılmasını, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak sahada yeniden keşif yapılmasını ve tevsii tahkikat (soruşturmanın genişletilmesi) taleplerinin kabul edilmesini istedi.
Kamu görevlileri de yargılanmalı
Şaban Yılmaz ailesinin müdafi ise sorumluluk zincirine dikkat çekerek, yargılamanın sadece maden yöneticileriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Avukat, ÇED raporuna onay veren ve denetim görevini yerine getirmeyen tüm kamu görevlilerinin de yargılanması gerektiğini ifade etti. Cengiz Yalçın ise mahkemeye gelerek beyanda bulunmak istediğini belirtti.
"Adil yargılanma hakkı ihlal edilmesin"
Yıldız ailesi vekili Avukat Akçay Taşçı ise tanıkların dinlenmesi talebini yineledi.
TMMOB üyesi Cemalettin Küçük’ün kamusal faaliyet yürüttüğünü ve ruhsatlandırma süreçlerine dair raporlar hazırlayan yetkin bir isim olduğunu hatırlatan Taşçı, Küçük’ün tanık olarak dinlenmesinin davanın seyri açısından elzem olduğunu belirtti. Avukat Banu Çukadar da mevcut bilirkişi heyetinin tarafsızlığına gölge düştüğünü vurgulayarak, taleplerin reddedilmesi durumunda "adil yargılanma hakkının" ihlal edilmiş olacağını söyledi. Çukadar, mahkemenin yeni bir bilirkişi heyetiyle yeniden keşif yapılması yönünde karar vermesini talep etti.
Duruşmaya ara verildi.
Cemalettin Küçük tanık olarak dinlendi: ‘Yıkılacak dedim, yıkıldı’
Duruşmanın ilerleyen saatlerinde mahkeme heyeti, Yıldız ailesi vekillerinin talebi doğrultusunda TMMOB üyesi Cemalettin Küçük’ün tanık olarak dinlenmesine karar verirken, Deniz Yavuzyılmaz’ın dinlenmesi talebini reddetti.
Tanık kürsüsüne çıkan Cemalettin Küçük, maden sahasındaki teknik sorunları ve hazırladığı raporları detaylandırdı. Avukat Ümit Altaş’ın, "Sahanın çökeceğinin felaketten sadece iki gün önce fark edildiğine dair savunmalar var; siz raporlarınızda bu riski daha önceden tespit etmiş miydiniz?" sorusuna Küçük net bir yanıt verdi: "Sahada çalışma yaparken bu tespitler çok daha öncesinden vardı. Hatta o dönem Çevre İl Müdürlüğü ile bu konuda ciddi tartışmalar yaşadık. Liç yığını yıkılacak dedim ve yıkıldı."
Bu tür tesislerin faaliyete başlamadan önce çok yönlü çalışmalara konu olması gerektiğini belirten Küçük, maden sahasındaki hareketlenmelerin ağır metallerin çözülmesine neden olduğunu ve sürecin uzun vadeli bir yıkıma dönüştüğünü vurguladı.
Sanık avukatlarından "altın karşıtlığı" sorgusu
Sanık avukatları, Küçük’ün teknik tespitlerinden ziyade ideolojik duruşunu hedef alan sorular yöneltti. Küçük’ün "altın madenciliğine karşı olup olmadığını" sorgulayan avukatlar, bu yolla tanıklığı geçersiz kılmaya çalıştı.
Duruşmada gerginlik: Aileler tepki gösterdi
Sanık müdafilerinin tanık beyanlarına karşı yaptıkları savunmalar sırasında, faciada yakınlarını kaybeden Yıldız ailesi tepki gösterdi. Mahkeme salonundaki gerginliğin artması üzerine hakim duruşmaya ara verdi. Aranın ardından duruşma, sanık müdafilerinin savunmalarıyla devam etti.
Savcıdan yeni bilirkişi talebi
Duruşmanın son bölümünde mütalaasını sunan savcı, bilirkişi raporuna dair şaibeleri dikkate alarak önemli bir talepte bulundu. Savcı; Avukat Ümit Altaş’ın dikkat çektiği Prof. Dr. Zafir Ekmekçi ve Prof. Dr. Okay Altun hakkındaki ticari ilişki iddialarının araştırılmasını istedi. Dosyadaki mevcut bilirkişilerin tamamının incelenmesini talep eden savcı, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması ve yeniden rapor hazırlanması yönünde görüş bildirdi.
Keşif talebine ret, Mütalaaya devam
Savcı, avukatların yerinde keşif yapılması yönündeki talebinin ise reddini istedi. Red gerekçesi olarak olay sonrası tüm delillerin toplandığını öne süren savcı, sanıkların cezalandırılmasına yönelik daha önce verdiği esas hakkındaki mütalaasını aynen tekrar etti.
Duruşma salonunda gerginlik: Salon boşaltıldı
Sanık müdafilerinin savunmaları esnasında mahkeme salonunda tansiyon yükseldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz ve CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ile Anagold avukatları Ramazan Arıtürk ve Murat Volkan Dülger arasında sert bir tartışma yaşandı.
Taraflar arasındaki sözlü atışmanın büyümesi ve salondaki gerginliğin kontrol altına alınamaması üzerine mahkeme heyeti duruşmaya ara vererek salonun boşaltılmasını kararlaştırdı.
Vekiller salona alınmadı
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanık avukatlarının talebi doğrultusunda siyasi parti temsilcilerini ve vekilleri salona almadı. İçeriye sadece basın mensupları, Uğur Yıldız’ın ailesi ve sınırlı sayıda izleyicinin girmesine izin verildi.
Aileden karara alkışlı protesto
Milletvekillerinin içeri alınmamasına tepki gösteren Yıldız ailesi ve yakınları, mahkemenin bu kararını alkışlarla protesto ederek salonu terk etti. Duruşma, ailelerin ve vekillerin yokluğunda sanık müdafilerinin savunmalarıyla devam etti.
Ara karar için mahkemeye ara verildi.
İliç Maden davasında keşif talebine ret: Duruşma 7 Temmuz’a ertelendi
Duruşmada taraf avukatları, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve kusur durumunun netleşmesi için yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etti. Kararını açıklayan mahkeme heyeti olay yerinde yeniden keşif yapılması yönündeki talebi reddetti. Heyetin incelenmesini ve yeni bilirkişi heyetini kabul etti.
Öte yandan, davanın sanıklarından Selçuk Çiftlik hakkında da ara karar açıklandı. Çiftlik’in, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi. Dava, eksik dosyaların tamamlanması ve yeni bilirkişi raporunun beklenmesi amacıyla 7 Temmuz tarihine ertelendi.
Duruşma öncesi açıklama
Fotoğraf: Evrensel
Duruşma öncesi adliye önünde yapılan açıklamaya Yıldız ailesi vekili vekillerinin yanı sıra CHP vekilleri Deniz Yavuzyılmaz, Orhan Sarıbal, Mustafa Sarıgül Emep Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün ve çok sayıda yurttaş katıldı. Burada yapılan konuşmalarda adalet talebi yinelendi.
'Asıl sorumlular yargılanana kadar mücadele edeceğiz'
Sedat Başkavak konuşmasında şunları kaydetti: "Başından bu yana bu davayı takip ediyoruz her iş cinayetinde, her yıkım sonrasında aynı şeyler oluyor. Birilerine biraz ceza veriliyor ve suçlular cezasını buldu deniliyor. Biz asıl sorumlular ceza alsın diyoruz. Milyonlarca ton zehirli maden atağına ÇED raporu verenlerin hiç mi suçu yok? 34 milyon ton yağın liç alanının kapasitesini önce 73 milyon tona sonra 85 milyon tona çıkarılmasına onay verenlerin, Çevre Şehircilik Bakanlığının hiç mi suçu yok? Yığın liç tesislerinin denetleme, izleme, izin süreçlerinde sorumlu Çevre Şehircilik Bakanlığı, il çevre müdürlüğü ve sıralı bürokratların hiç mi suçu yok? TTB ve TMMOB'un Erzincan idare mahkemesinde yığın alanında kayma olacağı tespitlerinin yok sayan bakanlık, diğer ilgili müdürlükler, idare mahkemelerin sorumluluğu yok mudur bu işte? Bunlar yetmedi şimdi de maden şirketi ile bağlantılı, müşteri ilişkisi olan bir kişinin hazırladığı bilirkişi raporuyla mahkeme karar verecek. Maden şirketi ile ilişkili bilirkişi raporu kabul edilemez. Bu rapor rafa kaldırılmalıdır. Bağımsız uzmanlar tarafından yeni bir raporu hazırlanmalıdır. Göstermelik 1-2 kişiye ceza vermekle bu dava sonuçlanamaz."
İşçiler ölürken şirketlerin servetine servet kattığını vurgulayan Başkavak, "Zonguldak'ta da böyle oldu. Kaçak madende öldürülüp sonrad yakılan işçinin davası kasten öldürmeden, yanlışlıkla öldürmeye düşünülerek 5-6 yıl cezayla bitirildi. Kocaeli dilovası'nda da böyle oluyor. 3'ü çocuk 7 işçinin yanarak öldüğü kaçak parfümeri deposu yangınında da böyle oldu. Patronun avukatı "işçiler çantalarını almaya çalıştığı için öldüler" diyerek ölümlerinde yine işçileri sorumlu tutmaya çalışıyorlar.
Bu bu davada asıl sorumlular gözden kaçırılmasın diye, asıl sorumlular yargılanmadan kaçırılmasın diye buradayız. ÇED raporundan linç alanındaki kuralsızlıklara kadar izin verenler yargılansın diye buradayız. Ülke tarımını çökertip, köylüyü bu madenlerde kuralsız, ölümüne çalıştıranlardan hesap sorulması için buradayız. Emek ve demokrasi güçleri olarak, Emek Partisi olarak birlikte mücadele ederek asıl sorumlular yargılanana kadar mücadele edeceğiz."
Aile, avukatlar ve vekiller salondan ayrıldı, adliye önünde açıklama yapıldı
Duruşma salonunun boşaltılması ve Yıldız ailesinin mahkeme heyetini protesto ederek dışarı çıkmasının ardından, Erzincan Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Aile avukatları, milletvekilleri ve faciada hayatını kaybedenlerin yakınları yargılama sürecinde yaşanan hukuksuzluklara tepki gösterdi.
Avukat Ümit Altaş: Halkın yararına mücadele olmasa bu dava ne olacaktı?
Yıldız ailesi vekili Avukat Ümit Altaş, davanın hızla kapatılmak istendiğini belirterek gazeteciliğin önemine dikkat çekti: “Aile acısını henüz yaşamamışken adalet arayışına girdi. Eğer gazetecilik olmasaydı, halkın yararına mücadele edenler olmasaydı ne olacaktı bu dava? Türkiye müdürü hâlâ mahkeme önüne çıkarılmadı. Elimde tuttuğum bu gazete (Evrensel), savcılık mütalaasında esas alınan bilirkişinin doğrudan Anagold’un müşterisi olduğunu tespit etti. Bu memlekette ‘Ben bu şirketle iş yaptım, tarafsız olamam’ diyecek onurlu, başı dik kimse kalmadı mı? Biz insan için buradayız.”
Avukat Akçay Taşçı: Kamusal gazeteciliğin yargıya etkisini gördük
Avukat Akçay Taşçı, salonun boşaltılmasını “aleniyet ilkesinin ihlali” olarak nitelendirdi: “Dün itibarıyla Türkiye’de kamusal ve işçi lehine gazeteciliğin güzel örneklerinden birinin yargılamaya ne kadar etki edebileceğini gördük. Ancak duruşma salonunu terk etmek zorunda kaldık. Mahkeme heyeti, milletvekillerinin katkı sunmak için söylediği bir cümleyi tartışmaya çevirip tarafını vekilleri dışarı çıkarmaktan yana seçti. Bu engel varken sanki her şey yolundaymış gibi devam etmemiz mümkün değildi.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz: Bu hileli işlemlerin ruhu devam ediyor
Deniz Yavuzyılmaz, benzer bir durumun Meclis Araştırma Komisyonu’nda da yaşandığını hatırlattı: “Bilirkişi ile şirket arasındaki bu ilişki ilk değil. Meclis Komisyonu raporu yazılırken de bir öğretim görevlisinin şirkete danışmanlık yaptığını tespit edip ekipten çıkarttırmıştık. Aynı hileli ruh burada da mahkeme kararını etkileyecek noktaya kadar getirilmiştir.”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal: Avukat hakim yetkilerini aldı
Orhan Sarıbal, mahkemenin tutumunu eleştirerek, “Anagold firmasının avukatı adeta hakimin yetkilerini alarak salona ayar vermeye çalıştı ve ne yazık ki hakim onun dediklerini yaptı. İnsanı para karşılığında satılık metaya dönüştüren bu zihniyete karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak: Kimsenin görmediği sahada karar verilemez
Sedat Başkavak, yerinde keşif talebinin önemine vurgu yaptı: “Mahkeme başkanı, hakimler, savcılar; kimsenin görmediği bir maden sahasına ilişkin karar alınacak. Eğer yerinde keşif kararı çıkmazsa, bu davanın hızla sonuçlandırılmak istendiği tescillenmiş olur. Mücadelemiz başka Uğurlar ölmesin, memleket evlatları ölüme gönderilmesin diyedir.”
Ali Ekber Yıldız: Siz adaleti sağlamadığınız için mücadele ediyoruz
Faciada hayatını kaybeden Uğur Yıldız’ın babası Ali Ekber Yıldız, mahkeme başkanına salonda tepki gösterdiğini anlattı: “Hakim vekillere ‘Sizin işiniz Meclis’te’ diyor. Ben de dedim ki; senin görevin burada hukuku sağlamak, senin Meclis’te AK Parti ile fotoğraf çekmen nasıl oluyor? Siz adaleti sağlasanız biz kapı kapı gezmeyiz. Adaleti sağlamadığınız için mücadele ediyoruz ve bu dava nereye kadar giderse gitsin devam edeceğiz.”
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et